Блог http://webekm.com/ и още нещо.

Kanser ve Ozon

Dr. Murat Baş (ac@tchayat.org) tarafından yazıldı. Aktif .

Vücut sıvılarının oksijen içinde yüzdürülmesi kanser tedavisinde oldukça önemlidir.

Vücut sıvılarının oksijen içinde yüzdürülmesi kanser tedavisinde oldukça önemlidir. Bunun delili olarak Kanadada yayınlanmış bir bilimsel çalışmayı gösterebiliriz;
1929 ve 1944 de iki kez Nobel ödülü alan bilim adamı Dr. Otto Warburg(Hitler tarafından tutuklanmıştır) un Nobel ödülü almasının nedeni biz kanserin asıl sebebini gösteren bilimsel çalışmasıydı. Dr. Otto Warburg, kendisine Nobel ödülü kazandıran bilimsel çalışmasından elde ettiği sonuçları açıkladığında kanserin temel nedeni olarak oksijensiz yaşamı göstermişti. Dr.Warburg'a göre vücuttaki 'onkojen'ler stres, kirlilik, radyasyon yanında oksijensizlik gibi faktörlerle de uyarılarak kanseri başlatabiliyor. Hücresel oksijen yetersizliği, kansere yol açtığı düşünülen önemli bir faktör. Dr. Warburg o zaman şöyle yazmıştı: 'Kanserin tek ve nihai temel nedeni oksijensiz yaşamdır, yani 'anaerobiosis'tir. Normal hücreler oksijene gereksinme duyarlar, oysa kanser hücreleri oksijensiz yaşayabilir.'

Dr. Warburg, herhangi bir embriyondan alınan normal hücreleri laboratuar tüpünde oksijensiz büyümeye zorlandığında kanser hücrelerinin özelliklerini aldıklarını gösterdi. Warburg, 'Bu, normal hücrelerin, sadece tek bir değişkeni değiştirmekle, kanserli hücrelere dönüşebileceği anlamına geliyor'demişti. Dr. Warburg'un teorisine göre, hücreler oksijenden mahrum bırakılınca, en 'ilkel'dönemlerine geri dönebiliyor ve enerjilerini, normal bitki ve hayvanların yaptığı gibi oksijenden değil, bunun yerine şekerin fermantasyonundan alarak, glikoz reaksiyonlarına girebiliyordu. Kanser hücrelerinin çok hızlı üremeleri, çok yüksek miktarda glikoz kullanımını gerektiriyor ve glikozu laktik aside dönüştürüyor. Bedenin asitlilik derecesi yükseldikçe, hücrelerin oksijen kullanmaları daha da zorlaşıyor. Bilindiği gibi kanserli hücreler, sağlıklı insan hücrelerine oranla tam 10 kez daha fazla laktik asit içerebiliyor. Yine aynı oksijen yetersizliği teorisine göre kanser hücreleri, oksijen açısından zengin bir ortamda varlıklarını sürdüremediğinden, yeterli oksijen sağlanırsa, bu cinnet halindeki glikoz fermantasyonunun durduğu, tümör dokusunun beslenmesinin bozulduğu ve tümör hücrelerinin öldüğü tespit edilmiştir.

saglik1Oksijen eksikliğinin kanserin yayılmasını da kolaylaştırdığı tespit edilmiştir. ısveçli bilim adamları, oksijen eksikliğinin, kanserli hücrelerin primer (ana -kaynak) tümörden ayrılıp başka yerlere yerleşmesine neden olduğunu tespit ettiler. Kanda, hücrelerde ve dokularda oksijen eksikliğine bağlı gelişen fonksiyon bozukluğu olarak bilinen hipoksi durumunda, CXCR4 geninin aktif hale geldiğini saptadılar. Bu genin aktif hale gelmesinin, kanserli hücrelerin başka organları gitmesini kolaylaştırdığını belirleyen bilim adamları, hücrelerin primer tümördeki oksijen eksikliğinden kaçtığını kaydetmişlerdir.

Aslında ozon tedavisi fikir basit bir mantıktan ortaya çıkmıştır. Çünkü insan hücreleri virus,bakteri,mantar, parazit,soğuk,sıcak,radyasyon,travma gibi fizik etkenler, HIV veya kanser hücresi gibi nedenlerle oksijensiz kaldığında hastalık oluşur. Oksijensiz kalan hücreler primitif formlarına dönüş yaparlar ki, bu şekilleri anaerobik(oksijensiz yaşayabilme özelliğinde)dir. Bunun anlamı, mikrop hücreleri ile kanser hücrelerinin yüksek oksijen konsantrasyonunda canlılıklarını koruyamadıklarıdır. Öyleyse, bu anaerobik mikrobik ve kanserli hücreler, uzun süre bol ve aktif oksijenli bir ortama maruz bırakılırsa ne olur?. YOK OLURLAR. Tüm vücut sıvıları,beyin, kemik iliği ve her hücre, yavaşça ve yüksek dozda birkaç aylık periyot ile oksijene doyarsa(oksijen ile doyurulursa), mikrobik hastalıklar ortadan kalkar ve kanser hücreleri ölür.

Bütün 03 ve oksijen türevleri(medikal ozon dahil) oksijenden elde edilirler. Single oksijen atomu olmaları nedeniyle, güçlü oksidan özellikleriyle ürünleri yakarak enerji oluşumuna ve mikroplarla, kanser hücrelerinin ölümüme(yanmalarına) neden olurlar. Çümkü ne mikrobik ajanlar ne de kanser hücreleri oksijene karşı kendilerini koruyamamaktadırlar, zira daha düşük seviyedeki bir yaşam formu(primitif-ilkel) na sahiptirler. Normal vücut hücreleri oksijenin okside edici etkisine karşı, doğal olarak geliştirdikleri koruyucu antioksidan örtü ile kendilerini koruyabilirler. Ozon oksijenin özel bir formudur. ıki oksijen atomu içeren normal oksijenin aksine ozon 3 oksijen atomu içerir. Yüksek oksidasyon etkili, keskin kokulu, stabil olmayan bir gazdır. Ozonun uygulanış biçimlerinden biri ve en etkilisi hastanın kendi kanının kullanılmasıdır. Geri dönüşümsüz vakumlu bir şişeyle hastanın kanı çekilir, ozon kana katılır ve derhal kan tekrar vücuda verilir. Bu yöntem acısızdır ve yaklaşık 15 dakika sürer. Bu yöntemle immun sistemi güçlendiren ozon, dokuları oksijene boğar ve tümör hücresinin yaşabileceği ortamı yok eder. Kan sirkülasyonunu artırarak ve dokuların iyi oksijenlenmesini sağlayarak, günümüzde kanser tedavisinde kullanılan radyoterapi ve kemoterapinin tedavi edici etkinliğini artırır, yan etkilerini azaltır. Toksik etkisi olmayan ozon genellikle hücrelerin oksijen uyumunu geliştirir ve oksijenasyon dengesini sağlayarak, tümörün oluşturduğu doku tahribatının tamirini ve dolayısıyla iyileşmesini hızlandırır.

Vücudumuzun yaklaşık yüzde 70 i sudur. Birçok Avrupa ve Amerika şehirlerinde, sular bakteri ve virus gibi tüm mikrobik ajanları doğrudan öldüren ozon ile dezenfekte edilirler. Batı Avrupa da, 40 ın üzerinde Belediye de ozon dezenfeksiyon birimleri mevcuttur ve her yıl yeniden düzenlenirler. Sadece Fransa da 700 den fazla su ürün çeşidi ozonlanmaktadır. ısviçrede 80 in üzerinde su ürün çeşidinde bulaşmayı engellemek için ozon ve okside edici ürünler kullanılmaktadır. 1990 yılındanitibaren Amerikada da en az 40 ürün çeşidi ozonlanmaktadır. Vücudumuzun üçte ikisinin su olmasından dolayı ozona daha hassas olmamız gerekirken, içimizdeki suyun dezenfekte edilmesinde niçin aynı koruyucu önlemi (yani ozon tedavisini) kullanmıyoruz? Zira ozon vücut sıvısı içine basit ve kolayca nüfuz eder ve vücut sıvımız hem sterilize eder, ham de bozulmaktan(hastalıklara maruz kalmaktan) korur, tıpkı içtiğimiz su gibi. 100 yıldan daha uzun bir süredir ozon vücudumuz korumak amacıyla bilen doktorlarca kullanılmaktadır. Ozon “natural(Doğal) dir. Bunun anlamı yüksek derecede etkili ve hiç yan etkisinin olmamasıdır. Oksijenin natural formları heran maruz kaldığımız, onlarsız yapamadığımız hava ve sudur. Ozon bu özelliğiyle hem toksinlerden hemde mikroplardan temizleyicidir.

saglik2

Maalesef ego ve açgözlülüğümüzün ekolojik çevreyi tahrip etmesiyle, yağmur-yeşillik ve okyanustan oksijen almamızda kesintiye neden olmuştur. Eski atmosferin daha yoğun bir oksijene sahip olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Ama vücudumuzun yarısından fazlası oksijenden yapıldığı halde, şimdi hepimiz oksijen eksikliği çekmekteyiz. ışte bu nedenle oksijen eksikliği çeken vücudumuz daha uzun bir süre yaşamaktan mahrum kalacaktır. Oksijen eksikliği ve toksinler hastalık nedenidirler.


Ozon tedavisi bize yaşamın geri verilmesidir.

Bookmaker bet365 The best odds.

Full premium BIG Theme for CMS