Блог http://webekm.com/ и още нещо.

ŞİRİN KÖY GÖLYAZI

Didar Yaman tarafından yazıldı. Aktif .

IMG 9962

Adından da anlaşıldığı gibi yazısını gölden almış bu köy.

Bir efsaneye göre ; Apolyont’un en eski sahibi olan Apollonia kralının çok güzel bir kızı varmış. Günün birinde, komşu krallık Melde’nin prensi güzel kıza âşık olmuş ve evlenmek istemiş. Ancak prensesin bu izdivaca gönlü olmadığı için kendisine sunulan bu teklifi kabul etmemiş. Kral, Apolyont Gölün kıyısındaki bir tepe üzerine saray yaptırarak orada saklamış güzel kızını. Buna çok sinirlenen Melde Kralı, Mustafakemalpaşa Nehri’nin yatağını değiştirterek, Apollonia’nın sular altında kalmasına yol açmış. Nihayetin de bir aşk hikâyesi sonucu oluştuğuna inanılıyor Gölyazı’nın…

 MG 0093

 

Cüzi bir rakam karşılığında burada konaklayabiliyor doğaseverler. Nerden başlasam burayı keşfetmeye bir türlü karar veremedim. Ayrı bir havası olduğu kesin. Sanki her yerini, her köşesini ilk siz keşfedecekmişsiniz gibi bir his veriyor. Sanki sizden başka kimse bilmiyor bu huzur dolu yeri. Arşınladım tek tek o sevdiğim eski evlerin bulunduğu dar sokakları evlerin önünde renkli renkli tenekeler, içlerine güzel mi güzel çiçekler ekilmiş hepsinin. Sanki eskiden oturduğum bir semte, eski mahalleme gelmiş gibi hissettim kendimi. Herkes tanıdık, herkes gülümsüyor, herkes mi mutlu bu köyde diye düşünmüyor değilim. Teyzeler var boncuk boncuk gözleriyle gözgöze geldiğimiz sanki dünyayı gezmiş dolaşmış birinin bilgeliğinde ve aynı zamanda bir çocuk saflığında, kimisi daha utangaç başı önünde, gözleriyle gülümsüyor. Evlerinin önünde kınalı elleriyle ağ örüyorlar sabah erkenden de eşleriyle birlikte balığa çıkıyor bu köyün sıcakkanlı kadınları. Saat 11.30 da balık mezatı oluyor.

IMG 9968

Göl organik madde bakımdan zengin olduğu için sazanı, turnası, kereviti başta olmak üzere 21 tür irili ufaklı balık yetiştiriliyor. Avlanan balıklar kimisi hala canlı hoplaya zıplaya mezatta açık arttırmayla alıcılarını bekliyorlar. Farklı bir atmosfer görülmeye değer. Hemen hemen bütün kasabanın temel geçim kaynağı balıkçılıktır.
Kerevit avcılığı malzemelerinin de üretim yeri aynı zamanda. Göl kenarında küçük balık lokantaları bulunuyor. Dileriz ki rızkınız bereketiniz bol olsun. Diğer önemli geçim kaynağı ise zeytincilik ve siyah incirdir. Kimbilir belki kasım ayında misafir olabilirseniz zeytin hasadının telaşına da tanık olabilirsiniz. Leylekler görüyorum yuva yapmış evlerin direklerine. Her yıl havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte yuvaya önce erkek leylek gelir. Yuvayı tamir etmeye başlar. Yaklaşık bir hafta sonra ise dişi leylek gelirmiş yuvaya hayran kaldım doğrusu. Sevimli kuşlarla daha bir ahenkli göçmen kuşlar için doğal bir kuş cenneti burası. Laf atanlar, hoş geldin hanım kızım diye seslenenler, gözlerinin içi gülüyor buradaki insanların, evlerine buyur ediyorlar. Gerçekten de burada yaşayıp mutlu olmamak mümkün değil.

IMG 9962

Misafirperver bu güzel kasabanın güzel halkına buradan tekrar teşekkürlerimizi sunuyoruz. Evlere şöyle bir göz gezdiriyorum. 200 yıllık Rum evleri yeni betonarme binalarla iç içe konumda. Hemen hemen her evin kapısında Türk bayrağı ve Atatürk posterleri görüyoruz duygulanıyoruz. Mübadele döneminde Selanikli Türkler gelip yerleşmişler köye caddeye Ulu Önderimiz Atatürk’ün adını vermişler geçerken de onurlanıyoruz. Cumhuriyet döneminin öncesinde halkın çoğunluğu Rum olduğu için dolaşırken Roma ve Bizans döneminden kalmış birçok sur, kale kalıntısıyla karşılaşabiliyorsunuz.

IMG 9833

Antik kentin bazı kalıntıları yüzeyde görülmekle birlikte buluntuların önemli bir kısmı da Bursa Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor
Bunlar ;

Tiyatro
Güneybatı yamaçtaki tiyatroda, doğal eğim kullanılarak oluşturulan cavea,(antik tiyatroda izleyicinin oturduğu bölüm) adaya doğru konumlanmıştır. Caveanın yüzeyde kalan kısımları tamamen tahribata uğramıştır. Orkestra ve sahne binasına ait kalıntılara henüz ulaşılamamıştır.
Stadion
Zambaktepe’nin kuzey doğusunda doğu batı doğrultusunda uzanan Stadion, günümüzde de beldenin futbol sahası olarak kullanılmaktadır. Kalıntılar yok denecek kadar azdır.
Hagia Georgios Kilisesi
19. yüzyılda yörede yaşayan Rumlar tarafından yapımına başlanan ancak bitirilemeden, mübadele nedeniyle inşaatı yarım kalan kilisenin, daha sonraki yıllarda yıldırım düşmesi sonucu geçirdiği yangında çatısı da yanmıştır.
Dış Kale (Taş Kapı)
Bizans döneminde kentin bulunduğu yarımadanın en dar kısmında savunmayı kolaylaştırmak amacıyla inşa edildiği düşünülen günümüzde 10×16 m. boyutlarında bir kule kalıntısı olarak görülebilmektedir.
Antik Yol ve Nekropol
Kente gelen antik yol Deliktaş mevkisi denilen nekropol alanından itibaren izlenebilmektedir. Çevresinde mezar yapıları ve lahitler yer almaktadır. Antik yol hakkındaki ilginç bir detay, tekerlek izlerinin arasına gelecek şekilde yerleştirilmiş kare biçimli oyuklardır.
Apollon Tapınağı
Antik kentin 500 m. kadar kuzeyinde yer alan Kız Adasının üzerinde, kente ismini veren Apollon Tapınağı’nın bulunduğu düşünülmektedir. Halen Temenos duvarının kalıntıları görülebilen tapınakta, üst yapıya ait mimari blokların çoğunun yerinde olmadığı görülmektedir.
Hamam
Tarihi hamam dikdörtgen planda, iki küçük kubbeli sıcaklık ve soğukluk bölümlerinden oluşmaktadır. Kubbelerin dışında kalan mekanlar ise, kirpi saçaklı kırma çatı ile örtülmüştür. Duvarları moloztaş ile örülmüştür. Hamam yakın bir tarihte restore edilmiş olup, bir süre kafe olarak kullanılmıştır.
Tarihi Çınar (Ağlayan Çınar)
Gölyazı Köyü meydanında bulunan ve uluslararası anıt ağaç işaretini taşıyan çınar ağacıdır. Adeta kollarını açmış uzanmış hoş geldiniz buyrun der gibi bir izlenim yaratıyor. 740 küsür yaşında olduğu tahmin edilen tam bir abide olan çınarın haftanın bazı günleri gövdesinden kırmızıya yakın akan bir sıvı ağacın Ağlayan Çınar ismini almasına neden olmuş.

CIMG0462

Köy halkı bir efsaneyle bağdaştırıyor tarihi çınarın hikayesini. Günümüzde bulunduğu yer restaurant ve çay bahçesi olarak kullanılıyor. Biz de bu çınar ağacının gölgesinde hem soğuk bir şeyler yudumlayıp hem de hikayeyi dinledik. (Merak edenler için www.ağlayancinar. com) Her yeri her taşı buram buram tarih kokan kalıntılarıyla doğal yaşanılası bir köy burası. Sıra geldi kimisi boyalı bakımlı kimisi de eskimeye yüz tutmuş türlü türlü sandalların dizili olduğu sahile inmeye. Kasaba sakinlerine ait bu kayıkları 20 Türk lirası ücret karşılığında kiralayıp günbatımı ve göl gezintisi hayalinizi seyre dalıp gerçekleştirebiliyorsunuz.

IMG 1818

Yüzünüze vuran rüzgarın göl havasını içinize çekince Gölyazı’nın ruhuyla buluştunuz demektir. Gölün etrafında fotoğraf severlerin hep daha iyisini daha güzelini çekmek isteyip bir o yana bir bu yana yorulmadan koşuşturmaya can attığı, nitekim de doğallığını, güzelliğini, büyüsünü, fotoğrafların her karede farklı anlattığı, her mevsimde sizi farklı karşıladığı masalımsı köy burası. Gölyazı’ya gelmişken güneşi batırmadan gitmek olmaz. Dilerseniz günbatımının eşsiz renkleriyle bulutların son dansını Zambaktepe diye adlandırdıkları mekandan izleyebilirsiniz. Ayrılık vakti gelmişti artık. Bu küçücük ama dolu dolu yaşayan köyü adım adım gezip gördüğümüz için çok mutlu oluyoruz. Başka gezilerde tekrar kaybolmak dileğiyle.

Seyahatle Kalın...

PLG_CONTENT_AUTHORLIST_TITLE_ABOUT_AUTHOR

Didar Yaman

Bookmaker bet365 The best odds.

Full premium BIG Theme for CMS