İstanbul’un ağır yükü

Tayfur Coşkunüzer tarafından yazıldı. Aktif .

istanbul

Bir şehir düşünün tüm ülke buraya muhtaç ve bir şehir düşünün burada yaşayanlar

 suskun ve çaresiz. Bu kentten vazgeçmemenin omuzlarına yüklediği ağırlıkla, içlerinde kaçıp gitme arzusu taşıyan milyonlarca insan. Bir ülke düşünün orada kurulan tüm hayaller bu görkemli şehrin silüetinde saklı ve tüm ülkenin kaynakları buraya seferber ediliyor. Her zaman tüm yatırımları, yenilikleri başlatmak için ilk akla gelen İstanbul’dan söz ediyorum. Bu ülkede yaşayanlara sübliminal yapılarak, bu şehir her şeyi hak ediyor diyerek Anadolu kırsallaştırılıyor ve ıssızlaştırılıyor. Kentlerimizi küçülterek yaşam kalitesini artırmak yerine, nicelik yarışına girerek İstanbul gibi büyük şehirlerimizin estetikten yoksun, niteliksiz hale dönüşmelerine sebep ve seyirci oluyoruz.

Bu şehirde dünyanın en büyüklerini inşa etmek için yapılanlar benzerleriyle örtüşmüyor bile. Dünyanın en büyük havaalanı İstanbul için sadece kısa vadede rant ve fayda getirecektir. Zaten yoğun bir şehir olan ve kendi kargaşasında boğulan İstanbul’a bir de bu misyonu yüklemek sizce ne kadar doğru bir yaklaşımdır? Oysa dünyanın en büyük havaalanı Atlanta’ dadır. Atlanta’nın nüfusu ise sadece 500 bin civarındadır. Bu havaalanı da bir aktarma merkezi olarak hizmet vermektedir.

Delta havayollarının merkezinin de burada olduğunu söylemek gerekli ki, bizim mantığımıza göre bu havaalanı çok büyük bir şehirde olmalıydı. Neden böyle bir seçim yapılmadığını hiç düşündük mü? Yine finans merkezinin de İstanbul’a yapılması ne şehrin kalitesini arttıracaktır, ne de daha fazla paranın buraya akmasını sağlayacaktır.

Avrupa’nın büyük finans merkezlerinden Frankfurt’un nüfusu 700 bin, Cenevre’nin nüfusu da 200 bindir. Şimdi başa dönecek olursak, kaliteli yaşam merkezi yeni şehirlerimizi inşa etmek için iktisadi ve siyasi olarak mevcut hükümetten daha güçlü bir irade olur mu bilmiyorum ama bu alanda ülkenin ufkunu açacak bir şeyler mutlaka yapılmalı. Dünyada yeniden inşa edilen ve nüfusundan ziyade özgün eserleriyle kendisinden söz ettiren birçok şehir var. Yeni yaşam alanları ihdas etmek adına düşünürsek ilk aklıma gelen, Nevşehir ile Eskişehir arasının yaklaşık 500 km. olması ve bu arada sadece Haymana Kasabası’nın bulunmasıdır.

Bu bile başlı başına düşünülmesi gereken elzem bir durumdur. Örnek olarak ele alınması için söylüyorum; bu havaalanı aktarma merkezi olarak kullanılmayacaksa İstanbul için daha yoğun ve trafiği bol günler gelecektir, yok eğer aktarma merkezi olarak kullanılacaksa bulunduğu konumun hiç bir önemi olmayacaktır. Bu yaklaşım kısa vadede fayda sağlamayacak gibi görünse dahi, göç dalgası yön değiştirecektir ve yeni bir ışık, yeni bir amaç olarak ülkeye, Anadolu insanına vizyon kazandıracaktır.

Maalesef, Anadolu’daki yatırımların çoğunluğu İstanbul eksenlidir. Otoyollar, hızlı trenler ve bilumum diğerleri odağında sadece İstanbul’u taşımaktadır. Uzun yıllardır yeniliklerle kucaklaşmayı bekleyen bunca keşfedilmemiş Anadolu kırsalı ve buralarda yaşayan, potansiyelini yansıtamamış genç nüfusumuza rağmen… Hem güzelim İstanbul’a yazık edilmektedir. Hem de kadim Anadolu’ya…

PLG_CONTENT_AUTHORLIST_TITLE_ABOUT_AUTHOR

Tayfur Coşkunüzer

Tayfur Coşkunüzer