BİR DÜNYA DÜŞÜNÜYORUM...

Ekrem Kutlu tarafından yazıldı. Aktif .

3

Bir dünya, bir memleket, bir kent ve bir sokak düşlüyorum. Sokak kültürdür, sokak hayattır, sokak içimizdeki kimliğin dışa vuruşudur.

Sokağımızı renklendirelim, sokağımızı neşelendirelim, sokağımızı süsleyelim. Kavga ve gürültü olmasın sokağımızda hatta egsoz gürültüsü bile olmasın. Sadece müzik, kuş sesleri, çocuk kahkahaları. Yüksek binalarda oturmayalım herkesin bahçeli bir evi cumbalı pencereleri olsun asfalt değil arnavut kaldırımlarımız olsun yağmur yağdığında kimyasal değil toprak kokusu çekelim içimize. Bir roman ailenin sokağımızda olmasını çok isterim çünkü onlar neşeli insanlardır, müzikleri ile neşe katarlar hepimize. Bir rum ailenin sokağımızda olmasını çok isterim çünkü onların el sanatlarına yatkınlığı sokağımıza bir farklılık katar. Bir kürt, bir laz, bir çerkez ailenin sokağımızda olmasını çok isterim. Bir alevi bir süryani ailenin sokağımızda olmasını çok isterim. Bir budist, bir hristiyan, bir musevi ailenin sokağımızda olmasını çok isterim.

1

Bu çeşitlilikler bize ne çok şey katar hayal bile edemeyiz. Yeterki birbirimizin varlığından korkmayalım çekinmeyelim. Hatta birbirimizin varlığı için yarışalım herkes bir diğerinin geleneği kültürü ve düşüncesinin garantisi olsun, etle tırnak gibi olalım. Mahallemizde bir cami olsun, bir kilise, bir sinegog, bir cemevi. Kimin neye ihtiyacı varsa aradığını bulsun mahallemizde. Sokağımız yemyeşil olsun ağaçlar çiçekler mis gibi ıhlamur koksun uzaktan buram buram. Güneşi daha çok görelim, yağmuru hissedelim, karın neşesini yaşayalım hep birlikte.

Birbirimizin panzehiri olalım düşüncelerimiz birbirimizi bölmesin, aksine birleştirsin. Ninelerimiz, dedelerimiz olsun etrafımızda bizlere feyz verecek akil insanlarımız. Çalışkan, gururlu, duyarlı anne ve babalarımızın kanatları altında hayatın acımasızlığına meydan okuyalım. Evet insanoğlu evrimleşip modernleştikçe bütün iyi ve saf duygularını kaybetti. Oysaki bütün bunları kaybetmeden yaşamı devam ettirmek mümkündü ve bence bugünden yarına olmasa bile hala mümkün. Bütün bunları mümkün kılacak olanda biziz. İşte sanat tamda burada devreye giriyor. Nasıl mı? Sanat ile haşır neşir olan kişiler ve toplumların tek bir düşüncesi vardır o da dünyayı daha yaşanılabilir bir hale getirmek. Kimisi müziği ile kimisi fırçası ile kimisi kalemi ile...

2

Burada ne silah vardır ne de vahşet. Burada ne çevre katli vardır ne de para kazanma hırsıyla her şeyi mübah görme duygusu. Bunları yazarken elbette herkesin sanatçı olması değil kastım sadece bu gözle dünyaya bakılması, bu gözle mesleklerin icra edilmesi ve bu gözle bir hayat felsefesi oluşturulması derdindeyim. Çocuklarımızı yetiştirirken onları birer yarış atı gibi sınavdan sınava koşturuyoruz.

Evet maalesef bu günümüz şartlarında ister istemez yapmak zorunda kaldığımız bir durum. Ama onları bütün bu hengamenin yanında sanata da yönlendirmeli, küçükken bu duyguyu kendilerine tabiri caizse aşılamalıyız. Böylece herbiri mesleklerini icra ederken sanatsal bir gözle işlerini icra edecekler bu da topluma, çevreye ve dünyaya olumlu bir şekilde yansıyacaktır.

Geçen yazımda da bahsettim ve her zaman oraya referans veririm, batının ilerleyişi çağdaş bir çizgiye gelişi, kısacası aydınlanması sanata yakınlaştıkları rönesans dönemiyle başlar. Bu çok önemli bir kriterdir bizim için. Batının bu dönemini çok iyi incelemeli ve kendimize buna uygun bir yol haritası çizmeliyiz. Kısacası bir dünya düşlüyorum merkezinde SANAT olan...

PLG_CONTENT_AUTHORLIST_TITLE_ABOUT_AUTHOR

Ekrem Kutlu