Safra taşı hastalığı

Dr. Yılmaz Özen tarafından yazıldı. Aktif .

saf1

Safra, olağan koşullarda bileşiminde bulunan çeşitli maddelerin belirli miktarlardaki karışımı sayesinde özel kıvamlı ve akışkanlığı olan bir sıvıdır..
Karaciğerden günde yaklaşık olarak 1 litre kadar miktarda salgılanan safra, bağırsaklardan gıdaların kolayca sindirilmesini sağlamak başta olmak üzere çeşitli fonksiyonlara sahiptir.
Safra karaciğerden salgılanmasının ardından, midenin devamı olan oniki parmak bağırsağına doğru akarken yolu üzerindeki safra kesesine uğrayarak burada birikir,suyu emilerek yoğunluğu daha da artar. Özelikle yağlı yiyecekler başta olmak üzere bazı gıdaların yenmesinin ardından safra kesesi kasılarak içerisindeki yoğunlaşmış safrayı oniki parmak bağırsağına doğru sevk eder. Mideden öğütülmüş olarak oniki parmak bağırsağına sevk edilen gıdalarla burada birleşen safra içeriğindeki özel maddeler sayesinde gıdaların kolayca sindirilmesi ve bağırsaklardan emilerek kan dolaşımına geçmesinde çok önemli rol oynar
 
Safra, olağan koşullarda bileşiminde bulunan çeşitli maddelerin belirli miktarlardaki karışımı sayesinde özel kıvamlı ve akışkanlığı olan bir sıvıdır..
 
Safra sıvısının içinde bulunan çeşitli maddelerin bazılarının miktarlarındaki değişiklikler,yani olağan miktarlarındaki herhangi bir artış ya da azalma,safranın akışkanlığında bozulmaya ve "tortu bırakıcı" hal almasına yol açar.
 
Hem bu tortular hem de uzun süre sadece damar yoluyla beslenen ya da uzun süreli açlık hallerinde safra çamuru denen safra çökeltileri de safra taşı oluşumunda rol oynarlar.
 
Safra taşı hastalığında bazı risk faktörleri vardır.Bunların başlıcaları, ileri yaş,kadın cinsiyet,çok doğum yapmış olmak ve fazla kilolu olmaktır.
 
Safra taşı oluşumu başladıktan sonra taşların sayısı ve büyüklüğü artarken genellikle herhangi bir yakınmaya yol açmazlar.Çoğu zaman bu taşlar,başka nedenlerle yapılan tetkikler esnasında (en sık ultrasonografi yapıldığında) tespit edilirler.Sessiz safra taşları olarak da adlandırılan bu taşlar,yıllar geçtikçe hem sayıca ve hem de büyüklük yönünden artış gösterirler ve bir dönemin ardından çeşitli yakınmalara sebep olarak varlıklarını hissettirmeye başlarlar.Safra kesesinin içindeki bu taşlar,yemeklerin ardından kesenin kasılarak safrayı boşaltması esnasında çıkışı engellemeye başlarlar.Bu zorlanma esnasında çeşitli şikayetler ortaya çıkar.Karın üst kısmında ve özellikle sağ kaburga altında şiddetli ağrı, şişkinlik, bulantı ve kusma en sık görülen belirtilerdir.Ağrı sağ omuza ve sırta yayılım gösterir. Başlangıçta seyrek olarak ortaya çıkan bu şikayetler giderek şiddetlenirken daha sıklıkla meydana gelmeye başlar.Artık acil servislere başvurular (vakitli-vakitsiz) olağan hale gelmiştir.Çoğu başvuru esnasında kısa süreli bir tedavi iyileşmeyi geçici olarak sağlar.
 
Hastalığın bu olağan seyri esnasında bir süre sonra olayın ciddiyetini arttıran bazı gelişmeler de başlayabilir.En sık olarak bu ataklar esnasında ortaya çıkan iltihaplanma halidir.Safra kesesi iltihaplanınca,olağan ataklarda meydana gelen şikayetlere ateş ve bazen titremeler de eklenir ve daha ağır bir durum yaşanır.

2

Bazen sadece safra kesesiyle sınırlı kalan bu iltihabi durum, bazı hastalarda,özellikle şeker hastalığı bulunan, yaşlı, beslenemeyen ve vücut direnci zayıf kişilerde daha ağır seyreder.Iltihaplı kese gangrenleşip delinebilir ve iltihaplı safra karın boşluğuna yayılır.Bu,son derecede ağır bir urumdur. Bazen delinme olmasada iltihap safra kesesinden safra kanallarına ve kan dolaşımına yayılarak yine çok tehlikeli bir duruma gelir.Bu durumda hastada diğer belirtilere ek olarak sarılık ve idrar renginin demli çay renginde olması görülür. Bu ilave durum, hem iltihabın tüm vücuda yayılması ve hem de safra kesesinden bir taşın ana safra kanalına düşmesi ve oniki parmak bağırsağıyla birleşme yerinde tıkanma meydana gelmiş olduğunu gösterir. Bu oldukça tehlikeli olan durum,bazen pankreas organını da etkiler.Günde 1,5-2 litre miktarında ve başka özellikleri olan bir sindirim salgısını yapan bu organ, safra kanalına benzeyen kanalı vasıtasıyla bu salgıyı oniki parmak bağırsağına sevk eder. Her iki kanal bağırsağa aynı noktadan açıldıkları için safra kanalını bu açılma noktasında tıkayan safra taşı pankreas salgısının da boşalmasını engeller. Işte bu durumda pankreasın da hasara uğramasıyla bir başka ve yine çok tehlikeli yeni bir durum olan pankreatit hastalığı mevcut tabloya ilave olur.
 
Safra taşı hastalığının seyri esnasında daha az sıklıkla ortaya çıkan bir durum, safra kesesinin içinde giderek büyüyen taşın safra kesesini delerek barsağa düşmesi ve ince barsağın daha dar olan son kısımlarında takılıp tıkanma meydana getirmesidir.Bu da acil ameliyat gerektiren bir durumdur.
 

Safra taşının büyürken ve özellikle 3 cm büyüklüğe doğru ilerlerken meydana getirebildiği çok tehlikeli bir başka durum ise safra kesesi kanseridir.



Hastalığın tanınmasında, yukarıda belirtilen yakınmalar dışında muayane ve yardımcı muayene yöntemlerinden yararlanılır.
 
Basit safra taşı hastalığının tedavisi ameliyatla safra kesesinin çıkarılmasıdır. Günümüzde oldukça yaygın olarak gerçekleştirilebilen bu ameliyat, tekniğine uygun donanımlı ve deneyimli merkezlerde yapıldığı taktirde hastalar ertesi gün sağlığına kavuşmuş ve yukarıda belirtilen çok tehlikeli gelişmelerden de tamamen korunmuş olarak günlük yaşantılarına dönerler. Hastalık, bu tedaviden kaçınıldığında ve karmaşık hale geldiğinde, yani sarılık vb. durumlar ortaya çıktığına ise ya da hastalığın herhangi bir aşamasında işler yolunda gitmediği durumlarda çok daha karmaşık ve detaylı tedavi seçenekleri zorunlu hale gelir. Böyle durumlarda, mutlaka bu alanda uzmanlaşmış ekip desteğinden yararlanılması gerekir.
 
Gönlünüzce ve sağlık dolu günler dileğiyle esen kalın.