REKLAMCILIK

Ekrem Kutlu tarafından yazıldı. Aktif .

reklam

Reklamın, pazar ekonomisinin ve serbest rekabet sisteminin bir yan ürünü olduğu düşünülürse, kimi bilim adamlarının yaklaşık 3000 yıl önce Mısır’da bir papirüs üstüne yazılan ve sahibinin, kaçan kölesine geri dönmesini bildiren duyurusunu ilk yazılı reklam saymalarını kabul etmek güçtür.

Bununla birlikte, günümüzdeki anlamıyla olmasa bile, bu duyuru kamuyu bilgilendirme amacına yönelmesi bakımından ilk ilan sayılabilir. Yine kaynaklardan öğrenildiğine göre, Eski Yunan’daki kasaba tellallarının esir, sığır vb satışın da sokaklarda dolaşarak, malları uyaklı duyuru şiirleriyle övmeleri, ilk sözlü reklama örnek gösterilebilir. Ticari reklamcılık ise, gerçek anlamda gazetelerin yaygınlaşması ile ortaya çıktı. Bir reklam tarihçisi olan F. Presbrey’e göre, ilk gazete reklamı, bir kitabın yayınlanmasıyla ilgili olarak 1625 de yapıldı. Günümüzde de kullanılan gazete reklamı ilkeleri Amerikan reklamcılığının kurucusu sayılan Benjamin Franklin tarafından, kendi yayımladığı gazetesinde 1730 ‘lu yıllarda geliştirildi. Bugünkü anlamda gazete reklamları,

19. yüzyıl ve 20. Yüzyılın başlarında ortaya çıktı. Reklamcılık 1920 yılı civarlarında radyonun,1950 yılı civarlarında da televizyonun yaygınlaşmasıyla canlanmıştır. Peki ya ülkemizdeki reklamcılık diyenleri duyar gibiyim. Türkiye de reklamcılık tarihinin en önemli isimlerinden Eli Acıman, 2004 de Mediacat’teki söyleşisinde şu anısını paylaşıyordu; “Ülkemizde reklamcılığı başlatan benim” diye bir iddiam yok.

Ancak, ilk ajansım Faal’in tescili için 1943 yılı sonlarında İstanbul Ticaret Odası’na gittiğimde, görevli memurun pek çok sorudan sonra yönelttiği “Mesleğiniz” sorusunu “Reklamcı” diyerek yanıtladığımda yüzünün aldığı ifadeyi hala unutamıyorum. “Bir bu eksikti” dercesine bakışı, beni küçümseyerek süzüşü ve meslek hanesine “KOMİSYONCU” yazışı...

Dün olmuş gibi gözlerimin önünde. Sektörümüz açısından bu olay, belki tarihi bir gösterge olabilir.” Evet sektörün şu an geldiği yeri düşünecek olursak ilginç bir başlangıç olmuş diyebiliriz. Biz biraz daha gerilere gidip Osmanlı’dan başlayan reklam serüvenimize bir göz atalım dedik. Türkiye’de reklamcılık Balkan Savaşı’ndan önce İstanbul’da David Samanon tarafından başlatılmıştır. O dönemde işletmelerden alınan reklamlar, bir altın lira karşılığı bir aya yakın süre ile devamlı yayınlanırdı. Reklamların ölçü kısıtlaması yoktu. Tabi ki bu bahsettiğimiz gazete reklamlarıdır. Zira gazete tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de reklamcılığın ilk mecralarından biridir.

Balkan Savaşı’ndan sonra, Kahire’deki ünlü Ajans Havas’ın yöneticiliğini yapan Emest Hoffer, İstanbul’a gelir ve David Samanon ile işbirliğine girer. Bu işbirliğine 1914 yılı l. Dünya Savaşı nedeniyle bir süre ara verilir, 1919’da Jak Hulli’nin katılmasıyla Ankara Caddesi Kahramanzade Hanı’nda Hoffer Samanon ve Hulli İlanat Acentesi adını alarak faaliyetine devam eder. Türkiye’nin ilk telefonlarından 94 ve 95 numaralarına sahip olan bu ajans, şirketin reklam sloganını da bu telefonlara bağlı olarak türetmişti.

Ajans reklam verenlere, “94 veya 95 no’ya telefon ediniz, reklamlarınız istediğiniz gazeteler de neşredilsin” şeklinde sesleniyordu. 1938’den sonra gazete satışlarının artması ve gazetenin iyice yerleşmesi, reklamcılığın canlanmasına yol açtı. 1940’lı yıllar Türk reklamcılığı için yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Bu gelişmede 2. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru ülke ekonomisinin, göreceli de olsa kendini toparlaması önemli rol oynadı.

Bu ortamı değerlendiren ileri görüşlü girişimcilerden biri de 1919’da İstanbul’da doğan, 1936’da Saint Joseph Lisesi’ni bitiren ve 1939’da Paris’e giderek gazetecilik okuyan Eli Acıman’dı. Acıman, Mario Began ve Şen Şapka ( bugünkü adıyla Vakko ) firmasının sahibi Vitali Hakko 500’er lira sermaye koyarak ortak oldular ve 1944 yılında Faal Reklam Acentesi’ni kurdular. Ancak ilerleyen dönemde Hakko, Şen Şapka’daki işlerinin yoğunluğunu gerekçe göstererek, Mario Began da Amerika’ya gideceği için ortaklıktan ayrıldılar. Eli Acıman 1946’da Vehbi Koç’la tanıştı ve Koç-Ankara, Koç- Fermeneciler, Koç-Beyoğlu, Koç-Lastik şubeleriyle faaliyette bulunan Koç Şirketinin reklam işlerini almayı başardı.

Böylece umduğundan da geniş bir iş olanağına kavuştu. Dönemin en büyük reklam verenlerinden Necip Akar’da (Gripin, Puro) Faal Acentesi’nin müşterileri arasına girdi. O günlerin en dikkat çekici ilanlarından biri Puro Sabunları için hazırlanan ilandı. Puro’nun, “Yüzünüz çamaşır değildir” sloganı uzun yıllar dillerde dolaştı. Günden güne gelişen firma, 1957’de Eli Acıman, Afif Erdemir ve grafiker Nesim Natan’ın 50’şer bin lira sermaye koyarak, eşit koşullarla ortak olduğu bir şirkete dönüştürüldü. Ajansın adı artık Faal Ajans’tı. Sloganı ise “Gayemiz, satışlarınızı artırmaktır!” Türkiye’ye reklamın gelmesi ve gelişmesinde şüphesiz reklam verenlerin payı çok büyüktür.

reklam2

Reklamın yararına inanmış ve bu alanda yatırım yapmış Merhum Necip Akar ( Gripinci Necip ) ve Merhum Vitali Hakko bunların başında gelmekteydi. Reklam Ajanslarıyla çalışarak ve onların yön verdikleri mecraları kullanarak dönemlerinin en önemli markaları oldular. Reklamın, iktisadi yaşamın vazgeçilmez bir parçası durumuna gelişi, çok partili yönetimle başlayan (1950) iktisatta liberal siyasetin etkilerinin yaygınlaşmasından sonra oldu. Yeni yönelinen tüketim ekonomisinin desteklediği gereksinim yaratma olgusu, reklamcılığın gelişmesini hızlandırdı.

Türkiye de ilk radyo reklamları 1951’de başladı. 1962 yılında çıkarılan bir kararnameyle devlet radyolarında şirketlerin hazırladığı reklamprogramlarının yayını için özel reklam kuşakları ayrıldı. 1969’da da radyo reklamlarında “cıngıl” adı verilen reklam müzikleri kullanılmaya başlandı. İlk televizyon reklamlarıysa 1972 de başladı. Günümüzde reklamcılık artık hemen hemen her alan değerlendirilerek icra ediliyor.

Gazete, radyo, televizyon, billboardlar vs. ile birlikte özellikle internetin de yaygınlaşmasıyla reklamlar artık hayatımızın bir parçası haline geldi. ‘Her reklam, markanın kimliğine yapılan uzun vadeli bir yatırımdır.’ der David Ogilvy. Bizde son söz olarak ‘reklamsız sadece ürün satarsınız ama reklamla marka satarsınız’ diyelim ve bitirelim.

PLG_CONTENT_AUTHORLIST_TITLE_ABOUT_AUTHOR

Ekrem Kutlu