Блог http://webekm.com/ и още нещо.

ARAP BAHARI...

Erdal Çatalkaya tarafından yazıldı. Aktif .

kursu

3 büyük din… Sayısız medeniyet… Kimine göre fetihler, kimine göre işgallerle dolu kanlı bir geçmiş… Katliamlar… Zulümler… Göğe doğru yükselen kafatasından kuleler… Daha çok kan ve gözyaşının topraklarını her defasında iştahla suladığı Ortadoğu… Bu toprakların ürkek bakışlı insanları, her bin yılda aynı filmleri izleyip durdu.

Tıpkı bugün olduğu gibi… Konumu, enerji kaynakları bakımından zenginliği ve dinler arası/ mezhepler arası savaşların merkezi olması Ortadoğu’yu hep aynı kan deryasında bir o yana bir bu yana sürükleyip durdu. Son birkaç yıldır uluslararası gündemi meşgul eden ‘Arap Baharı’ ya da kimilerine göre ‘Arap Uyanışı’nı, birkaç cümleye sığdırmaya çalıştığımız tarihi arka planı dikkate almadan çözmek yanlış olur.

Binlerce yıllık Ortadoğu tarihini tek bir fotoğraf karesine sığdırmaya çalıştığımızda, estiği yön kısa sürede değişen ‘Arap Baharı’nın geldiği nokta çok daha net şekilde anlaşılacaktır. Tunus’ta bir seyyar satıcının hayat pahalılığından ve adaletsizlikten bıkıp kendini yakmasıyla fitili ateşlenen Arap Baharı’nın kıyısını en çok dövdüğü ülkeler Tunus, Libya, Suriye ve Mısır oldu.

Tunus ve Libya’daki kanlı geçiş sürecinin sancılarını bugün hala görmek mümkün. Suriye ve Mısır ise konumları ve bölge dengelerindeki ağırlıkları nedeniyle farklı bir noktada. Lübnan’ı da bu keşmekeşin içinde apayrı bir yerde görmek gerekir. Ancak özellikle Suriye ve Mısır’da yaşananlara damgasını vuran ‘inançta yol ayrımı’ bölgeselden ziyade küresel bir etki yarattı.

kursu 1

 

Bu iki ülkedeki dini cepheleşmelerin bölge genelindeki yansımaları arasına Irak’ı da katabiliriz. Sadece Temmuz 2013’te binin üzerinde kişinin ölmesi, komşumuzun barış ve huzura ne kadar ‘ırak’ olduğunu özetlemeye yetiyor. Bugüne kadar medet umulan hiçbir dış müdahale huzur getirmemiştir. İçinde bulunduğumuz bölgede bunu kanıtlayacak sayısız örnek var. Irak’ta bugün yaşananlar küresel güç odaklarının bilek güreşinin sonucu olsa da arka planda Şii-Sünni çatışmasının kanlı bilançosudur olup bitenin yansıması…

Benzer çatışma Suriye’de de aylarca kan dökülmesine yol açtı. Mısır’da da Müslüman Kardeşler ve laik kesim arasındaki çekişmenin ne gibi sonuçlar doğurduğunu gördük. Son yapılan askeri darbeye yönelik tepkiler arasında Mısır’daki Hıristiyanların da önemli bir denge unsuru olduğunu net olarak gördük. ‘Küçük Ortadoğu’ diyebileceğimiz Lübnan’da da Şii-Sünni gerilimi halen huzuru tehdit ediyor. Lübnan dışı faktörlerin etkisi de ülkeyi yeni bir kaosa her an sürükleyebilir. Keza Suriye’deki kamplaşma burayı da kısa sürede etkisi altına aldı. Dini motiflerin ağır bastığı Ortadoğu ülkeleri, hoşgörü ve uzlaşı platformundan uzak kaldıkça patlamaya hazır bomba olmaya devam edecek.

Bazı güç odakları için ‘son kullanma tarihi geçen rejimlere tepki olarak ortaya çıkan Arap Baharı’nda rüzgârın ters yönde esmeye başlaması da yine aynı faktörle ilgili: son kullanma tarihinin geçmesi! İnançların uzlaşamamasından nemalanan iç ve dış güç odakları, adı geçen ülkelerin metabolizmalarını her defasında bozmaya devam edecek. Ateş gömleğinin hiç sırtından çıkarılmadığı bu bölgede yaşayanlar, inançta farklılığı zenginliğe dönüştürmek yerine çatışmanın kanlı cazibesine kapıldıkça kazanan her zaman zalim, kaybeden de her zaman mazlum olacaktır.

PLG_CONTENT_AUTHORLIST_TITLE_MORE_ARTICLES

Bookmaker bet365 The best odds.

Full premium BIG Theme for CMS