Блог http://webekm.com/ и още нещо.

Anonim Şirketleri

Ömer Kalın tarafından yazıldı. Aktif .

Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Vergi Kanunlarının Öngördüğü Hükümlerden Doğabilecek Sorumlulukları:
Anonim ve limited ortaklıklar, Kurumlar Vergisi hükümlerine göre, hem vergi yükümlüsü ve hem de vergi sorumlusudur. Söz gelimi; kurumlar, katma değer, damga, emlak, taşıt alım vergisi bakımından, vergi yükümlüsü ve hem de vergi sorumlusudur. Ortaklığın yönetim kurulu ve müdürleri ise, vergi yükümlüsü ve vergi sorumluluğu bakımından yasal temsilcilerdir

Vergi Usul Kanununa göre, tüzel kişilerin vergi yükümlülükleri temsilcileri tarafından yerine getirilir. Eğer, bu vergi yükümlülüğü yerine getirilmez ve vergi yükümlüsünün malvarlığından da alınamazsa, şirket adına imza atarak onu temsil etme yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi/üyelerinin şahsi malvarlığından alınır ( VUK.10 ).

Adı geçen kanunun 10.maddesi uyarınca kanuni temsilcinin anonim ve limited ortaklığın vergisel nitelikte borçlarından sorumlu olabilmelerinin iki ön şartı bulunmaktadır. Bir arada gerçekleşmesi gereken bu ön şartlar, vergi ve vergiye bağlı alacakların ortaklık bünyesinden kısmen ya da tamamen tahsil edilememesi ve kanuni temsilcinin ödevlerini yerine getirememesidir

Vergi zıyaı

Mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder. Maddede yazılı hallerde vergi zıyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında zıyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi zıyaı cezası kesilir. Vergi zıyaına 359 uncu madde yazılı kaçakçılık suçlarını oluşturan fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır.

Usulsüzlük suçu,

Vergi kanunlarının şekle ve usule müteallik hükümlerine riayet edilmemesi şeklinde tanımlanmıştır. Usulsüzlük fiilinin cezalandırılması önem sırasına göre 1.derece ve 2.derece diye ikiye ayrılmıştır. Bunlara ait cezalar her yıl gelir idaresi başkanlığının internet sitesinde yayınlanır. Usulsüzlük cezaları uygulanırken 1.ve 2. derecenin yanı sıra sermaye şirketlerine ayrı, bilanço esasına göre defter tutanlara ayrı ve diğerlerine ayrı ceza uygulaması öngörmüştür. Bu cezalardan en çok karşılaşılanları ise vergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemiş olması, bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerden herhangi birinin tutulmamış olması, defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık olması, bu kanunun kayıt nizamına ait hükümlerine (madde 215–219) uyulmamış olması vb.

Özel usulsüzlükler ve cezaları;

Bu bölümde anlatılan eylemler aslında bir şekilde usulsüzlük fiili içerisinde cezalandırılabilecekken kanun koyucu buradaki eylemlere daha fazla önem vermiş ve verilecek cezaları ağırlaştırmıştır.

Bunlar; Verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi,

Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin; düzenlenmemesi, kullanılmaması, bulundurulmaması, düzenlenen belgelerin aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verilmesi veya gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi,

Fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, Serbest meslek makbuzu, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi ve giriş ve yolcu taşıma biletlerinin almaması,

Maliye Bakanlığınca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin; işyerinde bulundurulmaması, bu defterlere yazılması gereken işlemlerin günü gününe deftere kayıt edilmemesi veya yoklama ve incelemeye yetkili olanlara istendiğinde ibraz edilmemesi halleri,

Muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve malî tablolara ilişkin usul ve esaslar ile muhasebeye yönelik bilgisayar programlarının üretilmesine ve kullanılmasına ilişkin kural ve standartlara uyulmaması,

4358 sayılı Kanun uyarınca işlemlerinde vergi kimlik numarası kullanma zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlardan yaptıkları işlemlere ilişkin bildirimleri Maliye Bakanlığının belirleyeceği standartlarda, araçlarla (yazı, manyetik ortam, disket, mikro film, mikro fiş gibi) ve zamanlarda yerine getirmemesi,

Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen araçların durdurulmaması, vb. hallerdir.

Bu fiillerin her biri için belirlenmiş cezalar Gelir idaresinin sitesinden her yıl yayınlanmaktadır.

Kaçakçılık Suçları ve Cezaları

Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapılması, ilgisiz kişiler adına hesap açma, kayıtları başka defterlerde izleme, defter, kayıt ve belgeleri tahrif etme veya gizleme, muhteviyatı itibariyle yanlış belge düzenleme veya kullanma fiilleri vergi kaçakçılığı suçunu oluşturur ve bu suçu işleyenler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Bununla birlikte, önceki düzenlemede yer alan söz konusu cezanın paraya çevrilme hükümleri çıkarılarak Türk Ceza Kanunu’nun genel olarak paraya çevirme hükümlerinin dikkate alınacağı belirtilmektedir.

Bunun yanında defter kayıt ve belgeleri yok edenler, defter sayfaları yerine başka yapraklar koyanlar, sahte belge düzenleyenler ve kullananlar hakkında üç yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezasına hükmedilir. Eski düzenlemede bu suç için öngörülen ceza ons ekiz aydan üç yıla kadar olmakla beraber, getirilen değişiklikle birlikte bu suçlardan dolayı en az üç yıl hapis cezası öngörüldüğünden, bu suçları işleyenler bundan böyle özgürlüğü bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesinden faydalanamayacaktır. Ayrıca, kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.

Ayrıca bu yeni düzenleme ile 3. bir bent olarak “Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Hükmü eklenmiştir.

Tüzel kişilerin sorumluluğunu düzenleyen VUK madde 333’ e göre:

VUK md.333: Tüzel kişilerin idare ve tasfiyesinde Vergi Kanununa aykırı hareketlerden tevellüt edecek vergi cezaları tüzel kişiler adına kesilir. Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin vergi sorumluluğu hakkındaki bu Kanunun 10'uncu maddesi hükmü vergi cezaları hakkında da uygulanır. Bu Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerin işlenmesi halinde bu fiiller için 359 ve 360 ıncı maddelerde öngörülen cezalar bu fiilleri işleyenler hakkında hükmolunur.

Tüm vergi cezalarında olduğu gibi kaçakçılık suçunda da sorumluluk vergi mükellefi veya kanuni temsilcilerinin üzerinedir.

Vergi kaçakçılığı suçu söz konusu olduğunda, gerçek kişiler de sorumluyu belirlemek kolayken, tüzel kişilerin yapısı nedeniyle cezaî sorumluyu belirlemek daha güçtür. Tüzel kişilerde vergi doğuran faaliyetlerini gerçek kişiler aracılığıyla yaparlar. Tüzel kişilerde ehliyet ve temsil konusunda vergi usul kanununun 333. maddesinde tüzel kişiler bakımından hapis cezasını gerektiren bir suç işlendiği takdirde tüzel kişinin hürriyeti bağlayıcı cezaya çarptırılması mümkün olmadığından bu yaptırımın kanuni temsilcilere uygulanacağı ve temsilcinin kusurlu hareketinin aranması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Genel ceza hukukunda suçların yaptırımı olan cezalar gerçek kişiler nazara alınarak düzenlenmiştir. Ayrıca cezalarında suçu işleyen şahsa çektirilmesi, ceza hukukundaki cezaların şahsîliği prensibinin bir gereği olmaktadır. Bu sebeplerle vergi suçlarından dolayı hapis cezasının verilmesi gereken durumlarda, tüzel kişinin ilgili görevi yapmakla görevli olan temsilci/temsilcilerinin sorumluluğu yoluna başvurulmalıdır.

Anonim şirket ana sözleşmesinde temsil yetkisi birkaç kişi arasında paylaştırılmışsa vergi kaçakçılığı suçu dolayısıyla verilecek vergi zıyaı cezasından kimin sorumlu olacağını belirlemek için, doğrudan fiilin hangi temsilcinin görev alanına girdiğini ve böylece vergi kaçakçılığından sorumlu olacak şahsı belirlemek gerekir

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun

Anonim şirketin kamu borçları nedeniyle sorumluluğu öncelikle şirket tüzel kişiliğine aittir. Şirket tarafından ödenmeyen kamu borçları için sorumluluk, şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla yönetim kuruluna aittir. Ayrıca TTK. Md.319 ve 321 uyarınca temsil yetkisi üyelerden bir kısmına veya bir başka kişiye ya da organa bırakılmışsa, hatta daha özel olarak, şirket iç düzenlemesi (iş bölümü) gereği vergi borcunu ödeme görevi murahhas üyelere bırakılmışsa, diğer üyelerin sorumluluğu söz konusu edilemeyecektir.

Yönetim kurulunun sorumluluğu, kanuni temsilci sıfatıyla görevde bulundukları süre içinde muaccel olan vergi borçları içindir. Ayrıca kamu borcunun doğduğu sırada değil, yerine getirilmesi gereken anda görevde olan yönetim kurulu üyeleri için sorumluluk söz konusudur.

Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Vergi Kanunlarının Öngördüğü Hükümlerden Doğabilecek Sorumlulukları:

 

Anonim ve limited ortaklıklar, Kurumlar Vergisi hükümlerine göre, hem vergi yükümlüsü ve hem de vergi sorumlusudur. Söz gelimi; kurumlar, katma değer, damga, emlak, taşıt alım vergisi bakımından, vergi yükümlüsü ve hem de vergi sorumlusudur. Ortaklığın yönetim kurulu ve müdürleri ise, vergi yükümlüsü ve vergi sorumluluğu bakımından yasal temsilcilerdir

 

Vergi Usul Kanununa göre, tüzel kişilerin vergi yükümlülükleri temsilcileri tarafından yerine getirilir. Eğer, bu vergi yükümlülüğü yerine getirilmez ve vergi yükümlüsünün malvarlığından da alınamazsa, şirket adına imza atarak onu temsil etme yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi/üyelerinin şahsi malvarlığından alınır ( VUK.10 ). 

 

Adı geçen kanunun 10.maddesi uyarınca kanuni temsilcinin anonim ve limited ortaklığın vergisel nitelikte borçlarından sorumlu olabilmelerinin iki ön şartı bulunmaktadır.  Bir arada gerçekleşmesi gereken bu ön şartlar,  vergi ve vergiye bağlı alacakların ortaklık bünyesinden kısmen ya da tamamen tahsil edilememesi ve kanuni temsilcinin ödevlerini yerine getirememesidir

 

Vergi zıyaı

 

Mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.  Maddede yazılı hallerde vergi zıyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında zıyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi zıyaı cezası kesilir.  Vergi zıyaına 359 uncu madde yazılı kaçakçılık suçlarını oluşturan fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır.                                          

 

Usulsüzlük suçu,

Vergi kanunlarının şekle ve usule müteallik hükümlerine riayet edilmemesi şeklinde tanımlanmıştır. Usulsüzlük fiilinin cezalandırılması önem sırasına göre 1.derece ve 2.derece diye ikiye ayrılmıştır. Bunlara ait cezalar her yıl gelir idaresi başkanlığının internet sitesinde yayınlanır. Usulsüzlük cezaları uygulanırken 1.ve 2.  derecenin yanı sıra sermaye şirketlerine ayrı, bilanço esasına göre defter tutanlara ayrı ve diğerlerine ayrı ceza uygulaması öngörmüştür. Bu cezalardan en çok karşılaşılanları ise vergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemiş olması, bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerden herhangi birinin tutulmamış olması, defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık olması, bu kanunun kayıt nizamına ait hükümlerine (madde 215–219) uyulmamış olması vb.

Özel usulsüzlükler ve cezaları;

Bu bölümde anlatılan eylemler aslında bir şekilde usulsüzlük fiili içerisinde cezalandırılabilecekken kanun koyucu buradaki eylemlere daha fazla önem vermiş ve verilecek cezaları ağırlaştırmıştır. 

Bunlar; Verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi,

Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin; düzenlenmemesi, kullanılmaması, bulundurulmaması, düzenlenen belgelerin aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verilmesi veya gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi,

Fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, Serbest meslek makbuzu, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi ve giriş ve yolcu taşıma biletlerinin almaması,

Maliye Bakanlığınca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin; işyerinde bulundurulmaması, bu defterlere yazılması gereken işlemlerin günü gününe deftere kayıt edilmemesi veya yoklama ve incelemeye yetkili olanlara istendiğinde ibraz edilmemesi halleri,

Muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve malî tablolara ilişkin usul ve esaslar ile muhasebeye yönelik bilgisayar programlarının üretilmesine ve kullanılmasına ilişkin kural ve standartlara uyulmaması,

4358 sayılı Kanun uyarınca işlemlerinde vergi kimlik numarası kullanma zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlardan yaptıkları işlemlere ilişkin bildirimleri Maliye Bakanlığının belirleyeceği standartlarda, araçlarla (yazı, manyetik ortam, disket, mikro film, mikro fiş gibi) ve zamanlarda yerine getirmemesi,

Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen araçların durdurulmaması, vb. hallerdir.

Bu fiillerin her biri için belirlenmiş cezalar Gelir idaresinin sitesinden her yıl yayınlanmaktadır.

Kaçakçılık Suçları ve Cezaları

Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapılması, ilgisiz kişiler adına hesap açma,  kayıtları başka defterlerde izleme,  defter,  kayıt ve belgeleri tahrif etme veya gizleme,  muhteviyatı itibariyle yanlış belge düzenleme veya kullanma fiilleri vergi kaçakçılığı suçunu oluşturur ve bu suçu işleyenler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir.  Bununla birlikte, önceki düzenlemede yer alan söz konusu cezanın paraya çevrilme hükümleri çıkarılarak Türk Ceza Kanunu’nun genel olarak paraya çevirme hükümlerinin dikkate alınacağı belirtilmektedir.   

Bunun yanında defter kayıt ve belgeleri yok edenler,  defter sayfaları yerine başka yapraklar koyanlar, sahte belge düzenleyenler ve kullananlar hakkında üç yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezasına hükmedilir. Eski düzenlemede bu suç için öngörülen ceza ons ekiz aydan üç yıla kadar olmakla beraber, getirilen değişiklikle birlikte bu suçlardan dolayı en az üç yıl hapis cezası öngörüldüğünden, bu suçları işleyenler bundan böyle özgürlüğü bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesinden faydalanamayacaktır. Ayrıca, kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez. 

Ayrıca bu yeni düzenleme ile 3. bir bent olarak “Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Hükmü eklenmiştir.   

Tüzel kişilerin sorumluluğunu düzenleyen VUK madde 333’ e göre: 

VUK md.333:  Tüzel kişilerin idare ve tasfiyesinde Vergi Kanununa aykırı hareketlerden tevellüt edecek vergi cezaları tüzel kişiler adına kesilir. Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin vergi sorumluluğu hakkındaki bu Kanunun 10'uncu maddesi hükmü vergi cezaları hakkında da uygulanır. Bu Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerin işlenmesi halinde bu fiiller için 359 ve 360 ıncı maddelerde öngörülen cezalar bu fiilleri işleyenler hakkında hükmolunur.

 

Tüm vergi cezalarında olduğu gibi kaçakçılık suçunda da sorumluluk vergi mükellefi veya kanuni temsilcilerinin üzerinedir.

Vergi kaçakçılığı suçu söz konusu olduğunda, gerçek kişiler de sorumluyu belirlemek kolayken, tüzel kişilerin yapısı nedeniyle cezaî sorumluyu belirlemek daha güçtür. Tüzel kişilerde vergi doğuran faaliyetlerini gerçek kişiler aracılığıyla yaparlar. Tüzel kişilerde ehliyet ve temsil konusunda vergi usul kanununun 333.  maddesinde tüzel kişiler bakımından hapis cezasını gerektiren bir suç işlendiği takdirde tüzel kişinin hürriyeti bağlayıcı cezaya çarptırılması mümkün olmadığından bu yaptırımın kanuni temsilcilere uygulanacağı ve temsilcinin kusurlu hareketinin aranması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Genel ceza hukukunda suçların yaptırımı olan cezalar gerçek kişiler nazara alınarak düzenlenmiştir. Ayrıca cezalarında suçu işleyen şahsa çektirilmesi, ceza hukukundaki cezaların şahsîliği prensibinin bir gereği olmaktadır.  Bu sebeplerle vergi suçlarından dolayı hapis cezasının verilmesi gereken durumlarda, tüzel kişinin ilgili görevi yapmakla görevli olan temsilci/temsilcilerinin sorumluluğu yoluna başvurulmalıdır. 

Anonim şirket ana sözleşmesinde temsil yetkisi birkaç kişi arasında paylaştırılmışsa vergi kaçakçılığı suçu dolayısıyla verilecek vergi zıyaı cezasından kimin sorumlu olacağını belirlemek için, doğrudan fiilin hangi temsilcinin görev alanına girdiğini ve böylece vergi kaçakçılığından sorumlu olacak şahsı belirlemek gerekir

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun

Anonim şirketin kamu borçları nedeniyle sorumluluğu öncelikle şirket tüzel kişiliğine aittir. Şirket tarafından ödenmeyen kamu borçları için sorumluluk, şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla yönetim kuruluna aittir.  Ayrıca TTK. Md.319 ve 321 uyarınca temsil yetkisi üyelerden bir kısmına veya bir başka kişiye ya da organa bırakılmışsa, hatta daha özel olarak, şirket iç düzenlemesi (iş bölümü) gereği vergi borcunu ödeme görevi murahhas üyelere bırakılmışsa, diğer üyelerin sorumluluğu söz konusu edilemeyecektir. 

Yönetim kurulunun sorumluluğu, kanuni temsilci sıfatıyla görevde bulundukları süre içinde muaccel olan vergi borçları içindir.  Ayrıca kamu borcunun doğduğu sırada değil, yerine getirilmesi gereken anda görevde olan yönetim kurulu üyeleri için sorumluluk söz konusudur.

Bookmaker bet365 The best odds.

Full premium BIG Theme for CMS