Блог http://webekm.com/ и още нещо.

Denizlerden...

Faruk Abak tarafından yazıldı. Aktif .

Denizlerden Derinlere Bir Ah!! 

Denize atılan bir şişedir her kitap.Asırlarsa kumsalda oynayan çocuk…İçine hayallerini doldurduğun şişeyi ya açarlar, ya açmazlar.

Değerli okuyucular

Bu ifadeler sadece yaşadığı dönemin değil günümüz ve geleceğin de entellektüeli CEMİL MERİÇ’e ait

Bir kitap bu kadar esrarlı ve macerapesend anlatılır.hepimiz kitabın önemini anlatan birçok cümle duyduk.ancak bu ifadeler içimizdeki çocuğu manidar bir yolculuğa çıkarıyor.

Burada kitaptan ziyade kumsalda oynayan çocuklar düşündürdü beni..yirmi birinci yüzyılın en badbaht olayı fikri alaşağı eden ,işi zıvanadan çıkaran oyun ve eğlence anlayışıdır.oyun ve oynamada bile ‘’oyalanmanın faydalı olanı ‘’esprisini kaçırarak sadece göze ve kulağa hitap edenle anlamsızlaştırdık oyunlarımızı….Günümüzde oyun deyince çocuklarımızın aklına gelen ilk şeyin bilgisayar olduğunu hepimiz biliyoruz .Böyle olunca da duygu ve fikir hayatına pek çok toksin yüklendiği acı bir gerçek …Bu ayrıca ele alınacak bir konu…

Yazımın başında denize atılan bir şişeden bahsettim.Çok eskilerde insanlar iletişim aracı olarak kullanmışlar bunu.Bu şişeler ya bir aşkın ilanı,ya bir vakıanın ihbarı olurdu.Ya adrese teslimdi.Ya da bir meraklısını beklerdi tesadüfen….

Açılan şişede merak kişiyi ateşleyen yaramaz bir çocuk olurdu.Asırlar bu şişelerde tarihe atılan imzaları okur,bazen savaş tamtamlarını duyardı.Ya da kara yağız bir delikanlının içine yine kara yağız sevdası dökülürdü .Komşu köyün ortasından geçen nehire atılan şişe kırılmazsa eğer ,saçı örülü ELİF’i beklerdi.Ve açardı şişe-yi rindanı sevinçle Elif kız

Şairin

At bir şişe-yi rindan alayım haberini
Bad-ı saba geçmez oldu hem buralardan

İfadelerini bulan bu güzel mısralar yerini kuru sms’lere bıraktı

İşte her kitap böyle değil mi değerli okuyucular?Yüzyıllar öncesinden gelen bilgi ve duygu birikimi en güzel kitaplarla bulmadı mı esrarını?Atlas Okyanusu’ndan atılan bir şişe okyanus ötesinde, Kızıldeniz’de bırakılan bir şişe bir başka denizde emanetçisinin eline geçmedi mi yüzyıllrca? Karadenizde yolunu bulan şişe nehirlerde yoğrula yoğrula ,başını taştan taşa vurarak ne pahasına olursa olsun Akdeniz ikliminin kültür mayasıyla karışmadı mı?

Çanakkale’de yazılan destan Vangölü’nün sularına, Kızılırmak’ta Aşık Veysel’e Çukurova’da Dadaloğlu’na benzemedi mi?

Ege’de Yunan’ın şarkıları ,Akdeniz’de Bodrum’un Halikarnas Balıkçısı’yla sonra da dönüp dolaşıp Roma’da şekil bulmadı mı?

Tuna kıyılarında şahlanan atlar Avrupa’nın göbeğinde, Avrupa’da işleyen makine şişelerle taşınmadı mı Anadolu’nun bağrına

Rusya’da Tolstoy’un Savaş ve Barış’ı, İngiltere’de Schaskpier’in aşk iksiri,Mevlana’nın ‘’Ne olursanız olun yine gelin.bu yol ümitsizlik kapısı değildir’’kutsallığını öğretmedi mi?.Hele tüm dünyanın Müslüman Yunus’u nehrin dört kolundan kabrini döşemedi mi dünyanın dört bir yanına ?

Değerli okuyucular bu örnekleri binlerle anlatmak mümkün.Her milletin değerleri ,şair yazar ve bilim adamları evrensel değerleri kültür alişverişnde yaşattılar Dünya bu unutulmaz insanların duygu ve bilgi değerleriyle ‘begraund’unu yükseltti.Kumsalda oynayan her kişi bu değerlerin fanusu sayılan şişeden doya doya içti.Her kitap alıcısını bekleyene armağanlar sundu.Her bekleyen ondan, yeri geldi hisse kaptı ,yeri geldi oyununa felsefe kattı.

Peki ya şimdi, kumsalda çocuklar ne bekliyor?Neden şişeler kumsaldaki çocuklarımıza hitap etmez

Doğru ya kış çoktan esir aldı ülkemizi.Kumsallarda bunu bekleyen çocuklarımızın yerine evlerine kapılıp bilgisayarın iki tuşuna esir robotlar üretmiştik ya...

Buluşmak dileğiyle

PLG_CONTENT_AUTHORLIST_TITLE_MORE_ARTICLES

Bookmaker bet365 The best odds.

Full premium BIG Theme for CMS