Ayıplı Mal

Av. Naci Özdamar tarafından yazıldı. Aktif .

Sevgili tchayat okurları bir önceki yazımda 4077 sayılı tüketici yasasının amacını ve kapsamını belirtmiştim. Geçen yazımızda söz verdiğimiz üzere malın ayıplı çıkması halinde Tüketicinin Tüketici Mahkemesine veya Tüketici Hakem Heyeti Başkanlıklarına başvuru yöntemi açıklanacaktır.

1)-Ödediği bedelin geri verilmesi, malın iadesi

Tüketici bu seçimlik hakkını kullanması halinde her iki taraf karşılıklı olarak aldıklarını iade etmekle mükelleftir. Tüketicinin satın aldığı mal tüketicinin kusuru olmadan zarar görmüş ve tamamen veya kısmen yok olsa dahi tüketici ödediği bedeli isteme hakkına sahiptir bu durumda tüketici hasar gören ürünü elinde kalan kısmını satıcıya verir.

Tüketici satıcıyı temerrüde düşürmüş ise temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edebilir.Tüketici satıcıya temerrüt ihtarı keşide etmemiş ise tüketici ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edebilir.

Satıcı tüketiciden şayet senet almış ise aldığı senetleri tüketiciye iade etmek zorundadır.Tüketici satın aldığı maldan dolayı zarar görmüş ise satıcıdan bu zararını talep etmek hakkına haizdir.

Tüketicinin sözleşmeyi fesih hakkını kullanabilmesi için ayıbın niteliğine, taraflara sağladığı yarar ve zarar oranına bakmak gerekir.

Basit bir tamir ile giderilmesi mümkün olan ayıptan dolayı tüketici akdin feshini isteyemez.

2)-Malın misli (aynı) ile değiştirilmesi istemi

Bu durumda Tüketici satın aldığı ayıplı malı satıcıya verecek; satıcıda aynı malın ayıpsız olanını(yenisini) tüketiciye verecektir. Yani Tüketicinin elindeki ayıplı mal yenisi ile değiştirilecektir.

Her ne kadar tarifi kolay ise de uygulamada zaman zaman sorunlar yaşanmaktadır.

Örneğin ; elbise, beyaz eşya, ayakkabı gibi ürünlerin misli ile değiştirilmesi çoğu zaman sorun olmuyor. Ancak 2000 model otonun misli ile değiştirilmesi için açılan dava 2001 yılında veya 2002 yılında kesinleştikten sonra icra takibine geçildiğinde 2000 model araç üretimden kaktığı için misli ile değiştirilmesi mümkün olmuyor.

Bu tür ihtilafların halli için İİK 24 maddesine göre işlem yapılması gerekmektedir.

3)-Ayıp kadar bedelden indirim yapılması istemi,

Tüketici sonradan ayıplı olduğu anlaşılan ürün için ödediği bedelden indirim isterse bu indirim miktarının belirlenmesini yasa hakimin takdirine bırakmıştır. Ama uygulamada ve yargı tayca benimsenen yöntem nispi hesap sistemidir. Tüketici ayıpsız olduğu inancı ile bir ürün almış ise etiket fiyatı o ürünün piyasa değeri veya ayıpsı değeri olarak bilinen bedelidir.

Kararlaştırılan bedel ise tüketicinin pazarlık sonucu ürüne ödediği fiyattır.Şayet ürün ayıplı çıkmış ise o ürünün ayıplı hali ile belirlenen bedel ise ayıplı ürün bedeli olarak tanımlanmıştır.

Buna göre tüketicinin satın aldığı ürünün ayıplı çıkması halinde: bedel indiriminin nispi hesap yöntemine göre belirlene bilmesi için kararlaştırılan bedel ile ayıplı bedel çarpılarak çıkan değerin ayıpsız değere bölünmesi halinde oluşan bedel tüketicinin ayıptan dolayı ödemesi gereken bedeli belirler.

4)-Bedelsiz onarım istemi.

Garanti süresi içinde kullanım sonucu ortaya çıkan gizli ayıptan dolayı tüketici ücretsiz onarım hakkını kullanabilir bu hakkı kullanmasına rağmen ayıp giderilmemiş ise tüketici bu haktan vazgeçerek diğer üç seçimlik haktan birini kullanabilir.

Satıcı, tüketicinin tercih ettiği talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

Satıcı bu isteği yerine getirmez ise, tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine müracaat edecektir.

Satışa konu ürünün değeri 2010 yılı için 938,75 -TL nin altında ise, (938,75 TL hariç) tüketici bulunduğu il veya ilçedeki hakem heyetine;

Satışa konu ürünün değeri 1.1.2010 tarihinden itibaren 938,75 TL nin altında ise, (938,75 TL hariç) tüketici bulunduğu il veya ilçe hakem heyetine;

Satışa konu ürünün değeri 938,75 TL üzerinde ise tüketici bulunduğu il veya ilçedeki tüketici mahkemesine dilekçe ile müracaat edecektir.

4822 sayılı yasa gereğince tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte;

Ayıplı malın neden olduğu yaralanma veya ölümden dolayı veya ayıplı malın kullanımı sonucu diğer mallar zarara uğramış ise, tüketici bu maddede belirtilen dört seçimlik haktan biri ile birlikte maddi ve manevi zararların tazmini için imalatçı veya üretici firmaya karşı dava açabilir.

(Not: 01.01.2011-31.12.2011 tarihleri arasında bu değer 1.031,87 TL olarak tespit edilmiştir.)

Örneğin: Trafik kazasına maruz kalan bir aracın kaza anında hava yastığının “ayıplı” olduğu nedenle açılmadığı, bu nedenle sürücüsünün öldüğü veya garanti kapsamı içinde otoya “ayıplı” lastik takıldığı için seyir halinde iken lastiğin kendiliğinden patladığı ve aracın devrildiği ve içindeki kişilerin yaralandığı yada öldüğünden bahisle dava açılması halinde, tüketici dört seçimlik hakkı ile birlikte maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabilir.

4077 sayılı yasada ayıplı malın neden olduğu her türlü zarardan dolayı tüketiciye karşı satıcı-bayii-acente ile birlikte imalatçı-üretici veya ithalatçı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuş olup, 4822 sayılı yasa ile yalnız imalatçı ve üretici sorumlu kılınmıştır. Son değişiklik “her türlü zarar” kapsamına da açıklık getirmiştir. Ölüm, yaralanma ve hasar bedeli de, bu madde kapsamına alınmıştır.

Yeni düzenleme ile TKHK. 10. maddesinin beşinci fıkrasına göre, kredi veren, ayıplı maldan ve dört seçimlik haktan dolayı tüketiciye karşı sorumlu tutulmuştur.

Kredi veren kredi tahsis ettiği ürünün satışına katkı sağlamış ve tüketiciyi kredi verdiği ürünü almaya yönlendirmiştir. Bu nedenle yeni düzenleme bu konudaki eksikliği de gidermiştir.

Satıcı ayıba karşı daha uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemiş ise, mal tüketiciye tesliminden itibaren iki yıllık zaman aşımına tabidir. Garanti süresi içinde meydana gelen bir arızadan dolayı tüketici ücretsiz tamir hakkını kullanmış olmasına rağmen, arıza giderilmemiş ise ve arıza garanti kapsamı dışında da devam etse bile garanti kapsamı içinde başlayan ve devam eden bu tür arızalar garanti kapsamı içinde kabul edilmektedir.

Örneğin: İki yıl garanti kapsamına tabi olan bir otoda, 18 ay sonra gizli ayıp çıkmış ise ve tüketici yasal süre içerisinde yaptığı müracaattan dolayı yetkili serviste bakım ve onarım yapılmış olmasına rağmen, şayet bu arıza devam etmekte ise ve bu sırada garanti süresi dolsa bile, ayıbın garanti kapsamı içinde çıktığı kabul edilir.

Ayrıca yetkili servis tarafından takılan her bir parça en az bir yıl garanti kapsamındadır.

Bu süre konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda 5 yıl olup, ayıplı malın neden olduğu her türlü zarardan dolayı yapılacak talepler ise, 3 yıllık zaman aşımına tabi tutulmuştur.

Bu talepler zarara sebep olan malın piyasaya sürüldüğü günden başlayarak 10 yıl sonra ortadan kalkar demektedir. Değerli okuyucular “satılan mal geri alınmaz devri bitmiş, ayıplı mal iade edilir dönem ve devri başlamıştır”.

Sağlıcakla kalın.