Cevabı Belli Sorular

Ekrem Kutlu tarafından yazıldı. Aktif .

Yine ülkece sıradışı gündem yaşamakta olduğumuz bir yazı geride bırakıyoruz. Birilerine olağan gibi gelse de, tüm bu yaşananları hakedip etmediğimizi düşünüyorum. YAŞ krizleri, HSYK krizleri, yargı krizleri, terör belası... Hele siyasi krizleri takip bile edemez olduk. Bütün bir ülke bu saçmalıklarla yatıp bu saçmalıklarla kalkıyoruz. Kimi zaman benide bir girdap gibi içine çeksede, çoğu zaman çırpınıp kendimi bu girdabın dışına atmaya çalışıyorum. İşte o zaman bütün bu yaşananların ne kadar seviyesiz ve gereksiz olduğunu hatta koca bir ülkenin ayaklarına vurulmuş bir pranga olduğunu üzülerek seyrediyorum. Neden siyasetçilerimiz ülkenin çıkarları için kendi çıkarlarını bir tarafa bırakamazlar? Neden asker bir ülkenin gündeminde bu kadar yer tutar? Bırakın günümüz genel kurmay başkanını şimdiden iki üç yıl sonrasının genel kurmay başkanıyla ilgili bir sürü manşet, haber ve yorumlar ne diye yapılır?

“Sorgulanmayan hayat hayat değildir” diyor Sokrates. Hayatımızda bazı şeylerin sorgulanması gerektiğine inanıyorum. Neden koskoca ülkenin adalet mekanizması beş kişinin atama kararlarıyla şekillenir? Gücünden hiçbir şüphe duymadığımız dünyanın sayılı ordularından sayılan Türk Ordusu neden otuz yılı aşkın bir süredir bir avuç teröristi tarihin karanlığına gömemez? Neden ve nasıl olurda bir ülkenin 4.gücü diye adlandırılan medyası bilgi kirliliği vazifesine bu denli amansızca soyunur?
Flaş...Flaş...Flaş... diyerek gün boyu aynı haberi akşama kadar son dakika haberi olarak üstelikte yalan yanlış bilgilerle aktarmanın altında yatan düşünce nedir? Saymakla bitiremeyeceğim bu konular ve yaşananları birileri ile konuştuğunuzda dillerde hep şu ifade seslendiriliyor;

"Burası Türkiye’...

Oysa benim aklıma getirdiğim şu muasır medeni ülkeler olur hep. Hani şu seçim dönemlerinde ikiye hatta üçe bölünmüş ülke halkı ve siyaseti her ne oluyorsa seçim sonrasında tek vücut oluyor. O gürültülü atmosfer gidiyor ve ülkelerinin kalkınması için kaldıkları yerden son gaz hayata devam ediyorlar. Doğru icraatlara top yekün destek, yanlışlara medeni karşı duruş. Hiç birşey yapamazsam bir dahaki seçimde oy vermem diyor. Bu ülkelerde askerin ve yargı erkinin ülke gündemini belirlediği görülmüş müdür?

Medyasının ülkenin zararına olacak bir habere imza attığı görülmüş müdür? En basit bir spor müsabakasında dahi tribünlerde yaşanan olumsuz bir görüntüyü yayınlamaktan kaçınan bunu yayınlarsam ülkem zarar görür diye düşünen bir medya anlayışına biz ne zaman kavuşacağız? Aksine bizimkiler ahh bir kavga çıksada şöyle gümbürtülü bir haber yapsak diye sanki ellerini ovuşturuyorlar. Geçen yazımda da bahsettim terör örgütünün her tür eylemini adeta onların reklamını yaparcasına günlerce yayınlarında ilk sırada tutan böylece amacı zaten ülkeye olumsuz bir psikoloji yaymak olan bu terör örgütüne bir nevi destek olmak değil midir yapılan yayıncılık anlayışı? Başımızı ellerimizin arasına alıp düşünmenin vakti geldi geçiyor bile...

Fikirlerin yarıştığı, her alanda kaliteli üretim ve hizmetin hedeflendiği, dünyaya açılmanın hesaplarının yapıldığı, artılarımızın ön plana çıkartıldığı, eksilerimizin azaltıldığı bir ülke hepimizin ortak çıkarına değil midir? Yatırımların hiç durmadığı bir ülkede işsizlikten bahsedilebilinir mi? İşsizliğin olmadığı bir ülkede asgari ücret diye birşey kalır mı? Ekonominin güçlü olduğu bir ülkede yaşam kalitesi herkesin hayal kurduğu seviyelerde olmaz mı? Denge ve güç ekonomiden geçer, ekonomide istikrardan beslenir.

Ülkemiz herşeye rağmen her türlü güzelliğe gebe ve dünyanın parlayan yıldızı olmaya aday ama hani derler ya un var, şeker var ama helva olmuyor...

Haydi hep birlikte en güzel helvayı yapmak için sıvayalım kollarımızı...

PLG_CONTENT_AUTHORLIST_TITLE_ABOUT_AUTHOR

Ekrem Kutlu