Блог http://webekm.com/ и още нещо.

Ayıplı Mal

Av. Naci Özdamar tarafından yazıldı. Aktif .

Sevgili tchayat okurları bir önceki yazımda tüketicinin satın aldığı bir malın ayıplı çıkması halinde tüketicinin ne gibi hukuki haklara sahip olduğunu anlatmıştım. Bu yazımda da bu dört hakkın kullanımına yönelik olarak hakem heyeti ve tüketici mahkemelerine başvuru yöntemini anlatacağım.

Tüketici bu seçimlik hakkını kullanması halinde her iki taraf karşılıklı olarak aldıklarını iade etmekle mükelleftir.Tüketicinin satın aldığı mal tüketicinin kusuru olmadan zarar görmüş ve tamamen veya kısmen yok olsa dahi tüketici ödediği bedeli isteme hakkına sahiptir. Bu durumda tüketici hasar gören ürünü elinde kalan kısmını satıcıya verir.Şayet tüketici satın aldığı maldan kısmen yaralanmış ise yararlanma bedeli satıcının iade edeceği bedelden düşülmesi gerekir.
Tüketici satıcıyı temerrüde düşürmüş ise temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edebilir.Tüketici satıcıya temerrüt ihtarı keşide etmemiş ise tüketici ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edebilir.

Satıcı tüketiciden şayet senet almış ise aldığı senetleri tüketiciye iade etmek zorundadır.Tüketici satın aldığı maldan dolayı zarar görmüş ise satıcıdan bu zararını talep etmek hakkına haizdir.
Tüketicinin sözleşmeyi fesih hakkını kullana bilmesi için ayıbın niteliğine, taraflara sağladığı yarar ve zarar oranına bakmak gerekir.Örnek bir sonraki konudadır.
Basit bir tamir ile giderilmesi mümkün olan ayıptan dolayı tüketici akdin feshini isteyemez.
(BK 201)

Malın misli (aynı) ile değiştirilmesi istemi

Bu durumda Tüketici satın aldığı ayıplı malı satıcıya verecek; satıcıda aynı malın ayıpsız olanını(yenisini) tüketiciye verecektir. Yani Tüketicinin elindeki ayıplı mal yenisi ile değiştirilecektir.

Her ne kadar tarifi kolay ise de uygulamada zaman zaman sorunlar yaşanmaktadır.
Örneğin; elbise, beyaz eşya, ayakkabı gibi ürünlerin misli ile değiştirilmesi çoğu zaman sorun olmuyor. Ancak 2000 model otonun misli ile değiştirilmesi için açılan dava 2001 yılında veya 2002 yılında kesinleştikten sonra icra takibine geçildiğinde 2000 model araç üretimden kaktığı için misli ile değiştirilmesi mümkün olmuyor.

Bu tür ihtilafların halli için İİK 24 maddesine göre işlem yapılması gerekmektedir.(zaten karar da ayıplı malın misli ile değiştirilmesi mümkün olmadığı takdirde İİK nun 24 maddesine göre işlem yapılmasına denilmektedir. )

İcra İflas Kanunu Madde 24 göre Değer Tesbiti

Zaman zaman icra dairelerinde ve tetkik mercilerinde bu madde yanlış yorumlanmakta , bazen dava konusu otonun bedeli yeni oto bedelinden daha yüksek rakama ulaştığı bazen de en düşük ikinci el oto fiyatı baz alındığı görülmektedir.

Oysa ki iadesine karar verilen araçta mahkemece saptanan ayıp olmasa idi ve malik ayıpsız aracını orijinal hali ile zaruri ihtiyaçtan dolayı satmak için pazara götürdüğünde kaç liraya satacak ise o fiyat icra dairelerince baz alınıp o bedel üzerinden işlem yapılmalıdır.

Örneğin :Tüketici satın aldığı orjinal (0) km. otoyu kapalı garajda tutsa ve ihtiyaç için pazara götürdüğünde kaç liraya satacak ise o fiyat baz alınıp o bedel üzerinden işlem yapılmalıdır.

A) Katma Değer Vergisinin İadesi:

Tüketici mal satın alırken satıcı marifeti ile Devlete ödediği KDV vergisini kimden alacaktır.
Tüketici bir ürünü satın alırken satıcı marifeti ile Devlete ödenen KDV nin geri alımı taraflar arasında ihtilaf yaratmaktadır. Oysa tüketici KDV yi Devlete ödemiştir. Satışın iptalinden sonra tüketici devlete ödediği KDV yi Maliye Bakanlığının Katma Değer Vergisi Tebliğine göre verginin ödendiği vergi dairesinden geri isteye bileceği gibi yeni aldığı araç için ödemesi gereken KDV bedelinden talep ettiği bedel mahsup edilmektedir.

Bu vergi iadesi tahsili Tüketici yasasına tabi olan kapıdan satışlarda dahil her türlü satış için geçerlidir. Tüketicinin Korunması hakkındaki kanun ile ilgili katma değer vergisi uygulaması :
4077 sayılı tüketicinin koruması hakkındaki kanuna göre tüketicilerin satın aldıkları mal ve hizmetlerin çeşitli nedenlerle geri verilerek bedelinin alınması veya başka bir mal veya hizmet ile değiştirilmesinin Katma Değer Vergisi karşısındaki durumu ile taksitli ve kapıdan satışlardaki Katma Değer vergisi uygulaması aşağıda açıklanmıştır.

1- Satılan malın iade edilip değiştirilmesi,Ödenen bedelin iade edilmesi:

3065 sayılı KDV kanunun 8/2 maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak Tüketicinin Korunması hakkındaki kanun kapsamında ödenen KD Vergilerinin iadesi konusunda aşağıdaki şekildi işlem yapılması uygun görülmüştür

Tüketiciler tarafından malların iade edilip bedellerin geri verilmesinin istenildiği durumlarda, satıcı tarafından ödenen bedellerin KDV dahil tutarları tüketiciye iade edilecektir. Satıcılar işlemlerin düzeltilmesi için iade edilen mal nedeni ile gider makbuzu düzenleyecekler ve tüketiciden iade edilen mala ait fatura ve benzeri belgeyi bu makbuz ekinde geri alacaklardır. Gider makbuzunda iade edilen malın KDV si satış bedelinden ayrı gösterilecek ve bu miktar indirim konusu yapılmak suretiyle işlem düzeltilecektir.

İade edilen malın yerine aynı veya başka bir malın verildiği durumlarda ise, satıcı tarafından yukarıda sözü edilen işlemlerin yanı sıra bu defa verilen yeni mal için fatura veya benzeri belge düzenleneceği tabidir. Dolayısı ile iade edilen malların yerine verilen yeni malların değerleri dikkate alınarak belge düzenleneceğinden iade edilen mallar ile yeni verilen mallar arasında değer farkının olup olmaması düzenleme işlemini etkilemeyecektir

b) Taksitli satışlar Katma Değer Vergisinin Geri Alınması :

3065 sayılı KDV kanunun 24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, faiz, pirim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin KDV si matrahına dahil olduğu hükme bağlanmıştır.

Buna göre ; taksili olarak yapılan satışlarda vade farkı ve faiz dahil toplam tutar üzerinden hesaplanan KDV sinin malın teslimi anında beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Ancak, tüketicinin taksitlerini zamanından önce ödemek suretiyle faizi de bir indirime gidilmesi halinde, indirilen faiz ve bu faize ait KDV si satıcı tarafından alıcıya iade edilecek ve yukarıda yer alan esaslar çerçevesinde işlem yapılacaktır.

3- Kapıdan satışlar :

4077 sayılı Tüketicinin korunması hakkındaki kanunun 8 maddesinde , işyeri, fuar, panayır gibi satış mekanları dışında önceden mutabakat olmaksızın ve muayene koşullu satışlar kapıdan satış olarak tanımlanmıştır. Bu tür satışlarda tüketiciye 7 günlük tecrübe muayene süresi sonuna kadar malı kabul veya hiçbir gerekçe göstermeden ret etme hakkı tanınmıştır.

Aynı kanunun 10/a maddesinde ise , mal teslimi veya hizmet ifası hallerinde vergiyi doğuran olayın, malın teslimi veya hizmetin ifası anında meydana geleceği hükme bağlanmıştır. Buna göre kapıdan yapılan satışlarda mallar üzerindeki tasar ruf hakkı tecrübe ve muayene sonucu devredileceğinden bu kapsamdaki satışlara ait KDV sinin, tecrübe ve muayene sonucu tesliminin yapıldığı vergilendirme döneminde beyan edilip ödenmesi gerekmektedir.

Ayıp kadar bedelden indirim yapılması istemi,

Tüketici sonradan ayıplı olduğu anlaşılan ürün için ödediği bedelden indirim isterse bu indirim miktarının belirlenmesini yasa hakimin takdirine bırakmıştır. Ama uygulamada ve yargı tayca benimsenen yöntem nispi hesap sistemidir. Tüketici ayıpsız olduğu inancı ile bir ürün almış ise etiket fiyatı o ürünün piyasa değeri veya ayıpsı değeri olarak bilinen bedelidir.

Kararlaştırılan bedel ise tüketicinin pazarlık sonucu ürüne ödediği fiyattır.Şayet ürün ayıplı çıkmış ise o ürünün ayıplı hali ile belirlenen bedel ise ayıplı ürün bedeli olarak tanımlanmıştır. Buna göre tüketicinin satın aldığı ürünün ayıplı çıkması halinde: bedel indiriminin nispi hesap yöntemine göre belirlene bilmesi için kararlaştırılan bedel ile ayıplı bedel çarpılarak çıkan değerin ayıpsız değere bölünmesi halinde oluşan bedel tüketicinin ayıptan dolayı ödemesi gereken bedeli belirler. 

Örneğin; 

Ürünün ayıpsız değeri – Etiket fiyatı = 40.000.000 TL
Kararlaştırılan bedel(pazarlık sonucu) oluşan fiyat = 38.000.000 TL
Ürünün ayıplı hali ile piyasa fiyatı = 30.000.000 TL

Buna göre ;

Kararlaştırılan bedel x Ayıplı değer
Ödenecek bedel = -------------------------------------------
Ayıpsız değer

38.000.000 TL x 30.000.000 TL 
_________________________ = 28.500.000 TL dir.

40.000.000 TL

38.000.000 TL – 28.500.000 TL = 9.500.000 TL şayet tüketici malın bedelini peşin ödememiş ise ödemesi gereken bedelden bu bedel düşülür.

Şayet satıcı ürün bedelini peşin ödemiş ise 9.500.000 TL yi geri isteyebilir.

Şayet tüketici dava konusu ürünü taksitle satın almışsa belirlenen bedel en son taksit bedelinden düşülür.

Burada da 9.500.000 TL için ödenen KDV tebliğde belirtilen şekilde geri alabilir. Ayıp dolayısı ile ortaya çıkan değer azalması ödenen satış parasına eşit ise alıcı satış parasının indirilmesini değil sözleşmenin feshini isteyebilir. (BK 202)

Bedelsiz onarım istemi.

Garanti süresi içinde kullanım sonucu ortaya çıkan gizli ayıptan dolayı tüketici ücretsiz onarım hakkını kullana bilir bu hakkı kullanmasına rağmen ayıp giderilmemiş ise tüketici bu haktan vazgeçerek diğer üç seçimlik haktan birini kullanabilir.

Satıcı, tüketicinin tercih ettiği talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Satıcı bu isteği yerine getirmez ise, tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine müracaat edecektir.

Satışa konu ürünün 2010 yılında değeri 983.00 TL nin altında ise, tüketici bulunduğu il veya ilçedeki hakem heyetine; Satışa konu ürünün 2010 yılında değeri 983.00 TL nin üstünde ise tüketici bulunduğu il veya ilçedeki tüketici mahkemesine dilekçe ile müracaat edecektir.

4822 sayılı yasa gereğince tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte; Ayıplı malın neden olduğu yaralanma veya ölümden dolayı veya ayıplı malın kullanımı sonucu diğer mallar zarara uğramış ise, tüketici bu maddede belirtilen dört seçimlik haktan biri ile birlikte maddi ve manevi zararların tazmini için imalatçı veya üretici firmaya karşı dava açabilir.

Örneğin: Trafik kazasına maruz kalan bir aracın kaza anında hava yastığının “ayıplı” olduğu nedenle açılmadığı, bu nedenle sürücüsünün öldüğü veya garanti kapsamı içinde otoya “ayıplı” lastik takıldığı için seyir halinde iken lastiğin kendiliğinden patladığı ve aracın devrildiği ve içindeki kişilerin yaralandığı yada öldüğünden bahisle dava açılması halinde, tüketici dört seçimlik hakkı ile birlikte maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabilir.

4077 sayılı yasada ayıplı malın neden olduğu her türlü zarardan dolayı tüketiciye karşı satıcı-bayii-acente ile birlikte imalatçı-üretici veya ithalatçı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuş olup, 4822 sayılı yasa ile yalnız imalatçı ve üretici sorumlu kılınmıştır. Son değişiklik “her türlü zarar” kapsamına da açıklık getirmiştir. Ölüm, yaralanma ve hasar bedeli de, bu madde kapsamına alınmıştır.

Satıcı ayıba karşı daha uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemiş ise, mal tüketiciye tesliminden itibaren iki yıllık zaman aşımına tabidir. Garanti süresi içinde meydana gelen bir arızadan dolayı tüketici ücretsiz tamir hakkını kullanmış olmasına rağmen, arıza giderilmemiş ise ve arıza garanti kapsamı dışında da devam etse bile garanti kapsamı içinde başlayan ve devam eden bu tür arızalar garanti kapsamı içinde kabul edilmektedir.

Örneğin: İki yıl garanti kapsamına tabi olan bir otoda, 18 ay sonra gizli ayıp çıkmış ise ve tüketici yasal süre içerisinde yaptığı müracaattan dolayı yetkili serviste bakım ve onarım yapılmış olmasına rağmen, şayet bu arıza devam etmekte ise ve bu sırada garanti süresi dolsa bile, ayıbın garanti kapsamı içinde çıktığı kabul edilir.

Ayrıca yetkili servis tarafından takılan her bir parça en az bir yıl garanti kapsamındadır. Bu süre konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda 5 yıl olup, ayıplı malın neden olduğu her türlü zarardan dolayı yapılacak talepler ise, 3 yıllık zaman aşımına tabi tutulmuştur.

Sevgili okurlar bundan sonraki yazımızda ise satın alınan konutun ve tatil amaçlı evlerin alımında ortaya çıkan sorunlar incelenecektir.

Bookmaker bet365 The best odds.

Full premium BIG Theme for CMS