Блог http://webekm.com/ и още нещо.

Arazi Sanatı

Canan Temizelli tarafından yazıldı. Aktif .

canan-temizelli1

Çocukluğumuzun kumdan kaleleri, kardan adamları vardı. Bilincinde olmadan bir dönem hepimiz arazi sanatçısı idik. Sonra büyüdük ve unuttuk yaptığımız kaleleri, kardan adamları ya da taşlar dizerek inşa ettiğimiz evcilik evlerimizi. Unutmayanlar da oldu elbette… LAND ART denen sanat akımı da çocukluğumuzun bu oyunlarının süreğidir aslında…

canan-temizelli21970’li yılların başlarında yeni bir oluşumla buluştu sanat. “Doğa için sanat” amacıyla hareket eden sanatçılar yeni bir akıma öncülük ettiler ve yaptıkları sanatı doğaya armağan ettiler. Doğal ya da doğaya uyumlu malzeme ile gerçekleştirilen Land Art bir anlamda; insanoğlunun doğaya verdiği zarara karşılık bir özür, doğayla bozulan ilişkisini yeniden kurma dürtüsü, yeryüzü üzerindeki hakimiyetini ve gücünü ispat etme düşüncesinin sanatsal ifadesidir.

Tarih boyunca, en ilkel yaşam dönemlerinden itibaren insanlar gelecek dönemlere kendilerinden iz bırakmak dürtüsüyle mağara duvarlarından başlayarak yazdılar, resmettiler ya da inşa ettiler ve doğal yaşam içinde doğaya bıraktılar. Doğa onları sakladı, korudu, değiştirdi ya da yenilerine yer açmak için sildi.

M.Ö. 7. yüzyıldan itibaren yapımına başlanan ve asıl inşaatı M.Ö.221 ile M.S.608 yılları arasında yapılmış olan Dünyanın 7 harikasından biri olan Çin Seddi de yapılış amacı itibariyle; sanatsal bir ifade olmamakla beraber, insanoğlunun doğaya bıraktığı bir iz olarak arazi sanatına en büyük örnektir.

Bir diğer örnek ise İngiltere'nin en ünlü tarihi yapılarından biri; Stonehenge... Gizemi halen çözülebilmiş değil. Bilinen gerçek, buranın M.Ö. 2300 yıllarında inşa edilmeye başladığı yönünde. Bu yapının esrarı çevresinde bulunan mezarlarda gizli. Buranın ne amaçla inşa edildiği de henüz bilinmiyor. İlk tahminler bir tapınak olduğu şeklindeydi. Daha sonra buna gündönümünü işaret eden takvim tahmini eklendi. Son tez ise bu esrarlı yapının bir şifa merkezi olabileceğine yönelik. Wiltshire yakınlarındaki bu tarihi yapının "mavi" taşları 240 kilometre ötedeki Güney Galler'in Preseli bölgesinden getirilmiş. Son teze göre insanlar bu mavi taşların tılsımlı olduğuna inanıyorlardı. Binlerce kilometre öteden buraya akın akın geliyor ve taşlardan şifa bulmaya çalışıyorlardı. Esrarengiz binanın etrafındaki mezarlarda bulunan cesetler bunu kanıtlar nitelikte. Zira mezarlarda, "anormal sayıda" fiziki yara ve hastalıkları bulunan ceset kalıntıları teşhis edildi. Mezarlardaki dişlerin analizi sonucu, cenazelerin "yarıya yakınının" Stonehenge bölgesinde doğmuş insanlardan olmadığının anlaşıldı. Stonehenge'in sadece hasta insanları değil, şifa dağıtma özelliği bulunanları da çeken bir merkez olduğu sanılıyor.

Bu örneklere; İnka’ların Machu Picchu şehri, Nemrut Dağı’naki Kommagene Krallığı zamanında, tanrılar ve krallar adına yaptırılmış heykeller ve anıt mezarları da ekleyebiliriz.

canan-temizelli3O dönemlerde yapılanlar sanat amacıyla gerçekleştirilmemiş olsa bile her biri günümüz arazi sanatına örnek gösterilebilir.

Arazi Sanatı’nın bir akım olarak ortaya çıkmasının öncülerinden olan Robert Smithson’ın amacı; insan elinden çıkma, spiral bir dalgakıran yapabilmekti. Amerika’nın Utah Eyaleti’ndeki Büyük Tuz Gölü’ne kilometrelerce öteden, tonlarca taş getirdi. Ve yapığı esere “Spiral Jetty” adını verdi. Bir süre sonra dalgakıranın spiralleri arasında kalan suların kırmızı bir yosunla kaplandığını gördü. Doğa “Spiral Jetty” ile iletişime geçmiş ve bu yosunlar ona kanayan, dev bir organizma görüntüsünü vermişti. Bu, doğanın Land Art’ı kabullenişi ya da değer katışıydı.

canan-temizelli4Çöl de; arazi sanatçıları için uygun ortam sağlıyordu. Onların eserleri için taşınmazlık, satılmazlık, insanın kolay ulaşamaması ve bu nedenle izlenmezlik ilkelerini karşılıyordu. Üstelik çöl, üzerindeki değişiklikleri çok kolay yutabiliyor ve eski haline dönebiliyordu. Bu da arazi sanatçılarının “eseri doğaya kurban etme” isteğini tatmin ediyordu.

Pek çoğunun ancak havadan görüldüğünde algılanabilirliği ve bazılarının sadece fotoğraflarla belgelenebilirlikleri düşünülecek olursa, arazi sanatının “kim için yapıldığı?” sorusunu sormak gereği çıkar karşımıza. Çok büyük boyutlarda ve bir o kadar zahmetle oluşturulan seyircisiz bir sanatın karşısında, ilkel atalarımız ya da eski uygarlıların inanışları doğrultusunda gökyüzü ve gökyüzündeki güçleri hedefledikleri düşünülebilir.

Arazi sanatçıları, sanat eserinin ölümsüzlüğü konusunda ressamlar ya da heykeltıraşlar ile aynı fikri paylaşmadılar. İzlenmek onların kaygılarından değildi. Onlar eserlerinin görüntülerini aldıktan sonra onu ait olduğu yere, doğaya terk ettiler.

Dünyaca ünlü arazi sanatçıları arasında Vitto Acoonci, Betty Beaumont, Meh Chin, David Nash, Nancy Holt, Seth Wulsin, Nils Udo, Ricard Long gibi isimler yer alıyor.

canan-temizelli5Bu isimlere ilave olarak ekleyebileceğim başka bir sanatçı ise; Andrew Rogers. Andrew Rogers’ı benim için önemli kılan ise; yapımına 2007 yılında Nevşehir’in Göreme beldesindeki Karadağ mevkiinde başladığı 450 kilometre yükseklikten yani uzaydan görülebilen “Hayatın Ritmi” projesi çerçevesinde gerçekleştirdiği “Time and Space (Zaman ve Mekan) isimli 10 heykel yapması… Bu heykellerin yapımında 15 bin ton taş kullanılmış ve içlerinde yerel halkın da bulunduğu 230 kişilik bir ekip ile çalışılmıştır. Tarihin, gizemin ve doğanın harmanında Kapadokya; Land Art’a ev sahipliği yapmaktadır.

Kendi topraklarımıza geldikçe, kulağıma da kendi ezgilerimiz gelmeye başladı. Aşık Veysel’in dizlerinde ne güzel de anlam buluyor sanatçı ve doğa ilişkisi:

“Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sadık yarim kara topraktır”

Bookmaker bet365 The best odds.

Full premium BIG Theme for CMS