Çömlekçilik

Figen Özden tarafından yazıldı. Aktif .

comlek1

Karanlık çağlardan hemen sonra insanoğlu yaşam alanları ve yaşamak için her yola baş vururken sadece düşüncesi hayatta kalmak ve karnını doyurmakmış .O yıllarda korkular yüzünden saklanacak mağaralar ararlarmış, en yüksekte en korunaklı yerleri seçerlermiş. Beslenmek için avlanmak zorundalarmış. Ormana giden erkekler sadece eşlerinin karnını doyurmak istermiş. Bunu mağaralarının duvarlarına resmederlermiş. Belki de nerde olduklarını anlatmaya çalışıyor da olabilirler. 

Ateşin bulunmasıyla korkulara biri daha eklenmiş. Toprağı ekip biçerken bereketini gökten gelen sudan oldugunu ve yağmur yağsın diye özel törenler düzenlermiş . Mağaraların duvarlarında av resimleri sonrasında bereket törenleri resmedilmiş. Yağmur sularının derelerin yataklarına taşıdığı kırmızı kili evlerine yiyecek taşımak için avuç içlerinden daha büyük kaplar haline getirmişler. Meyveler , bitkiler taşıyorlarmış mağralarına.

Çok karanlık gecelerden birinde insanoğlu korktuğu ateşi yakmış mağarasının önünde. Birden alevler büyümüş rüzgarla ve bütün mağarada olan herşey yanmış. Ateş toprakla buluştuğu yerde taşlaşmış ve seramik kaplar oluvermiş. Bzen korktuğumuz şeylerin doğru kullanıldığında ne sonuçlar verdiği ilk o yıllar çıkmış.

comlek2

Çömlekçilik ilkel yıllardan buyana zanaat olarak hayatımızın her köşesinde var. Anadolu toprakları o kadar bereketli ki ekilip buğday olup faydalı bir avuç çamurla çanak çömlek yapar ustalar, toprak testilerle su taşır kızlar. Yüz yıllardır zanaat olan çömlekçilik, artık son yüzyılda zanaattan çıkıp sanat olarak hayata farklı bir noktasından farklı bakış açıları açıyor. Evlerimizde ıslak zeminlerde kullandığımız karolardan tutun kahvenizi yudumladığınız fincanlarımız özel tasarım yapılarak mazemeler hayatın her köşesinde yer almıştır.

Sanat dendiğinde aslında Anadolu’da var olana zanaatların farklı yorumlanmasından ve farklı çalışma tekniklerinin geliştirilmiş hali. Dünyada sanatta söz hakkı sahibi olmamıza yardımcı olmuştur. Bu topraklarda zanaattın korunması ve gelişimi açısından farkında bile olmadan Avrupa özentisi yaptığımız birçok şey zanaatı sanata cevirmiştir. Eskiden ustalar ve çıraklar vardı. Şimdilerde sanatçı dediğimiz benim gibi insanların okuması için güzel sanatlar fakülteleri açıldı. Birçok öğrenci yetişti, yetişmeye de davam ediyor.

Aslında çömlek ustaları, kerpiç evlerin ustaları hep yanında çırak yetiştirir zanaatını ona öğretirmiş. Ustasından aldığı feyzle çıraklar yetişirmiş. Ustalar o kadar önemli insanlarmış ki çırak kendi ailesinden çok önem verirmiş ustasına. Ustası da çırağına kendi evladından ayırmazmış. Saygının yanında korku da varmış. Herşeyi öğretirmiş ustası çırağına . Seramik disiplin ve sabır ister. Dere yataklarında toplanan çamurlar dağları aşıp gelirken, kil olma özelliğini kazanıken sabırla suda akıp gelir dere yatağına. Kızılırmak dere yataklarında toplanan kırmızı kil kadınlar tarafından toplanır, bir iki gün dinlendirildikten sonra yoğrulan çamur ustalarının atölyelerinde, elleriyle şekillenmeye başlar. Çark ustaları, elle şekillendirme ustaları ayrıdır. Çamur yol culuğunu ancak ateşle buluştuğunda sonlanır.