Japonya

tchayat tarafından yazıldı. Aktif .

japan-kapak

Japonya uzak doğuda adalardan oluşan bir ülkedir. Hiç bir ülke ile kara sınırı bulunmamaktadır, üç binden fazla adadan oluşmuştur. Kelimenin tam anlamıyla bir adalar ülkesidir. Japon takım adaları 3800 kilometre uzunluğunda olup yay biçimindedir. Bu adaların en büyükleri sırası ile Honşu, Hokkaido, Kyuşu ve Şikoku’dur. Honşu’nun alanı toplam alanın %60’ından fazladır. Ülkenin toplam yüz ölçümü 377,835 kilometre karedir ve bu yüz ölçümünün de % 71’i dağlıktır. Dağların araları vadi, nehirler ve göllerle doludur. Ülkenin en yüksek ve coğrafi açıdan en çok tanınan yeri Fuji Dağı’dır. 3776 metre yüksekliğindeki Fuji Dağı ülkenin 77 aktif volkanından birisidir. Japon efsanelerine göre, Fuji dağının zirvesinde güneşin doğuşuna şahit olursanız yeni bir hayata başlayacaksınızdır. Bu efsaneden de fark edebildiğimiz gibi Güneş, Japon kültüründe önemli bir yer tutmaktadır. Japoncada ülkenin adı Nihon-Nippon’dur, kelime anlamı güneşin kaynağıdır. Ülke bayrağındaki kırmızı renk Güneş’i temsil eder ve anlamı da içtenlik, parlaklık ve sıcaklıktır. Beyaz zemin ise dürüstlük ve saflığı ifade eder.

Japon takımadalarına ilk olarak adaların Asya kıtasının bir parçası olduğu dönemde yerleşildiği tahmin edilmektedir. Arkeolojik araştırmalar yontma taş devrinde takımadalarda yaşayan insanların temelde avcılık ve toplayıcılıkla geçindiklerini ortaya çıkarmıştır.

4. Yüzyıldan sonra Japonya ile Kore yarımadasındaki krallıklar arasında ilişkiler kurulmuştur. Bu tarihten sonra da Japonya’da Çin’in kültür etkileri görülmüştür. Budizm ve Konfüçyüs dinleri 550’li yıllardan sonra takımadalarına girmiştir. Hristiyanlık ise 16.yy.’da adaya gelen misyonerlerin çabası ile yayılmaya başlamıştır. Hristiyanlığın ve batı kültürünün Japonya için tehdit oluşturacağına inanan liderler, Hollanda ve Çin tüccarı dışındaki bütün yabancıların ülkeye girişini yasakladılar. Ülkenin dış dünya ile yeniden teması 1800'lü yılların ortalarında gerçekleşmiştir. Japonya 1854 yılında Amerika, Büyük Britanya, Rusya ve Hollanda ile ticaret anlaşmaları imzalamıştır.

japonya1

Günümüzde Japon kültürü, küreselleşmenin etkisinde olan diğer ülkelerde olduğu gibi dış etkiler ile iç gelişmelerin bir karışımından oluşmuştur. Batı kültürünü benimsemelerinin yanında, kendi kültürlerini de koruma ve yaşatmaya oldukça önem vermektedirler. Bu bağlamda, özel günlerinde kendi geleneksel kıyafetleri olan kimono’yu giymeyi ihmal etmezler. Kimono vücudu saran ve belde geniş bir kuşakla bağlanan, Japon halkının yüz yıllarca kullandığı geleneksel ve sembolleşmiş giysisidir. Yeni yıl kutlamalarında, evlilik gibi özel günlerde, bayramlarda ya da mezuniyet günlerinde genç, yaşlı, kadın, erkek Japonlar çoğunlukla kimono giyer. Kimonolar anneden kızına babadan oğluna aktarılarak giyilir. 

Japonya’da Tokyo’nun yanında en çok bilinen yerleşim yerleri Hiroshima ve Nagasaki’dir. Japonya, 7 Aralık 1941 yılında Pearl Harbour saldırısı ile 2. Dünya Savaşına girmiştir. Japonlar savaşın ilk yıllarında üstün göründüler fakat ilerleyen yıllarda ağır kayıplara uğramaktan kurtulamadılar. Amerikan uçaklarının 6 Ağustos 1945 yılında Hiroshima ve 9 Ağustosta da Nagasaki’ye attıkları atom bombaları ile ülke kayıtsız şartsız teslim olmak zorunda kalmıştır. Akabinde ülke 6 yıl kadar müttefiklerin kontrolünde kalmıştır. 1947 yılında liberal bir anayasa ilan edilmiş, 1951 yılındaki San Francisco barış antlaşması ile de Japonya tekrar dış ilişkiler kurma hakkını kazanmıştır.

Japonya 2. Dünya Savaşından sonra hızlı bir şekilde kalkınıp günümüzde ABD ve Çin’den sonra 4.4 trilyon dolarlık GSMH’sı ile dünyanın 3. büyük ekonomisi olmuştur. Japonya 1960larda %10, 1970lerde %5 ve 1980lerde %4lük yıllık büyüme oranları gerçekleştirmiştir. Ekonomi tarihinde çok ender karşılaşılan bu hızlı gelişmede Japon kültürünün binlerce yıldır bir parçası olan Kaizen felsefesinin önemli payı vardır. Kaizen Japonca ‘Kai’;değişim ve ‘Zen’;iyi olmak kelimelerinden türemiştir. Bir başka deyişle, Kaizen’i daha iyiye değişim olarak tanımlayabiliriz. Kaizen sürekli ve küçük gelişimlerle verimliliğin arttırılmasını amaçlar. Toplam arazinin ancak %11.6'sının ekilebilir olması, verimliliğin Japonlar için ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Japon çiftlikleri görece küçük olmasına rağmen, teknoloji ve bilimsel verilerle desteklenen üretim bu küçük alanların verimli biçimde kullanılmasını sağlamıştır. Yetişen ürünlerin başında pirinç gelir. Pirinçten sonra en çok buğday, şeker pancarı, patates ve fasulye yetiştirilir.

Japonya dünyanın önde gelen sanayi ülkelerinden birisidir. Sanayisi daha çok ağır sanayi üzerinde toplanmıştır. Başlıca sanayi tesisleri otomobil, elektronik, gemi, lokomotif, kimya, uçak ve her çeşit makine imal eden fabrikalardır. İş gücünün yaklaşık %28’i sanayi kesiminde çalışmaktadır. İş gücünün büyük çoğunluğu, yaklaşık % 68'i hizmetler sektöründe, geriye kalan % 4'lük kısım ise tarım kesiminde çalışmaktadır. 127 milyonluk Japonya nüfusunun 66 milyonu iş gücünü oluşturmaktadır. 2007 tahminleri ile ülkedeki işsizlik oranı % 4 civarındadır. 2006 yılı verilerine göre, Japonya ihracatının %22.8'ini ABD’ye, %14.3'ünü Çin’e, %7.8'ini Güney Kore’ye ve %6.8'ini Tayvan’a yapmıştır. Japonya'nın ihraç ettiği başlıca ürünler, ulaşım araçları, motorlu taşıtlar, yarı iletken maddeler, elektrikli makineler ve kimyasallardır. 2007 yılında 665.7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir. İthalatının da %20.5'ini Çin’den, %12sini ABD’den, %6.4'ünü S. Arabistan'dan, % 5.5ini B.A.E.’inden ve %4.8ini de Avustralya’dan karşılamıştır. Başlıca ithal ürünleri petrol, gıda, kimyasallar ve tekstildir. Japonya'nın 2007 yılındaki ithalatı 571.1 milyar dolardır. 2.Dünya savaşı sonrası dönemde Türkiye Japonya'nın uluslararası birliklere katılımını desteklemiş ve Birleşmiş Milletler nezdinde Japonya ile yakın işbirliği ilişkileri tesis etmiştir. İki ülke arasında ticaret anlaşması 1955 yılında Ankara'da imzalanmıştır. 2007 yılında Japonya'ya ihracatımız 246 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Aynı yıl Japonya'dan ithalatımız ise 3 milyar 703 milyon dolarla toplam ithalatımızın %2.2sini oluşturmaktadır. 2007 yılında, Japonya Türkiye'nin ithalatında 13. sırada yer alırken, ihracat yaptığımız ilk 50 ülke arasında bulunmamaktadır. Türkiye ile Japonya ekonomik ve ticari ilişkiler açısından birbirini tamamlayan nitelikte olmasına rağmen Japonya'nın ihtiyaç duyduğu malların çoğu Çin pazarından karşılandığı için bu ülkeye olan ihracatımız oldukça düşük seviyelerde kalmaktadır.

Nüfus: 127 288 419 (2008 tahmini)
İmparator: Akihito Mikasa
Başbakan: Yasuo Fukuda
Başkent: Tokyo
Yüz Ölçümü: 377 835 km2
Nüfusun Yaş Dağılımı:
0-14 yaş :%13.7
15-64 yaş :%64.7
65 ve üzeri:%21.6
Reel Büyüme Oranı: %1.9 (2007 yılı)
Toplam İş Gücü: 66.07 milyon
İşsizlik Oranı: % 4
Enflasyon: %0
İhracat: 665.7 Milyar Dolar
İthalat: 571.1 Milyar Dolar
Dış Borç: 1.492 Trilyon Dolar
Para Birimi: Japon Yeni
Demir Yolu Uzunluğu: 23 474 km
Asfalt Yolu: 1.183 milyon km
İnternet Kullanıcısı: 87.5 milyon

PLG_CONTENT_AUTHORLIST_TITLE_MORE_ARTICLES