Блог http://webekm.com/ и още нещо.

Vergi kanunlarının yeniden yazılması

Ömer Kalın tarafından yazıldı. Aktif .

Vergi kanunlarındaki yapılan değişiklikler, eklemeler, kaldırılan hükümler, mükerrer maddeler, geçici maddeler, istisnalar, muaflıklar, indirimler, genelgeler, özelgeler, iç tüzükler, Sirkülerler vs. kanunları o kadar karmaşık bir hale getirdi ki sonunda vergi kanunlarının tekrar sıfırdan yazılması gündeme geldi.
Nitekim Maliye Bakanlığı Vergi Konseyi adında bir konsey oluşturdu. Konsey şu sıralarda Kurumlar Vergisi, Gelir vergisi, Vergi Usul Kanununu başta olmak üzere vergi kanunlarını yeniden yazmaya başladı.
 
Özellikle son yıllarda kanunlardaki çok hızlı değişiklikler, karmaşıklıklar uygulamada bizlere, ihtilaflarda kanunları uygulayan idarelere, netice olarak da kanunları hazırlayanlara çok büyük sıkıntılar doğurdu. Vergi mükellefi ile vergi idaresi arasında köprü vazifesi yapan bizler bu sıkıntılarımızı mükellefe ve idareye anlatma konusunda gerçekten çok zor anlar yaşadık.Sonunda vergi idaresi de işin içinden çıkamaz hale gelince kanunları tekrar yazmak kaçınılmaz oldu.
Vergi kanunlarının karmaşık bir yapı yerine, açık ve anlaşılabilir olmasından daha ziyade, kanunların uygulanabilir olması ve amaçlanan hedefe ulaşılması önem arz etmektedir.
 
Mesela kayıt dışı ekonomiyi kontrol altına alabilmesi önemli. Geçimini zor sağlayan küçük esnafı koruması, onları vergi yükü ile ezmemesi önemli. Gerçekten kazanandan vergi alarak vergi adaletini sağlaması önemli. Kanunların uygulanmasındaki gereksiz bürokrasiyi azaltabilmesi önemli. Kanunların karmaşık yada anlaşılır olmasının bu sayılanların yanında çok da önemli olmadığı görülmektedir.
 
Vergi kanunları uygulamadaki şekli ile kayıt dışı ekonomiyi daha da artırmıştır. Vergi oranlarının yüksek olması ve bu oranlarda genel anlamda indirimlerin yapılmaması tahakkuk edecek vergiyi arttırması hesaplanırken tam tersine azaltmıştır. Vergi oranlarını artırarak vergi gelirlerinde artma beklemek mantık olarak veya matematiksel olarak doğru olabilir. Ancak ne hikmetse bu mantık ülkemiz için hep ters işlemiştir. Vergi oranlarındaki artışa tepki, vergi gelirlerinin azalmasına sebep olmuştur.
 
Biz ülke olarak vergi idaresini sadece vergi toplama, denetim yapma ve ceza kesme olarak çok dar kapsamda kullanmaktayız. Halbuki bu bize göre vergiciliğin sadece bir boyutudur. Tabi ki idare vergi toplayacaktır. Tabi ki yoğun olarak denetim de yapmalıdır. Sonuçta bir usulsüzlük varsa cezasını da yazacaktır. Böyle olunca da sonuç ortada. Değişen olumlu bir şey yok. Kayıt dışı artıyor azalmıyor. Vergicilikte kayıt dışı en önemli gösterge. Kesinlikle çözülmesi gereken en büyük problem. Kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına alamazsanız, vergiyi tabana yayarak mükellef sayısını arttıramazsanız, başka tedbirler ile yada sadece mevcut mükellefler ile bu problemlerin çözümü mümkün olmayacaktır.
 
Vergi idaresi kendisine vergi ödeyen mükellefine başka açıdan yaklaşmasını, ona danışmanlık yapmasını, yol göstermesini, bir müşteri gibi görmesini öğrenmek veya bunu denemek zorunda. Mesela arka arkaya zarar eden, bilançoları eksiye giden, verimliliği düşen, istihdama katkısı veya katma değeri azalan firmalara bunun sebebini sorabilmeli, onlara teknik konularda, finansman, dış ticaret, yatırım, üretim konularında danışmanlık yapabilecek teknik kadrolar oluşturabilmeli. Her ne kadar bu özel sektör olarak uygulanıyor ise de bunu devletin de kendisi açısından yapabilmeli. Söylediklerimiz ülkemizde ve şu zaman için çok uzak gibi görünse de, bunun gelişmiş ülkelerde uygulandığını görüyoruz. Yani bazı ülkelerde devletin zarar eden dolayısıyla kendisine vergi ödeyemeyen mükellefine uzman elemanlarını göndererek, danışmanlık bazında onlara yardımcı olduklarını ve yol gösterdiklerini biliyoruz. Bunun bizim ülkemizde de uygulanmasında sakınca olacağını zannetmiyoruz.
 
Vergi kanunları yeniden yazılırken, vergiciliği daha geniş boyutta düşünmek çok önemli. Vergiyi tabana yayarak, %50-60’larda olan kayıt dışı ekonomiyi en aza indirmek ana hedef olmalı. Bu hedefe ulaşmak, vergi mükellefini bir müşteri olarak görebilmek ve ilişkileri müşteri bilinci ile düzenlemek gibi sistem değişikliklerine hazır olunmalı.

Eğer hedefte vergiyi tabana yaymak gibi bir düşünceniz var ise, düzenlemeleri yaparken de bu tabanın görüşlerini almanın ve isteklerini dinlemenin bazı problemlerin çözümü için yeterli olacağı kanaatindeyiz.

Bookmaker bet365 The best odds.

Full premium BIG Theme for CMS