Блог http://webekm.com/ и още нещо.

Larry Dye ile Söyleşi

Abdullah Coşkunüzer tarafından yazıldı. Aktif .

lry1

tchayat Amerika temsilcimiz Abdullah Coşkunüzer
Amerika Sosyal Güvenlik Kurumu Bşk. Yrd. Larry Dye ile görüştü


A.Coşkunüzer: Bize kendinizden bahseder misiniz ?

Larry Dye: Birleşik devletlerin Kentucky eyaletinde doğdum. Annemin ve babamın aileleri 1640 yılından beri bu ülkedeler. Muhtemelen 11. kuşak Amerikalı ve 6. kuşak Kentucky'liyim. İlk ve orta öğrenimini Kentucky devlet okullarında tamamladım. Kentucky Center of College'dan 1970 yılında mezun oldum. 1971 yılında Washington'a geldim ve diploma almak için Rogers üniversitesine gittim . O zamandan beri kariyerimin büyük kısmını Washington'da yaptım. Hükümette 18 yıllık devlet tecrübem var ve yakında 18 yıl olacak. Bunun da büyük kısmı Capitol Hill'da meclis üyeleri ve senato için çalışmakla geçti. Birinci Bush yönetiminde de görev aldım.

A.Coşkunüzer: Birleşik Devletlerdeki sosyal yapı hakkında bize ne söyleyebilirsiniz? Nasıl bir tanımlama yapabilirsiniz?

Larry Dye: Bizim sosyal yapımız çok çeşitli. Gerçektende göçmenlerin oluşturduğu bir ulusuz. Hemen hemen dünyanın her ülkesinden buraya göç eden ve Birleşik devletleri kendi evi olarak adlandırmayı seçen bir halka sahibiz. Sonuç olarak başkent Washington'da (ve Birleşik Devletler'deki diğer birçok büyük şehirde) ingilizceden başka diğer dillerde de konuşulduğunu duyabilirsiniz. Birçok ülkeden birçok insanımız var. Sanırım bu bizim güç kaynaklarımızdan bir tanesidir. Ayrıca değişik gelir sınıfından da birçok insanımız var. Bazı ülkeler az sayıda zengine karşılık çok fazla fakire sahip. Bizim çok kuvvetli ve sağlıklı bir orta sınıfımız var. Bu gerçektende ülkemizin başarısının ardındaki sırlardan bir tanesidir. Her ne kadar bazı fakir vatandaşlarımız için ekonomik problemlerimiz olsa da ekonomik olarak güçlüyüz ve vatandaşlarımızın büyük bir kısmı yüksek bir hayat standartına sahiptir.

A.Coşkunüzer: Amerikan vatandaşlarının sahip olduğu haklar nelerdir?

Larry Dye: Ülkemiz bildiğiniz üzere İngilizlere karşı bağımsızlık savaşımızın başladığı 1776 yılında kuruldu. Devrimci bir savaş yaptık. Savaş bitipte biz kazandıktan sonra Amerikan kolonileri bir araya geldi ve bir konfederasyon meydana getirdiler. Bir süre konfederasyon maddelerine bağlı olarak çalıştık. Fakat bu birçok insanında düşündüğü gibi işe yaramadı. Bu sebepten dolayı tekrar bir araya geldiler ve Birleşik Devletler Anayasası'nı hazırladılar.Bu anayasa bizim için en önemli yasal dökümanımız ve bizim kanuni sistemimizin kuruluşudur. Daha sonraki tüm kanunlarımızda bu anayasa ve prensipleri esas alınarak hazırlanmıştır.İnsanlar anayasayı tanzim ederken kelimenin asıl anlamından fazla şeylere ihtiyaç duyulduğuna karar verdiler. Böylece Amerikada bilinen ismiyle” İnsan Hakları Beyannamesi” ni tasarladılar. İnsan Hakları Beyannamesi anayasanın ilk 10 maddesinde yapılan değişikliklerden oluşur ve Amerikan vatandaşlarının hangi haklara sahip olduğunu belirler. Bunların arasında seçmiş olduğu dine istediği gibi ibadet etme özgürlüğü sayılabilir.Ayrıca bu beyanname hükümetin ülke için tek bir kiliseyi dikte ettirmesini yada resmi bir kilise belirlemesini yasaklar. Bundan dolayı Amerikalılar Tanrı'ya istedikleri şekilde ibadet etme özgürlüğüne sahiptirler. İnsan Hakları Beyannamesi ayrıva bir jüri tarafından yargılanma hakkınızın olduğunu, mahkemeye gittiğinizde korunması gereken kanuni haklarınızın olduğunu söyler, bu ülkede oy kullanma özgürlüğümüz var. Özgür konuşma hakkımız vardır ki bu çok önemlidir. Bazen birçoğumuzun duymaktan hoşlanmadığı gerçekten çirkin şeylerin toplum içinde söylenmesine müsaade edildiği için suçlu olduğumuzu arasıra güçlü bir şekilde vurguladığımızı düşünüyorum. Ama katiyetle şuna inanıyoruz ki bu söylenmesine müsaade edilen şeyler birçoğumuz için incitici olsa bile bireyler düşüncelerini söylemek konusunda maksimum özgürlüğe sahip olmalıdırlar. Bu konuşma özgürlüğü bizim için oldukça işe yaradı. Özgür bir basınımız, özgür bir hükümet kontrolümüz var. Bunlar Amerikan vatandaşlarının temel haklarından bazıları.

A.Coşkunüzer: Birleşik devletler vatandaşlarının hakları ile diğer ülkeler arasında nasıl bir karşılaştırma yapabilirsiniz?

Larry Dye: Birkaç sebepten dolayı bu karşılaştırmayı yapmak oldukça güçtür. Bir sürü diğer ülkeler vardır.Bizim ülkemiz, Türkiye, İngiltere, Rusya, İran, Mısır, Yunanistan ve birçokları. Herbirisinin kendi hükümetleri ve kendi ülkesi içinde geliştirilmiş kanuni sistemleri vardır. Uluslararası politika uzmanı olmadığımdan dolayı kendi ülkem ve diğer ülkeler arasındaki özelliği olan farklılıklardan konuşamam çünkü onların durumlarını ve kanunlarını bilemem. Ama benim genel izlenimim Amerika'daki hakların batı Avrupa ve Avrupa Birliğinde bulabileceğiniz haklara çok benzer olduğudur. Mutlaka bir takım farklılıklar vardır ama çoğu kısımda aynı çeşit hakları garanti etme eğilimindeyiz, oy kullanma hakkı, beğendiğiniz hükümeti seçme gibi buna benzer daha bir çok benzerlikler bulabilirsiniz. Batı Avrupa'nın dışındaki her bir ülkeyi daha yakından incelemek zorundasınız çünkü Batı Avrupanın dışındakiler açıkça bizimkinden farklı bir kültürden gelmektedir. Bizim örf ve adete dayanan kanunlarımızın bir çoğu İngiltere'den (English common law) gelmiş ve biz bunları kendi kanunlarımızın içine koymuşuzdur. Bizim geleneklerimiz bu Ülkeyi kuran İngiliz göçmenlerinki ile benzerdir. İngiltereden hasıl olan kanunlara karşı çok fazla itimat vardır. Fakat dünyada Ortadoğu dahil olmak üzere(Bununla hem Arap hemde Musevi toplumunu kastediyorum) eski kanun koyuculara baktığımızda onların kanunlarından bizim kanunlarımıza yazılmış olan önemli kısımlar bulacaksınız. Türkiye'ye gelince, bizim sistemimiz ile sizin sisteminiz arasındakiarasındaki farkları tanımlamak oldukça güç olacaktır. Çünkü sizde parlementer demokrasi vardır ve bazı şeyleri bizim yaptığımızdan biraz daha farklı yapmaktasınız. Bireysel haklar bakımından bazı farklılıklar olmakla beraber Türkiye'yi iyi bir dost ve müttefik olarak düşünebiliriz. Eninde sonunda kendi kararını vermek o ülkeye bağlıdır. O ülkenin insanları hükümetin tipine ve hangi haklarla yaşamaya istekli olduklarına kendileri karar vermelidirler.

img0047 fhdr

A.Coşkunüzer: Sonuç olarak gelişmekte olan ülkelere olan önerileriniz nelerdir?

Larry Dye: Her ne kadar diğer ülkelerden benzer şeyi söylemeyen bazı insanlar için yegane olmasada bu yegane Amerikan görüş açısıdır. Sanırım gelişmekte olan ülkeleri işadamlarını kendi ülkelerinde gelişmeleri için mümkün olduğunca çok özgürlük vermeleri için teşvik ederdim. Amerikada biz hükümetin ticari iş kurmasına izin vermiyoruz. Bizim devlet tarafından çalıştırılan işletmelerimiz yoktur ve genelde buna muhalifiz. Bize göre özel sektör ticari gelişmenin meydana geleceği en iyi yerdir. Hiç birşey mükemmel değildir.Fakat Amerikan ticareti bu şekilde nasıl büyüyebildi, bunu dünya ile paylaşabildik, öteki ülkelerinde buna bir göz atmasını isterdim. Türkiye’de hükümetinizin ve ticari hayata hakim grupların çalışanların haklarını koruma altına alınmasını sağlamaya yönelik gayret göstermelerini söyleyebilirim. Çalışanlarınıza kötü muamele edilmesine izin vermeyiniz. Çalışanlarınız için bazı belli temel hakları saptayın, böylelikle kendilerine kötü muamele edilemez. Fakat ticarete de büyümesi, genişlemesi ve gelişmesi için mümkün olduğunca çok fırsat verin.Ticareti çok fazla vergilendirerek araştırma, yeni pazarlar bulma gibi faaliyetlere ayrılacak paraları almamaya özen gösterin.Ticari topluma yeni ürünler geliştirebilmesi, yalnız Türkiye'ye değil dünyanın diğer bölgelerine de mal satabilmesi için mümkün olduğu kadar çok fırsat verin. Cumhuriyetinizin kurulduğu ilk yıllarda kadınlarında oy kullanabilmesi için yapılan gayretleri biliyorum. Biz 1920 lere kadar kadınlara oy kullanma hakkı vermedik. Türkiye ve Birleşik Devletler kadınlara oy kullanma hakkını hemen hemen aynı zamanda verdiler. Bir diğer mesele de, Türkiye ve diğer Ortadoğu ülkeleri için ihtilaflı olmakla beraber, inanıyoruz ki başarımızın anahtarlarından bir tanesi de kiliseyi devletten ayırmamızdır. Türkiyenin %99'luk bir kısmı müslüman olarak tanımlanıyor. Bu ülkede böyle yüksek bir oranda tanımlanan protestan, roman katolik, müslüman, metodist yada başka bir grup bulmanız mümkün değildir. Bu ülkede büyük bir müslüman ve musevi toplumu vardır. Aslında muhtemelen New York'ta İsrail'de olduğundan fazla musevi, bazı büyük kentlerimizde de bazı ülkelerin nüfusundan fazla müslüman vardır. Bu büyük bir toplum, Birleşik devletlerde %90 nüfusunun aynı dinden olduğunu bulamazsınız. Bizim ülkemiz farklı (nüfusumuz Çeşitli) ve bu bizim gücümüzün bir parçası.Biz tüm dinlerin kendi ibadetlerini yaptığı bir toplum oluşturduk ve hükümet bunu düzenlemiyor. Diyebilirimki ibadet özgürlüğü çok önemli. Umarım gelişmekte olan ülkeler bunu göz önüne alırlar.

A.Coşkunüzer: Bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim.

Larry Dye: Bende buraya kadar geldiğiniz için teşekkür ederim. Lütfen okuyucularınıza en derin saygılarımı iletin. Türkiye büyük bir ülke ve büyük bir halkı var. Türkleri çok seviyorum. Türkiye'ye çok zevkli bir seyahat yaptım bir gün tekrar oraya dönmek istiyorum çünkü yeryüzünde Türklerden daha iyi bir arkadaş bulamayacağınızı öğrendim. Kibar, cömert ve düşünceli insanlar gelecekte bir gün tekrar birlikte olmak isterim.

PLG_CONTENT_AUTHORLIST_TITLE_ABOUT_AUTHOR

Abdullah Coşkunüzer

Articles by Abdullah Coskunuzer

Bookmaker bet365 The best odds.

Full premium BIG Theme for CMS