Gündem

Özkan Özipekliler tarafından yazıldı. Aktif .

Medeniyetler Kavuşması

Yunanistan’a yaptığım ilk seyahatimde , Atina sokalarında kiraladığımız araba ile dolaşırken kendimi İstanbul sokaklarında sanmıştım. Ortam ve halk bana sıcaklık vermişti. Bir vesile iş görüşmesi için buluştuğumuz Minas Bey , anılarını anlatınca gözlerim doldu. Türkiye doğumlu olan ve Türkiye’de askerlik yapan Minas Bey , Rum olmakla beraber gençlik yıllarında arkadaşları ile birlikte oruç tuttuğunu, çocukluğundan gençliğine Türk arkadaşları ile kardeşçe büyüdüklerini söyledi. Ancak 1960 yıllarında Rum halkına karşı yürütülen siyasetin kendilerini çok üzdüğünü belirtti. Çok sevdiği bir arkadaşının kendisine bu dönemde “gavur” diye hitap etmesine çok içerlediğini buğulu gözlerle bize aktardı. Minas Bey, bu olaydan sonra İstanbul’dan ailesi ile beraber tamamen ayrılmış. Ancak Minas Bey Türkiye’den gelen bizi görünce gözleri pırıl pırıl olmuştu. Bize sarılırken sanki Türkiye deki hatıralarına sarılıyordu. Yunanistan seyahatimde Atina sokaklarında benzeri birkaç olay ile daha karşılaştım...

Yine bir iş seyahatinde Suriye’de, Halep’de Dikran Bey’in iş yerinde çay sohbetinde iken tarihsel olaylara konu gelip çatıverdi. Dikran Bey, Gaziantep doğumlu bir Ermeni’dir ve Türkçe’yi çok iyi konuşur. Elinde babasının Gaziantep’teki evinin tapusunu göstererek anlatıyor. Burayı sizin devlet şimdi müze yaptı. Neden bunu bize böyle yaptı diye yakınıyor. Dikran Bey’e, sırası gelmişken soruyoruz. Abi, sizinkiler mi bizim büyüklerimizi kestiler? Yoksa bizimkiler mi sizin büyükleri kestiler? Hisli duygular ile cevap alıyoruz. Biz tarih boyunca kimseye yaranamadık ki. İlk önce Hıristiyan olduk , Allah’a inanmaya başladık, Rumlar ve Ruslar bizi kestiler. Sonra siz Anadolu’ya geldiniz, bir itiş kakış oldu. Ama yıllar boyunca Ermeni Türk Anadolu’da kavga etmeden yaşadılar. Hatta Ermeni gençler ile Türk gençler evlendiler bile. Hiç bir problem olmadı aramızda. Ne zaman ki, Ruslar Osmanlı’yı sıkıştırdığında , İngilizler bizden birilerini kandırıp Osmanlı’yı vurdurdular. Ama onlar bir kısım kimselerdir. Büsbütün Ermeniler değildirler. Onlar hiç de iyi yapmadılar. Sonra sizinkiler , Rus geri çekilince bizimkileri çok fena yaptılar. O arada ezan okunuyor. Dikran Bey, yallah camiye diye bizi namaza gönderiyor. Yanındaki müslüman personel ile beraber caminin yolunu tutuyoruz. Dikran Bey , işyerinde personeli için bulundurduğu seccadeyi gösterdi bize ve beraber olduğumuz süre boyunca mükemmel bir ev sahipliği sergiledi. Şimdi o Türkiye’ye kaplıcalara geliyor.

Azarbaycan’da Dağıstan sınırında , Quba şehrindeyiz. Adil öğretmen anlatıyor ; Ermeniler ve Türkler birbirlerini sevmezdiler ancak Rus idaresinde olan yıllarda Ermeniler ile Türkler buralarda beraber yaşadılar. Biz geçmişteki kötülükleri unutmuştuk. Sovyetler dağıldıktan sonra ne olduysa oldu. Meğer Ermeniler’in kini varmış . Karabağ’da kinlerini kustular. Yıllardır kız alıp verilen Ermeniler, bir anda Türkiye ile Azarbaycan arasına hançer gibi yerleştiler. Birileri yaraları kaşıdılar. Onlara Batılı devletlerin herbiri ve Rus askerleri de yardım ettiler. Türkiye’mizi atayurttan kopardılar , uzaklaştırdılar diye anlatıyor.Öte yandan Ermeni şarkıcı Baronyan bir restoranda “Çırpınırdı Karadeniz” şarkısını söylüyor.

Yaşadığımız olaylar, etnik zenginliklerin bazı zamanlarda tahrik edilip hasar görmesine rağmen, atalarımızın hükmettikleri topraklarda , kültürel değerleri muhafaza ettiklerini sergiliyor.

Toplumlar içerisinde bulundurduğu farklı kültürler ile zengin hale gelirler. Anadolu yüzyıllar boyu bir çok medeniyete beşiklik etmiş , dolayısı ile bir çok kültürü de içerisinde barındırmıştır. Yaşattığımız sürece bu bir servettir ve bizim millet olarak sahip olduğumuz en önemli zenginliklerden biridir. Anadolu kültürü mistik doğu kültürü ile realist batı kültürü arasında köprü olmuştur. Medeniyetleri birbirine kavuşturmuştur.

Türkiye’de henüz keşfedilmemiş çok önemli petrol yatakları bulunabilir, yada dünyada geleceğin yakıtı olan bor madenlerinin önemli bir kısmı Türkiye’de bulanabilir. Bunlar ülkemiz adına çok önemli zenginlikler olabilir. Ama etnik açıdan çok farklı unsurların yeraldığı Orta Doğu ve Asya Bölgesi’nde huzur arayan güç merkezlerinin en fazla ihtiyaç duyacağı şey , bizi biz yapan ve tarih boyunca farklı medeniyetleri birbirine kavuşturan yapımız olacaktır.