Блог http://webekm.com/ и още нещо.

Sağlıklı Yaşam

Dr. Murat Baş (ac@tchayat.org) tarafından yazıldı. Aktif .

bir zamanlar doktorduk

Şimdi değil, bir zamanlar doktor olmak vardı. Zira bir zamanlar, doktorlar özgür insanlardı. Eski zanaatkarlar sınıfının geriye kalan son örnekleriydiler. Bir altın bilezikleri(meslekleri),yani serbest çalıştıkları kendi işleri vardı. Toplumun tamamına hizmet sunarlardı.

Yüzyıl öncesine kadar, birçoğu daha yaşlı bir doktorun yanında “usta-çırak” usulü yetişirdi. Cemaatin her kesiminden ve komşularından saygı görürlerdi. Devlet erkanından bile üstün kabul edilir, doktorlarla görüşmek için hatırı sayılır aracılara ihtiyaç duyulurdu. Doktorun huzuruna en güzel bayramlık elbiselerle çıkılırdı.

Hasta insanların evlerine ayaklarına giderlerdi. İlaç ve alet edavatlarını yanlarında gezdirirlerdi. Bilgileri bir çok açıdan sınırlıydı, ama yine de bilge insanlardı. Hastalarıyla bilgece ve arkadaşça ilişkiler kurarlardı.Sadece şifa dağıtan değil, çevresine öğütler veren, yardımcı olan umut dolu insanlardı. Herkesin gözü hekimin kazancındaydı, makul oranda kazanır, zengin olmadıkları halde hep çok zengin olarak bilinirlerdi.

Artık dünyanın hiçbir yerinde doktor tanımı buna uymuyor. İlk büyük değişiklik yaklaşık yüzyıl önce gerçekleşti. Tıbbiye(tıp okulları) modern öğretim kurumlarına dönüştü ve sadece bunlardan birisinden mezun olanlar doktor olarak kabul edildiler. Yani tabipler birer teknik uzman oluverdiler. Kapalı bir lonca haline geldiler ve ciddi sağlık hizmeti verme hakkını tekellerine aldılar. Hastahaneler ve ilaçlar,doktorlardan daha güvenli ve daha önemli hale geldiler. Doktorlar, sadece hastanelerde çalışmayı ve hastalarına orada bakmayı istiyorlardı. Doktorlar engin hünerli zanaatkarlıktan çıkıp, dar alan uzmanı olan profesyonelliğe terfi ettiler.

Doktorlar, çıkarlarını korumak üzere tabipler odası gibi kollektif organizasyonlar, yani esnaf locaları kurdular. Sayıları giderek artmaya başladı, pahalı tıbbi araç ve gereçler geliştirildi. Doktoru yok sayan teşhis ve tedavi makinaları icad edildi. Tıp, “hizmet” olmaktan çıkıp “iş” e dönüştü, doktorlarda işadamına. Büroları genişledi, destek personeli sayısı ve kazançları da kayda değer bir biçimde arttı.

Hasta ziyaretlerini kestiler,hastalar onların ayağına gelip daha çok para ödemeye başladılar. Doktorların politik tavırları da değişen ekonomik rolleriyle paralel gitti. Devlete ve halka bazen sırf maddi nedenlerden dolayı direndiler, hükümetle nispi bir özgürlük ve daha yüksek maaşlar konusunda pazarlığa oturdular. Hatta ulusal sağlık hizmetlerinde bile, iş koşullarının mutlak denetimini ellerinde tutmaya çalıştılar. Tıbbi teşhis ve tedavide kararları kendileri verdiler. Tıbbi yargılarını, tedaviyle ilgili tüm konulardaki kararlarda söz sahibi olacak şekilde kullandılar.

Sonraları dengeyi alt üst eden gelişmeler oldu. Sağlık hizmetine,dolayısıyla doktorlara talep arttı. İnsanlar her yerde daha fazla ve daha pahalı tıbbi bakım talep etti ve bu hizmetin bir kısmı (bazen hepsi) toplanan vergilerden ödendi. Bu durum tıbbı çok cazip ve çok kazançlı bir alan haline getirdi. Sağlık hizmetlerinin ticari yönü gitgide ağırlık kazanmaya başladı. Diğer iş alanlarında olduğu gibi, tekelleşmek kârlı bir işi daha kârlı hale getirdi. Tekelleşme, doktor örgütlenmeleri, kolektifleri ve çeşitlenen hastane hizmetleri formunda başladı ve gelişti. Hastaneler zincirler kurarak tekelleşti.

Bugüne kadar ülkemizde sağlık hizmetleri yapısı itibarıyla dünya üzerinde en özel ve en az hükümet müdahalesinin olduğu alanlardan birisiydi. Doktorlar diğer meslektekilere göre nispeten daha zengindiler. Sağlık kuruluşları, sadece doktorlar tarafından işletilmesi mevzuatça zorunlu kılınan ve tıp hizmetini pazarlayan özel ticari şirketler olarak tekelleşmeyi daha da arttırmaktaydılar. Sağlık maliyetleri, sadece doktorların bildiği nedenlerden dolayı giderek artmakta ve denetim dışında kalmaktaydı.

Ancak günümüzde, doktorlar bir anda serbest profesyonelliklerini yitirdiklerini ve işlerinin kontrolünü kaybettiklerini keşfettiler. Onlar artık patronlarından veya yöneticilerinden doğrudan emir alan işçilerdir. Ayni zamanda gelirlerinin azaldığını da keşfettiler; çünkü aldıkları paranın toplamı, hastalardan doğrudan para aldıkları dönemdekine göre azalmıştı. Artık, doktorlar birer işçiydiler,işadamıydılar ve işçiler profesyonel değildi,zira ticaret öğretilmemişti onlara. Metalaştırma ve sağlığı sekülerleştirme kamyonu sağlık hizmetlerine çarptı ve zanaatkarları ezdi geçti.

İşadamlığı hekime hiçte yakışmıyor...

Bookmaker bet365 The best odds.

Full premium BIG Theme for CMS