Блог http://webekm.com/ и още нещо.

Üreticimiz ve üretim şartları

Ömer Kalın tarafından yazıldı. Aktif .

Sanayicilerimiz; bir taraftan gelişmiş ve sanayileşmiş, üretimde en yüksek kalite noktasını yakalamış Almanya, Amerika, Ingiltere, Fransa gibi ülkelerin üretim ve ürünlerindeki kalite ile rekabet etmeye çalışırken, diğer taraftan kalite anlayışını bir tarafa bırakıp Avrupa ve Amerika piyasalarını alt üst edecek kadar ucuz mal üretip bütün pazarları ele geçirmekte
olan Çin’in ucuz mal politikası ile rekabet etmek zorunda kalmıştır.
 
Kalite ve ucuzluk rekabetleri arasında sıkışıp kalan, yüksek maliyetlerle üretim yapan sanayicilerimiz pazarlarını, ucuz mal üreten Çin’e, kalite anlayışını henüz geliştiremeyen ve yine üretim maliyetlerinin yüksek olmasından kaynaklanan kalitesiz üretim ile de pazarlarını gelişmiş ülkelere kaptırmaktadır.
 
Görüldüğü gibi, sanayicimizin her iki durumda da rekabet edememesinin sebebi üretim maliyetlerinin yüksek olmasından kaynaklanmaktadır. Üretim maliyetlerindeki unsurlara bakıldığında gerçekten bu unsurları en yüksek bedel ödeyerek satın alan ülkelerden biriyiz.
 
Üretimde ilk akla gelen enerjidir. Üreticimize elektriği, doğalgazı, petrolü en pahalıya satan ülkelerin başında gelmekteyiz. Yine diğer unsurlara baktığımızda; iletişim, ulaşım, işçilikteki yüksek vergi ve sigorta primleri ve diğer üretim girdilerindeki dolaylı vergilerin yüksek olmasından kaynaklanan yüksek üretim giderleri, dolaysız vergi oranlarının yüksek olması, kendi makinemizi üretemediğimizden yurt dışına ödenen yüksek sabit yatırım ve makine bedelleri, yine üretemediğimiz için yurt dışından satın alınmak zorunda kalınan yüksek maliyetli hammaddeler, yani ihracatımızın büyük bir kısmının ithalata dayalı ihracat olması.
 
Kısacası sanayicimiz dış pazardaki rakipleri ile rekabet ederken bir de kendi devletine karşı yerine getirmekle sorumlu olduğu bir takım yükümlülükler ile mücadele etmek zorunda kalmaktadır.
 
Devlet gerçekten Türk üreticisini, kendi sanayicisini dünya pazarlarında görmek istiyor ise, onları Çin sanayicisinin karşısına çıkarmak istiyor ise ve Çin ekonomisinin karşısında dim dik duran bir Türk ekonomisi görmek istiyor ise veya Avrupalı' nın karşısına da gerçekten Avrupalı gibi güçlü, kaliteli, ürünü rağbet gören ve tercih edilen bir sanayici çıkarmak istiyor ise, her şeyi baştan gözden geçirmek zorundadır. Kendi üreticisini ezmeyip, onları teşviklerle güçlendirerek ayakta tutmak zorundadır. Devlet üreten ile tüketeni birbirinden ayırt etmek zorundadır. Üretene tüketenden daha farklı davranmak zorundadır. Üretene vergisel avantajlar ve ucuz üretim hizmetleri sunmak zorundadır.
 
Yoksa ne olur; tabi ki yabancı sermaye dediğimiz kişi ve kurumlar ülkemize üretim için gelmez. Sadece ticaret için gelir. Ticaretini yapar ticaret bitince de karını ve sermayesini alır geri gider. Zaten öyle değil mi? Devletin istatistik verilerine bakıldığında ülkemize gelen yabancı sermayenin üçte ikisi ticareti tercih etmekte sadece üçte biri imalat sektörüne yatırım yapmaktadır. Bu durum ülkemizin üretim sektörünün sıkıntılı ve problemli olduğunu göstermektedir.
 
09.03.2006 tarihinden itibaren tekstil sektöründe KDV oranları yüzde onsekizden yüzde sekize indirilmiş, yine şu anda görüşülmekte olan tasarı ile kurumlar vergisi oranı yüzde otuzdan, yüzde yirmiye indirilmektedir. KDV indiriminin sadece tekstil sektörüne yapılması kesinlikle yanlıştır. Devlet bu indirimi genele yaymak zorundadır. Tekstil sektöründe ağırlıkla görülen kayıt dışılığın, KDV oranının yüzde sekize indirilmesi ile azalacağı düşünülebilir.
 
Kurumlar vergisi oranının yüzde yirmiye indirilmesi ticaret yada hizmet sektöründeki kurumlar için olumlu bir düzenleme olmakla birlikte, yatırım indirimi uygulamasının kaldırılması durumu üretim sektöründeki kurumlar için iyileştirme olarak kabul edilemez. Bu vergi indirimlerini üretime yansıtamadığınız, üretim girdileri içindeki dolaylı vergilerde yapamadığınız yada yapmadığınız müddetçe gerçek manada yani reel olarak bir vergi indiriminden bahsetmek doğru olamaz.
 
Eğer devlet bazı sektörlerde KDV oranlarını yüzde sekize indirmekle yada kurumlar vergisi oranını yüzde yirmiye indirmekle bazı şeyleri düzelttiğini veya gözden geçirdiğini sanıyor ise, gerçekten yukarıda bahsedilen konuları ciddi olarak tekrar gözden geçirmeli ve gerekli düzenlemeleri en kısa zamanda yapmalıdır.

Bookmaker bet365 The best odds.

Full premium BIG Theme for CMS