Milli Ekonomi

Ömer Kalın tarafından yazıldı. Aktif .

Bazi Varliklarin Milli Ekonomiye Kazandirilmasi Hakkinda:
Kamu oyunda kısmi vergi affı olarak da yada yurt dışındaki malların transferi olarak ta adlandırılan Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkındaki 5811 sayılı kanun 22 Kasım 2008 tarih ve 27062 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kanun hakkında gerek ulusal medyada gerekse yerel medyada birçok tartışma ve soru işaretleri ile yasanın nasıl uygulanacağına dair birçok tartışma yapılmıştır.

Bu Kanunun amacı;Gerçek ve tüzel kişilere ait olup yurt dışında bulunan;

Para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının ekonomiye kazandırılması ve taşınmazların kayda alınması ile yurt içinde bulunan ancak; işletmelerin özkaynakları içinde yer almayan bu türden varlıkların sermaye olarak konulmak suretiyle işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamaktır.

VARLIKLAR NASIL BEYAN EDİLECEK?

1-Yurt Dışında bulunan varlıklar;

Gerçek veya tüzel kişilerce, 1/10/2008 tarihi itibarıyla sahip olunan ve yurt dışında bulunan; Para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile Varlığı kanaat verici bir belgeyle (Devlet tarafından veya Devlet güvencesinde tutulan kayıt ve sicilleri; banka, banker, aracı kurumlar ve benzeri mali kurumlar ile posta idaresi, noter gibi kurum ve kuruluşların kayıt ve belgelerini, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun İkinci Kitabının Üçüncü Kısmında yer alan belgeler ve muadili belgeler ile bilgi değişiminde bulunulan yabancı ülkelerde yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk elçilik ya da konsoloslukları, yoksa ilgili ülkenin Türk menfaatini koruyan aynı nitelikteki temsilcileri tarafından tasdik olunan belgelerdir.) ispat edilen taşınmazlar,

Bu Kanunun yayımlandığı ayı izleyen üçüncü ayın sonuna kadar (02 mart 2009)Yeni Türk Lirası cinsinden (01.01.2009 tarihinden sonra Tlcinsinden) rayiç bedelle banka veya aracı kuruma bildirilecek ya da vergi dairelerine beyan edilecektir.

Bu kıymetler, 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükellefler tarafından beyan tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilecektir.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu Kanun hükümleri uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açacaklar.

Bu fon hesabı, sermayenin cüz’ü addolunacak, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılmayacak, işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmeyecektir.

Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca göstereceklerdir.

Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacaktır.

2-Türkiyede bulunan varlıklar;

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak 1/10/2008 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında işletmenin özkaynakları arasında yer almayan;

Para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar,

Bu Kanunun yayımlandığı ayı izleyen üçüncü ayın (02.03.2009) sonuna kadar Yeni Türk Lirası cinsinden (01.01.2009 tarihinden sonra TL cinsinden)rayiç bedelle vergi dairelerine beyan edilecektir.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu Kanun hükümlerine göre 213 sayılı Kanun uyarınca kanuni defterlerine, taşınmazlar dışındaki varlıklarını banka ve aracı kurumlardaki hesaplara yatırmak suretiyle kaydederek pasifte özel fon hesabı açacaklar.

Bu fon hesabı, sermayenin cüz’ü addolunacak ve beyan tarihinden itibaren altı ay içinde sermayeye ilave olunacaktır.

Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca göstereceklerdir.

Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacaktır.

Defter tutma yükümlülüğü bulunmayan gelir vergisi mükellefleri, taşınmazlar dışındaki varlıklarına ait tutarları banka ve aracı kurumlardaki hesaplara yatıracaklar, bunlar için ayrıca diğer şartlar aranmayacaktır.

VERGİLENDİRİLMESİ NASIL OLACAK;

1-Vergi dairelerince;

Yurt dışında bulunan varlıkların beyan edilen değeri üzerinden % 2,

Yurt içinde bulunan varlıkların değeri üzerinden % 5 oranında vergi tarh edilecektir. bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenecektir.

Ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılmayacak ve başka bir vergiden mahsup edilmeyecektir.

2-Banka ve aracı kurumlarca;

Kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak % 2 oranında hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın onbeşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan edecek ve aynı sürede ödeyeceklerdir.

VERGİ İNCELEMESİ OLACAK MI?

Gerek yurt dışındaki gerekse yurt içindeki bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle 1/1/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacak,

Ancak, diğer nedenlerle bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlayan 1/1/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucu gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından, bu Kanun kapsamında beyan edilen tutarlar mahsup edilerek tarhiyat yapılacaktır.

Örnek : 2006 yılı defter ve belgelerimiz başka herhanbir nedenle incelendi, adımıza da 800.000..-YTL matrah farkı bulundu, biz de bu yasa gereği 400.000.-YTL tutarındaki varlığımızı beyan etmiş ve vergisini ödemiştik bu durumda 2006 yılı ile ilgili olarak bize sadece 800.000.- (-) 400.000.- = 400.000.-YTL fark üzerinden tarhiyat yapılabilecek.

DİĞER HUSUSLAR ;

Beyan edilen varlıklarla ilgili olarak 213 sayılı Kanunun amortismanlara ilişkin hükümleri uygulanmayacaktır. Bu varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.

Yurt dışındaki varlıkların bildirildiği veya beyan edildiği halde, 1/10/2008 tarihi itibariyle yurt dışında bulunduğu kanaat verici belge ile tevsik edilemeyen ve bildirim veya beyanın yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde Türkiye’ye getirilmeyen veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmeyen para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları dolayısıyla veya Yurt içindeki varlıklarını beyanda bulunulduğu halde bilanço esasına göre defter tutmayan mükelleflerce söz konusu varlıklara ilişkin tutarların banka ve aracı kurumlara yatırılmaması, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerce ise süresi içinde sermaye artırımında bulunulmaması hallerinde vergi incelemesi ve tarhiyat hükümlerinden yararlanılamaz. Başka bir deyişle vergi incelemesine tabi tutulabilir.

Sonuç olarak ekonomik açıdan son derece sıkıntılı günler geçiren ülkemizde ; önemli sayılabilecek bir kaynak oluşturması açısından Devleti yönetenlerce, Kayıtdışı varlıklarını kayıt altına almak isteyenlerce yani her iki taraf için vatandaş ve devlet açısından çok iyi değerlendirilmesi gereken bir kanun olduğunu düşünmekteyiz.