Блог http://webekm.com/ и още нещо.

Tüketici Hakları

Av. Naci Özdamar tarafından yazıldı. Aktif .

Sayın tchayat dergisinin değerli yayın ekibi ve bu derginin değerli okurları öncelikle şahsıma yapılan çağrısından dolayı onur, sizlere hitap etmekten de büyük bir mutluluk duymaktayım. Bu nedenle tchayat dergisine teşekkür ederim.

Değerli okurlar sizlere kısaca öz geçmişimden bahsetmek isterim. Ben 1950 yılında Sivas ta doğdum ilk , orta ve Lise eğitimimi Sivas ta tamamladım.

1976 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden muzun oldum.

1980 yılında benim gibi hukukçu olan değerli meslektaşımla evlendim ve aynı yıl Asliye Ceza Hakimi olarak Tunceli’nin Hozat ilçesinde göreve başladım.

Sırasıyla Erciş Asliye Ceza Hakimi

Yalvaç (Isparta)Tapulama Hakimi

Silifke Asliye Hukuk Hakimi olarak görev yaptıktan sonra 1996 yılında Ankara Hakimliğine atandım .

Ankara Sulh Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemesi hakimi olarak görev yaptıktan sonra, Türkiye’de ve Avrupa uyum yasaları kapsamında ilk kez kurulan Ankara Tüketici Mahkemesi Hakimliğine atandım.

2005 yılına kadar Tüketici mahkemesi hakimi olarak görev yaptım ve 2005 yılının 10 ayında kendi isteğimle emekli oldum.

Hakim olarak görev yaptığım süre içinde Adalet akademisinde iki dönem saygı değer meslektaşlarıma (hakimlere) Tüketici hukukuna yönelik seminerler verdim.

Açıklamalı Tüketicinin Korunması Hakkında kanun adlı kitabım 2004 yılında yayınlandı.

2008 yılında Ankara barosunca düzenlenen uluslar arası Hukuk kurultayına kredi kartları ile ilgili olarak tebliği sundum ve bir çok yayın kuruluşunda Tüketici hukuku ile ilgili yayınlanan makaleler ile birlikte İki yılı aşkın süreyle TRT de Tüketici Hukuku ile ilgili program yaptım ülkemizdeki birçok baronun davetlisi olarak konuya ilişkin konferans verdim.

Halen Avukat – Danışman olarak görev yapmaktayım.

Evliyim Onur ve Öykü Merve isimli iki çocuğum var.

Günümüzde en çok konuşulan ve her gün yazılı ve görsel medyada gündeme gelen konulardan biri de tüketici ve tüketici hukuku kavramlarıdır.

Tüketici kime denir ?

Tüketici hukuku neleri ve kimleri kapsar ?

Ayıp nedir – Açık ayıp – Gizli ayıp – Hukuki ayıp neye denir?

Tüketici Yasasına göre bireyin ne gibi hakları vardır?

08.09.1995 tarihinde yürürlüğe giren Kanunun genel gerekçesinde belirtildiği üzere “Tüketici” ismi ile anılan (alıcının) bireylerin korunması amaçlanmıştır. 4077 Sayılı Yasa yürürlüğe girmeden önce (satış sözleşmesinde alıcı tarafı korumaya çalışan) B.K. 189 ve devamındaki hükümler olmasına rağmen gelişen Pazar ekonomisi karşısında ilgili maddeler yetersiz kalmıştır.

Bu bağlamda 1982 Anayasamızın 172. maddesinde “Devlet tüketicileri koruyucu ve Aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicinin kendilerini koruyucu girişimini teşvik eder” demek suretiyle “tüketici “ Anayasamızın güvencesi altına alınmıştır.

Ülkemizin Avrupa Birliğine ve Gümrük Birliğine girmek amacıyla son yıllarda mevcut iktidarlar uyum yasalarına hız vermiştir.

Tüketicinin korunması hakkındaki kanun Avrupa Birliği mevzuatı ve evrensel nitelikteki 8 temel tüketici hakkı gözetilerek hazırlanmış ve bu yasa 8.9.1995 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Artık günümüzde tüketicinin en etkin şekilde nasıl ve kim tarafından korunması gerektiği tartışılmaktadır.

1) Tüketicinin Sağlığı ve Güvenliğinin Korunması;

Tüketicinin; satın aldığı mal ve hizmetten dolayı sağlığına bedensel (vücut) bütünlüğüne zarar verilemez. Anayasamızın 13-17-56/3 . maddelerine göre bireylerin beden ve ruh sağlığı ile birlikte maddi varlığı da devletin güvencesi altındadır. Yine Anayasamızın 172. maddesi ile “Tüketicinin” devletin koruması altına alındığı bir kez daha vurgulanmıştır.

Bir malın yada ürünün kullanımı özellik gerektiriyorsa, o malın güvenle kullanılabilmesi için malın yada ürünün üzerine- ambalajına-kullanma kılavuzuna ürünün kullanımına yönelik açıklayıcı ve aydınlatıcı uyarı yazılması gerekir. Böylece ilgili ürünün kişilere veya çevreye zarar vermesi önlenmiş olur.

Tüketicinin satın aldığı mal ve hizmetin ayıplı ya da bozuk olması halinde bu yasanın 4. maddesinde belirtilen haklar tüketiciye tanınmıştır. Şayet tüketici satın aldığı mal veya hizmetten dolayı sağlığı zarar görmüş ise malın veya hizmetin sebep olduğu maddi- (koşulları varsa) manevi zararı da talep etme hakkına haizdir.

2)Tüketicinin Ekonomik Çıkarlarının Korunması;

Tüketici,satıcı ve sağlayıcıya karşı zayıf durumda olan kişidir. Bu nedenle tüketici korunmaya muhtaç konumdadır. Bu yasa yürürlüğe girmeden önce satıcının tek taraflı olarak hazırladığı satış sözleşmesini imzalamak zorunda bırakılan tüketici sözleşmeyi sonradan değiştirme hakkına da sahip değildi. Oysa, tüketici satın aldığı mal veya hizmet için ödediği bedelin karşılığını almalıdır. Şayet tüketici satın aldığı mal ve hizmetten istediği faydayı elde edememiş ise, tüketicinin ekonomik çıkarları zarara uğramıştır. Mal ve hizmet için ödediği bedelin bir kısmı veya tamamı boşa gitmiş sayılır.

3)Tüketicinin Aydınlatılması ve Eğitimi;

Satıcılar karşısında zayıf ve güçsüz durumda bulunan tüketici ile satıcı arasında çıkar dengesinin kurulabilmesi için tüketicinin de bir takım haklara sahip olduğunun bilinmesi gerekir. Yaşlılar, kadınlar, çocukları, işçiler ve zihinsel özürlülerin özel olarak hukuki korunmaya ihtiyaçları vardır. Çünkü tüketiciye karşı üstün olan satıcı tek taraflı olarak hazırladığı sözleşme ile istedikleri koşulları tüketiciye kabul ettirebilecek durumdadırlar.

M.K.’a göre, ayırt etme gücü bulunmayanların küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur. Medeni kanuna göre reşit olmayan kişi kendisini borç altına sokan sözleşme yapamaz.

Medeni hakları kullanma haklarına haiz olmayan kişi “kısıtlı” sayılır. Reşit olmayan fiil ehliyeti bulunmayan ve medeni hakları kullanmaya haiz olmayan kişiler tüketici sözleşmesi de dahil hiçbir sözleşmede taraf olamaz. Şayet yapılmış ise bu kişilerin yönünden sözleşme geçersizdir.

Ülkemizin koşulları ve yetişme tarzı itibari ile bilhassa kırsal kesimde yaşayan kadınlarımızın aldatılması çok rahat olduğu için korunmaları gerekir.

Son senelerde işçilerin her türlü haklarını savunan sendikalar bu görevi de yerine getirdikleri inancındayız.

Bir kişinin tüketici yasasından yararlanabilmesi için işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında olması ve taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Taraflardan birini tüketiciyi oluşturmuyor ise yanlar arasındaki ihtilaf genel mahkemelerde görülür.

Tüketicinin iki aşamada eğitilmesi gerekir. Bunlardan ilki satıştan önce, diğeri ise satıştan sonraki aşamadır.

1) Satıştan Önceki Eğitim:

Önleyici nitelikte olup,özel eğitim almış satış elemanlarından veya satıcılardan, albenisi ve cazibesi fazla olan ancak tüketiciye (fayda ve yararı olmayan) hizmet ve ürünlerden tüketiciyi korumaya yönelik eğitimdir. Bu yönüyle önem arz etmektedir. T.K.H.K. 20. maddesinde belirtildiği üzere radyo – televizyon yada yazılı basın aracılığı ile tüketicinin aydınlatılmasında yarar vardır. Zira, tüketici mahkemelerinde görülmekte olan kapıdan satış sözleşmelerinin iptali davasını açan tüketicilerin % 90’ın Büyükşehirlerde varoşlarda yaşayan dar gelirli insanlar topluluğudur. Satış elemanları satış sırasında tüketicinin duygularını istismar ettiği gibi bazen hediye çıktığı inancı ile bazen de tüketicinin işsiz olan çocuğuna iş imkanı adı altında şok satış yöntemi ile tüketicinin ihtiyaç duymadığı ürünü almaya zorladıkları görülmektedir.

Yeni düzenlemede yaygın eğitim kurumlarının (okulların) ders programlarına Milli Eğitim Bakanlığı’nca gerekli ilaveler yapılarak eğitim çağındaki öğrenci kitlesine tüketici sorumluluğu ve bilinci öğretilmesi amaçlanmıştır.

2-Satıştan sonraki eğitim:

Tüketici ile satıcı arasında hukuki ilişki kurulduktan sonra oluşan olaylara karşı tüketicinin bu kanundan doğan haklarını nasıl ve ne şekilde kullanması gerektiği önem arz etmektedir.

Bunun için aktif faal ve bilinçli tüketici derneklerinin kurulmasında yarar vardır. Tüketici derneklerinin bizzat devlet tarafından oluşturulması şartı yoktur. Derneklerin , sendikaların yada kişilerin oluşturacağı tüketici dernekleri oluşmasında hukuki engel yoktur.

Her il ve ilçede bulunan tüketici derneklerine veya Sanayi ve ticaret Bakanlığı’na müracaat ederek tüketici hukuki yardım talep edebilir.

Bu açıklamalar ışığında satıcı nelerden sorumludur?

Kredi kartları banka kredileri gibi günlük yaşamda karşılaşılan her konunun cevabı bundan böyle bu sütunda örnekleriyle çözüm ve öneri sunulacaktır.

Bu yasa tüketiciye dost sanayiciye rehberdir.

Herkes evinde Tüketici iş yerinde satıcıdır.

Saygılarımla...

Bookmaker bet365 The best odds.

Full premium BIG Theme for CMS