Zihinsel güç; Özgüven

Dr. Murat Baş (ac@tchayat.org) tarafından yazıldı. Aktif .

Zihinsel güç; Özgüven

Bir laboratuvarda deney yapılıyor. İçinde bir büyük ve çokça küçük balığın olduğu kocaman bir akvaryum konuyor. Haliyle, büyük olan acıktıkça küçükleri yiyor. Daha sonra akvaryumun ortasına dikey bir cam yerleştiriliyor böylece akvaryum ikiye ayrılıyor. Büyük balık bir tarafa küçük balıklar da diğer tarafa yerleştiriliyor. Büyük balık cam bölmeyi geçmek ve küçük balıkları yemek için defalarca deneme yapıyor. Bu durum tam 28 saat boyunca sürüyor. 28 saatin sonunda büyük balık artık diğer tarafa geçmek için mücadele etmeyi bırakıyor. Deneyin sonunda cam bölme kaldırılıyor. O da ne!!! Büyük balık küçükleri yemek için hiçbir hamle yapmıyor. Saatler geçtiği halde onları yemediği görülüyor. Buna psikolojide "Öğrenilmiş Güçsüzlük" deniyor. İstatistiklere göre bir çocuk ergenlik yaşına gelinceye kadar ortalama 148.000 defa anne babasının "yapma, elleme, dokunma," gibi sözlerini duyuyormuş. Böyle olunca da çocukta büyüyünce "yapamama, edememe" özellikleri gelişiyor ve özgüvenini yitiriyormuş.

İki çocuklu bir aile hafta sonunu piknik yaparak geçirmeye karar verirler. Piknik yerine vardıklarında anne yemeği hazırlarken, çocuklar babalarıyla birlikte yürüyüşe çıkar. Uzun bir yürüyüşten sonra oldukça yorulan küçük çocuk yalvarırcasına bakan gözlerle, "Babacığım çok yoruldum. Lütfen beni kucağında taşırmısın?" der. Baba; "Ben de yorgunum, taşıyamam oğlum" der demez çocuk ağlamaya başlar. Baba tek kelime etmeden ağaçtan bir dal keser. Dalı bıçakla biçimlendirip, çocuğa zarar vermeyecek biçimde yontar. Sonra dalı oğluna verir."Al oğlum, sana güzel bir at" der.Çocuk sevinçle dal parçasından yontulmuş ata biner ve sıçrayarak, ata vurarak annesinin yanına doğru gitmeye başlar. Babasını ve ablasını geride bırakmıştır bile... Baba gülerek kızına: "İşte yaşam budur kızım. Bazen zihnen ya da bedenen kendini çok yorgun hissedeceksin. İşte o zaman kendine değnekten bir at bul ve neşe ile yoluna devam et. Bu at bir arkadaş, bir şarkı, bir çiçek, bir şiir yada bir çocuğun tebessümü olabilir."

Özgüveni kazanabilmek için “zihin terapi” lerine ihtiyaç vardır. Stresten arınmak ve olumsuz düşünce kalıplarından kurtulmak için basit ve etkili teknikleri kullanmak gerekir. Psikiyatristler ve tıbbın diğer dallarından uzmanlar tarafından önerilen gevşeme teknikleri, strese karşı verilen savaşta etkili ve tatmin edici bir mücadele sunmaktadır. Elbette sağlıklı bir yaşam için atılması gereken ilk adım, stresin gerçek kaynağını bulmak ve bunu olabildiğince engellemekten geçiyor. Daha çocukluktan itibaren belli düşünce kalıpları geliştirmeye ve şartlanmaya başlıyor oluşumuz, hayatımız boyunca belli tarz yaklaşım ve tavırları düşünmeden uygulamamıza neden oluyor. Ne var ki bu durum, zaman zaman aleyhimize işliyor.Yine “Hepsi benim hatam” ve “Yapılabilecek hiçbir şey yok” gibi düşünce kalıpları, “kazanılmış yetersizlikler” olarak adlandırılan bir duruma işaret ediyor. Daha da kötüsü, kendimizi şartların kurbanı gibi algılayabiliyoruz. Oysa kontrol elde tutulduğu sürece yüzleşilemeyecek bir durum yok. Zihni bu tarz olumsuz düşüncelerden arındırmak ve stresten özgürleşmek için etkili ve basit üç zihin egzersizi işe yarayacaktır.

İşte kısaca üç zihin egzersizi;

Birincisi “Kendi kendine telkin” dir. İkincisi “Bedensel arınma, huşu” yada nam-ı diğer “meditasyon” dur. Adeta yaşamımız için sihirli bir değnek olan bu bedensel ve zihinsel yoğunlaşma hareketi, müslümanların ibadet formasyonunda zaten mevcut olduğundan (namaz gibi), kişi, sıradan günlük bilinç seviyesinden yabancılaşarak pasif bir bilinç düzeyine geçer. Üçüncüsü ise, yazımızın başında çocuğa verilen at gibi hayal gücünü kullanarak “özgüven” i geliştirmektir.

Amerikalı Onkolog (Radyoterapist) Carl Simonton, onlarca kanser hastasını inceledikten sonra, kişiliğin hastalığın gelişmesinde asli bir rol oynadığını gözlemlemiş ve zihnin, iyileşmek için mükemmel bir silah olabileceğini fark ederek bu yöntemi geliştirmiştir. Hayallerinizde değnekten atınız hiç eksik olmasın.