Çalışkanlık

tchayat tarafından yazıldı. Aktif .

imega6300

Beyçelik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Faik Çelik

tchayat: Sayın Faik Çelik bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

F. ÇELİK: 1953 yılında Ankara'nın Polatlı ilçesinde dünyaya geldim. Babamın bir bakkal dükkanı vardı.Ben daha ilkokula giderken bakkalı bana bırakır, köylere toptan mal satmaya giderdi. Ticaret yapmayı okumaktan daha çok severdim. Bu benim hayatımda bir dönüm noktasıdır. Ticareti babamın bakkal dükkanında öğrendim. Çalışmayı okumaya yeğledim.

1967 yılında Bursa'ya göç ettik. Burada yatılı okul sınavlarını kazanmama rağmen ben çalışmayı tercih ettim. İlk olarak bir karoserci dükkanında çalışmaya başladım, fakat bu işi sevmedim. Daha sonra tornacılığa başladım ve askere gidene kadar tornada kalfalık yaptım. 1974 yılında askerden geldikten sonra 1976 yılına kadar iki sene kalıp üzerine çalıştım.

tchayat: Sizin hayat mücadelenize baktığımız zaman azim, insana saygı ve başarı dikkati çekmektedir, bunu neye bağlıyorsunuz?

F. ÇELİK; Hayatta başarı kazanmanın en önemli faktörü dürüst olmak. İşini büyük de yapabirsin, küçük de yapabilirsin, orta ölçekli de yapabilirsin ama ne olursa olsun işini yalan söylemeden, dürüstçe yaparsan başarı zaten kendi kendine gelir.

faikcelik2

1976 yılında 30 metrekarelik kendi atölyemizi açtık. Alışverişimizi düzgün yaptık, küçük de olsa büyük de olsa sözümüzü tuttuk, aldığımız işi gününde teslim ettik. Biz kalıp işine başladıktan sonra Türkiye’nin tüm bölgelerindeki müşterilerimize hizmet vermeye başladık.Türkiye’nin öteki ucu Kars'ta bile müşterilerimiz oldu. 1982 yılına kadar soba sektöründe Türkiye'nin değişik yerlerine soba kalıpları yaptık.

1984 yılında 30 metrekare atölyeden Duaçınarı'ndaki 125 metrekare yerimize geçtik. O yıllarda otomotiv sektörü bir hayli hareketliydi. Sektörün içinde işi bilmeden iş yapan insanlar vardı. Mesela adam umut gördüğü için memurluktan ayrılarak o işe girmişti. Dediğim gibi bu koşullarda kalıpçılara çok ihtiyaç vardı.Ben 84 yılında büyük bir atölyeye gittiğim zaman Tofaş’a kalıp yapmaya başladım. 1985 yılında kendi kendime niye Tofaş’a parça yapmayalım dedim. Aynı yıl 3 arkadaşla beraber Tofaş’a parça yapmaya başladık. Yan sanayi olarak çalışmaya başladığımızda önce 3 kişiydik, sonra 5 kişi, 10 kişi olduk. Ve işimiz büyümeye başladı. O zaman Tofaş’ın yüzlerce yan sanayicisinden biz en son sıralardaydık. Ama bize verilen işi zamanında ve zemininde en iyi şekilde yaptık. Şu an 650 çalışanımızın 100 tanesi üniversite mezunu. Bunların 80 tanesi mühendis. Ar-ge çalışmalarına da gereken önemi veriyoruz. 20 tane mühendisimiz bu departmanda hizmet vermektedir. Mesela bir araba fabrikasının olmaz denilen parçasını biz geliştirdik ve sadece 1 parçadan ülkemize 2,000,000 eurodan fazla artı değer kazandırdık.

tchayat: Beyçelik’in sektörde lider konuma gelmesindeki en önemli süreçler nelerdir?

F. ÇELİK: Çalışkanlık. Çalışmadıktan sonra hiçbirşey olmaz. Bir de bazen fırsatlar insanın ayağına gelir, bunları yakalayıp değerlendirmek lazım. Tabii bütün bunları yaparken de dürüst olmak lazım. Önce kendinize dürüstlük ilkesini kabul ettirmelisiniz. Zaten başarı onun arkasından yavaş yavaş gelir.

faikcelik3

İşimiz, çalışkanlığımız sayesinde her geçen gün çoğalmaya başladı. 89 yılında bir arkadaşımın Yalova yolundaki fabrikasının küçük bir kısmına taşındık. Bu an da, bizim hayatımızdaki önemli dönüm noktalarından biridir. Bir fabrika havası koklamış olduk. İşimiz kademe kademe ilerlemeye başladı. 85’te 3 kişiyle başladığımız işimizde 90 yılında 30 kişilik bir kadroya ulaştık. 93 yılında 4 ay gibi kısa bir sürede Çalı'daki 5,000 metrekare fabrikamızın inşaatını bitirerek oraya geçtik. O yıllarda işlerde korkunç bir patlama oldu. İşçi sayımız 50 kişiden 150’ye çıktı.

1996 yılında işçimize yeni iş sahası açmak niyetiyle panel radyatör üretimine girdik. Bu benim iş hayatımda kazandığım en büyük tecrübelerden biridir. Kriz dönemlerinde işletme sermayenden yüksek yeni bir yatırım veya işe kesinlikle girmeyeceksin.

Tofaş’ın yeni Doblo projesi oldu. Ben ve kardeşim kalıp işinin içinden geldiğimiz için bu projeye hazırlıklı firmalardan biri de bizdik. 1 yıl boyunca geceli gündüzlü çalışarak bu projenin 1 numaralı yan sanayisi olduk. 2001 yılında organize sanayi bölgesindeki fabrikamızın inşaatına başladık ve 2002 yılının ortalarında yeni yerimize taşındık. Yaklaşık 35,000 metrekare kapalı alanda faaliyet göstermekteyiz. Yaklaşık 650 çalışanımız var. Geçtiğimiz kriz dönemini en iyi değerlendiren firmalardan biri olduk. İhracatlarımızdan dolayı 2001 ve 2003’e oluşan krizler bizi hiç etkilemedi.

Şu an en son teknolojiyle yılda 1,000,000 metre tül üretim yapacak radyatör fabrikasını kurduk. Üretimimizin %50’sini ihracat yapmayı planlıyoruz. Bu fabrika için hedeflediğimiz ciro 25-30 milyon dolardır.

tchayat: Sizce tekstil sektöründeki Çin baskısı otomotivi de etkiler mi ? Rekabet gücünün arttırılması için neler yapılabilir?

F. ÇELİK: Çin şu an bize rakip olamaz. Çin'in çelik piyasası ile ilgili yarattığı bir takım olumsuzluklar var. Çelik fiyatları 2004 yılında %100 oranında arttı. Bu yüzden bazı ihracat bağlantıları iptal edildi. Fakat ileriki yıllarda hedefimiz %30 dış, %70 iç piyasaya çalışmak.

Daha büyük rekabet gücü için bundan sonra yapılacak yatırımların teknoloji yatırımları olması gerekir. Hem kaliteyi yakalayabilmek hem de üretim maliyetlerini düşürebilmek için yeni teknolojiyle yatırım yapılması zorunludur. Şu an kalıp konusunda tüm kadromuz oturmuş durumda ve kalıp adam/saat oranında Türkiye’nin en iyi kadrosuna sahibiz. Önümüzdeki dönemlerde yapacağımız yatırımlar da teknoloji yatırımları olacak. Üretim otomasyonla en verimli ve en hızlı şekilde yapılacak. Türk otomotiv sektörü düşük model üretimlerde lider oldu. Bütün otomobil fabrikaları şu an ihracat yapıyor, bunlar da genelde üretim adedi 100.000 gibi düşük olan kamyonet gibi modellerde gerçekleşiyor. 2006 - 2007 yıllarında otomotiv sektörünün durumunun daha iyi olacağını düşünüyorum.

tchayat: Daha yolun başında olan genç girişimcilere tecrübeleriniz ışığında vereceğiniz tavsiyeler nelerdir?

F. ÇELİK: Bizim dönemlerimiz çok zor dönemlerdi. Faizler çok yüksekti. % 300 - 400 faizler görüldü. 7 - 8 yıl boyunca da % 80 - 90 dan aşağı düşmedi. Yatırım yaparken hayallere kapılmamak lazım. Bir de büyürken işimi 1 iken hemen 5 yapayım tarzı yaklaşımlardan kaçınmak lazım. Öz sermayenin üzerinde yatırım yapılmaması iyi olur. Yatırım dengeli yapılmalı, büyüme sindire sindire gerçekleştirilmeli ve uzun vadeye yayılmalıdır. Yatırımların tamamının öz sermaye ile gerçekleştirilmesi çok zor. Eğer kredi kullanılıyorsa vadenin 5-10 seneye çıkartılması lazım. Önemli olan kazanıp da ödemek. Önceden ticaret yapan adam %20’lerle çalışırdı. Şimdi üretici bile %7’lerle çalışır oldu. Yeni yatırımlara gitmek çok zorlaştı ancak uzun vadeli yatırımlar yapılabilir. Genç girişimci kardeşlerimizin de aynı yolu takip etmesi lazım. Kısa vadeli borçalanma yolu ile yatırımlara gidilirse işin altından kalkılması güç olur.

tchayat: Türk ekonomisinin temel taşı olan sanayicinin önünü açmak için neler yapılabilir?

F. ÇELİK: Faizler düşük ama hala da çok yüksek sayılır. Enflasyonun % 10 olduğu bir yerde % 22 - 23 faiz yüksektir. Bunun ileriki dönemlerde daha da düşeceğini umuyorum. Otomotivde vergilerin yüksek olması bizi frenliyor, biraz düşürülmesi bizim sektörü canlandırır. Türkiye'deki otomobil vergileri Avrupa'ya göre gerçekten çok yüksek. Ben zamanla bunların düşeceğine inanıyorum zaten birden olacak şeyler değil.

Yatırımların artması için enerji maliyetlerinin düşmesi lazım. SSK primleri de çok yüksek. Vergilerin de makul seviyelere çekilmesi lazım. Verilen teşvikler genele yayılmalı. Sanayiciye uzun vadeli borçlanma imkanı tanınmalıdır. Ülkemizde geçen yıla kadar 3 yılın üzerinde borçlanamadık. 3 sene uzun bir süre değil. Avrupa'da sanayici 10 - 15 sene borçlanabiliyor. Buna benzer uygulamaların bundan sonra ülkemizde de gerçekleşeceğine inanıyorum.

tchayat: Bu güzel söyleşi için teşekkür ederiz...

PLG_CONTENT_AUTHORLIST_TITLE_MORE_ARTICLES