Блог http://webekm.com/ и още нещо.

SÖYLEŞİ

Tolga Tunaligil tarafından yazıldı. Aktif .

karagoz giris

Bursa, 1947 doğumlu. İlk ve orta öğrenimini Bursa’da tamamladıktan sonra İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ni bitirdi.

Babası ile birlikte ticaret hayatına atıldı. Babasının etkisiyle Bursa ve çevresine ait özgün etnografya örnekleri toplamaya başladı.

Bursa ve civarı Türkmen, Yörük kıyafetleri, dokuma aletleri ve el işleri koleksiyonunu 9 yıl süreyle Rumeli kıyafetlerini 3 yıl süre ile Bursa Karagöz Sanat Evi’nde sergiledi. Bursa’nın temel folklor değerlerinden biri olan Karagöz üzerinde yoğunlaştı. 04.10.1994 tarihinde Karagöz ustalarından Hadi Poyrazoğlu’nun elinden ahi geleneklerine uygun olarak peştamal kuşandı. Günümüzde müze lisansı alınan Karagöz Sanat Evi’nin Bursa’ya kazandırılmasında, önemli rol oynadı. Kapalıçarşı’da yürüttüğü ticari faaliyeti yanı sıra Karagöz sanatının yaygınlaştırılması için yoğun faaliyet gösteren Şinasi Çelikkol UNIMA(Uluslar arası Kukla ve Gölge Oyunları Birliği) Bursa Şubesinin başkanlığını da yürütmektedir.

sinasi bey 1

Aile bireyleri ile birlikte kurduğu Bursa Karagöz Tiyatrosu Topluluğu gerek yurt içi gerekse yurt dışında gösteriler yapmaktadır.

tchayat: Karagöz Hacivat Gölge oyunları ile ilk nasıl tanıştınız ve hayatınızın nasıl önemli bir parçası haline geldi?

Şinasi Çelikkol: 1960’lı yıllara kadar bazı okullara İstanbul'dan Karagözcüler geliyordu. Ben de ilk Karagöz oyununu Hoca İlyas İlkokulu’nda izledim. Biz bunlara şimdi köşe başı karagözcüsü diyoruz. Oynattığı oyunlar biz çocukken çok hoşumuza gitmişti. Onar kuruş verdik. O zamanın bir simit parasıydı. 57’li 58’li yıllardı. Okulumuzda salon yoktu. Koridorda oynatıyorlardı. Orası biraz loştu. Hademe odasının camını perdeymiş gibi kullanıyorlardı. Perde bile kurmamıştı. Arkadan bir ışık verilmişti o kadar. Yani böyle başladık Karagöze. Birde o zamanlar Hayali Küçük Ali’nin Ankara Radyosunda, ramazanda ve sahurda yaptığı programlar çok önemliydi. Sırf Hayali Küçük Ali’yi dinlemek için sahura kalkardık, çocuktuk. Bazen iftardan sonra da program olurdu. Hiç kaçırmazdık desem yeridir.

1983 senesinde Bursa'da Kültür ve Turizm Bakanlığı geleneksel Türk Tiyatrosu Festivali düzenlendi. Bu festival sanayisinde Avrupa'nın bir çok farklı ülkesinden çok sayıda turist gelmeye başladı ve Bursa için ciddi bir turizm potansiyeli oluşturdu.

figuresSanıyorum 1985 veya 1986 yılı Tem¬muz sonlarıydı; Akbank Kukla ve Karagöz Tiyatrosu Bursa’ya geldi. Ücretsiz olarak halka gösteriler yapıyorlardı. O zaman Tacettin Diker devamlı dükkânımıza gidip geldi ve bize ilk perdeyi de o yaptı. 1987’de Ağustos ayının 20’sinde ilk olarak Kent Otel’de perde kurduk. İlk oyuna 80 kişi geldi. Bütün bürokratlara davetiye gönderdik. Çok geniş bir tanıtım yaptık. Bunun 20–30 tanesi turist idi. Bursa’ya kültür turizmi için gelirlerdi, şimdiki gibi değildi. Turistlere ve halka açık gösteriler düzenliyorduk. 1988 yılı şubat ayında ilk Karagöz sergimi AVP Devlet Tiyatrosunun girişinde açtım. Bursa dışından sanatçılar davet ettik. 90’lı yıllara kadar böyle devam etti.

1989’da Hayali Torun Çelebi’den festival düzenleme düşümcesi çıktı. Bursa’da bir yemekte bize bir ışık yaktı. Ben de tamam dedim. Bize destek olmasını istedim. Önce bakalım gelen olacak mı diye devamlı oyunlar düzenledik. 1992 senesi Temmuz, Ağustos aylarında Kent Otel’de sekiz düzenli oyun yaptık. İlgi çok büyük oldu. Şevket Günay ile “Artık bunu festival haline getirelim” dedik.

1993 yılında 11-15 Ekim tarihleri arasında I. Festivali kendi kendimize yaptık. İl Milli Eğitim Salonunda da gösteriler yaptık. Milli Eğitim destek verdi. 1994 yılı en iyisi idi. 4–7 Ekim tarihleri arasında düzenlendi, yardımlar oldu. III. Karagöz Festivali 27–30 Kasım 1995 tarihleri arasında düzenlendi. Giderleri hep cebimizden karşıladık. 1996 yılında Kültür Sanat Vakfı ile beraber yapacaktık. Fakat hem yakın, hem uzak durdular. Kararsızlık yüzünden festival yapılamadı. Tam destek veremediler. Zaten belediyenin bu işe girdiği duyulunca var olan sponsorlar da ortadan kayboluyor.

sinasi bey 4Onlar girince insanlar belediye yapar diyor ve kaçıyor. Bu zihniyet var. 1999 yılında yapılmamasının sebebi Kültür Sanat Vakfında yeni değişikliklerin olması. 2000 ve 2004 yılları arasındaki festivalleri Büyükşehir Belediyesi ve Kültür Sanat ve Turizm Vakfı ile beraber düzenledik. Fakat 2005 yılı ile birlikte bir yılgınlık geldi, festivaller yapıldı ama ağız tadıyla olmadı....

tchayat: Karagöz Hacivat yurt dışında tanınıyor mu? Yerli mi, yoksa yabancı turistlerden mi ilgi daha fazla?

Şinasi Çelikkol: Bakın bu dükkanda Karagöz Hacivat tasfirleride satılıyor. Buraya hep bu tasfileri almak için yabancı turistler geliyor. Kültür ile ilgilidir bu iyi eğitim vermekle ilgilidir. Yabancılar iyi eğitim alırlar ve daima kültürlerine sahip çıkar o kültürü yaşatmaya çalışırlar.

tchayat: Karagöz ve Hacivat gölge oyunu Türkiye'ye has bir sanatmıdır? Örneklerini özellikle Yunan Kültüründe de görüyoruz...

{vimeo}56582728{/vimeo}

Şinasi Çelikkol: Gölge oyunları Türkiye'ye has bir oyun değildir. Söylentilere göre kesin olmamakla birlikte Çin'de başladı derler. Türk tarih bilimcileri de Moğollar'da başladığını söyler ama bununla ilgili bir kanıtta yoktur. Çin ile ilgili olan hikayeside şöyledir; Çin hükumdarının karısı vefat eder, hükumdar çok üzülür ve oldukça etkilenir bu olaydan. Veziri ise hükumdarının bu durumuna üzülür ve hükumdarın ölen karısına çok benzeyen bir kadını bulur ve her akşam hükumdarının önüne kurduğu ve arkasından ışık yansıttığı perdenin önünden bu kadını geçirir. Gölge oyunlarının böyle başladığı söylenir. Gölge oyunu aynı zamanda Tayland'da çok yoğun bir şekilde vardır. Bizim tasfirlerimizden çok farklıdır. Endonezya, Hindistan, Bangladesh ve Kamboçya'da da bu oyun vardır. En son Mısır'a geldiği bilinmektedir, tabi bu ülkelerin hepsinin kendine has figür ve oyunları vardır. Yunanistan'a geçisi şu şekilde olmuştur. 1830'lu yıllarda Galata'da Yahudiler ve Rumlar gölge oyununu ahlaki değerlerin dışına çıkarak oynatır. Şeyh-ül İslam kızar bu tasfirleri ve oynatanları toplatır ve yaktırır. Bu arada o gün orada olmayan Brailis isimli Osmanlı tebbaası bir Rum tasfilerini toplar ve oradan gemiyle Yunanistan'a kaçar ve gölge oyununu Yunanistan ile tanıştırır diye bilinir.

sinasi bey 2

tchayat: Karagöz ve Hacivat oyunlarında neyi anlatmak ister, hangi konuları işler? Maksat sadece eğlendirmek midir, yoksa eğitmek mi?

Şinasi Çelikkol: Günceli takip eder. Karagöz ve Hacivat doğrucudur. Doğrunun yanında, yalanın palavranın dimdik karşısındadır. Karagöz ve Hacivat çocuklara verdiği gibi, esas yetişkinlerede ders vermeye çalışırlar. Tabi bu güldürerek yaparlar, can sıkmadan, bunaltmadan. Yine bir rivayettir, bu özelliklerinden dolayı bazı siyasetçilerin Karagöz ve Hacivat'ı pek sevmedikleri söylenir.

tchayat: Bu kültürü Bursa ve ülkemizde, sonrasında da Uluslararası anlamda yaygınlaştırmak gibi bir düşünceniz varmıdır, bununla ilgili projeleriniz nelerdir?

karagoz 2

Şinasi Çelikkol: Artık bizim miladımız doldu. Yorulduk yıprandık. Ama derneğimizde bizden daha genç ve daha dinamik 5-6 arkadaşımız çalışmalarına devam ediyorlar. Tabi yine boş duramam, elimden geldiğimce destek olmaya devam ederim. Fakat hep söylüyorum, ben kendi cebimden çok para harcadım bu iş için, karşılık beklemeden. Ama bizim de canımız bir yere kadar. Destek görürsek her türlü projeyi, festivali, hayata geçiririz.

tchayat: Bu güzel söyleşi için teşekkür ederiz.

Bookmaker bet365 The best odds.

Full premium BIG Theme for CMS