KENTLİ OLMAK, ÖZGÜR OLMAK DEMEKTİR.

Tayfur Coşkunüzer tarafından yazıldı. Aktif .

kentli-olmak


Seyahatlerimizden çıkardığımız sonuçlar bizim hayatımıza yön verebilir mi? Normalde vermeli ve yaşam kalitemizin yükselmesine katkı sağlamalı. Tüm insanlık tarihinde sonuç böyle olmuştur.

Kaşiflerin gerçekleştirmiş oldukları seyahatler şu an yaşanan medeniyetin var olmasına zemin hazırlamıştır. İnsan yaşamının daha kaliteli hale gelmesiyle oluşan şehir yaşamı medeniyetin göstergesi olmuştur.

Ünlü bir yazarımızın da dediği gibi keşiflerin gerçekleştiği çağda slogan haline gelen "Kentli olmak, özgür olmak demektir" cümlesi halen geçerliliğini korumaktadır. Hepimizin hayatı bir takım kesişme noktalarında gizli; bir seyahatte, okuduğumuz bir makalede veya bizleri eğiten öğretmenin öğrettiklerinde. Sonuçta gördüklerimiz bizi geliştirmeye devam ederken, yaşadıklarımızdan ders çıkartacak bu kadar öğe varken, biz yaşamımıza aktarabiliyor muyuz?

Mesela bizim belediye yöneticilerimiz her sene onlarca yurt dışı gezilerine giderler, döndüklerinde de yönettikleri şehri gezmiş oldukları ve çok beğendikleri Avrupa şehirlerine benzeteceklerini tekrar edip dururlar, ama sonuç hep aynıdır; "hiçbir şey".
Kentlerimizin ruhunu kent yöneticileri anlamsız ve gereksiz etkinliklerle maalesef gittikçe yok ediyorlar.
Avrupa’daki şehirler belli donanımlarla ve kurallarla hem kent ruhunu ifade ediyor hem de yaşam kalitesini yükseltiyor. Öncelik düzenli  yolların bolluğu ve genişliğidir. Sonra kentin kim- liği olacak sanatsal merkezlerdir. Çiçek veya süslemeler şehrin sakinleri tarafından evlerin balkonlarına veya bahçelerine yapılır. Biz de ise tam tersi öncelik yolun ortasında belediyelerin yaptığı çiçeklendirme çalışmaları vs.
Kentleri yönetenlerin şunu anlayabilmeleri gere-kir ki; biz halk olarak, öncelikle düzgün yollar istiyoruz. Yol ortasına ağaç çiçek ekileceğine büyük yeşil alanlar oluşturulamaz mı? Batıya gidip gördüğümüzde (Londra, Bükreş vs.) onla- rın yaptıkları hizmetlerin aynılarını halk olarak ta- lep ediyoruz çünkü biz de belediyelere en az ba- tılı kadar vergi (emlak vergisi, asfalt, park ücreti vs.) ödüyoruz.
Dünyada uygulanan yöntemlerin bizim ülkemizde bu kadar karmaşık hale gelmesinin nedenini anlamak çok zor. Anlayabilen beri gelsin. Neden bizim belediyelerimiz İngiltere ve Almanya’daki açık yönetim sistemini benimsemez. Tüm harcamalar ve gelirler internet sitesinde yayımlanmış olursa belediyeler daha şaibesiz olur.
Eğer bizim belediyelerimizin bütçesi muadil bir batı şehriyle karşılaştırıldığında daha az ise bu da bizimle paylaşılmalı ki o zaman yöneticilerimize hak verelim.
Bir dostum batı kentlerini tasvir ederken şöyle diyor: “Sanki bir ressama bir arazi verilmiş ve üzerinde tuvalmiş gibi çalışarak evler, binalar ve yollar çizilmiş.” Gerçekten bu tabiri çok seviyo- rum.
Bizim kentlerin yöneticileri sürekli seyahat edip medeniyetin gelişimini gözlemliyorlardır. Ne ile karşılaştıklarını bilmiyorum ama büyük ölçekte bir çalışma yapılmadığını görüyorum. Para problemi veya bir takım engeller buna sebep olabilir. Ancak gerçekten samimi iseler küçük ölçekte mahalle veya cadde yapılsın, biz de samimi olunduğunu görelim.
Dergimizin yazarı da olan dostum Bekir Parlak’ın dediği gibi “Bana kentini söyle sana kim (kendini) olduğunu söyleyeyim.”

PLG_CONTENT_AUTHORLIST_TITLE_ABOUT_AUTHOR

Tayfur Coşkunüzer

Tayfur Coşkunüzer