KIYAMET,ÖLÜM,SON AKŞAM YEMEĞİ...

Canan Temizelli tarafından yazıldı. Aktif .

kiyamet

Kehanetlerle, kıyamet söylenceleriyle ve belki biraz kaygı, biraz da “hadi canım sen decilikle” atlattığımız 21 Aralık tarihinden bir gece öncesinde; kaç kişi son akşam yemeğini yediğini düşündü bilemem ama kıyamet söylenceleri bende, neden bilmem Hz. İsa’nın resmedilerek ölümsüzleştirilmiş Son Akşam Yemeği’ni düşünmeye sevk etti.Belki sona yaklaşmanın karmaşık duygusu, belki insanlığın inanca ihaneti…

Leonardo Da Vinci'nin, Mona Lisa’dan sonraki en ünlü eseri olan Son Yemek ya da Son Akşam Yemeği,1495–1498 yılları  arasında, Duke Ludovico Sforza'nın isteği üzerineMilano yakınlarındaki Santa Maria delle Grazia Manastırı’na yaptığı ve Altın Oran’ın başarıyla kullanıldığı fresktir. Rahiplerin uzun yemek masalarının bulunduğu salonun bir duvarını boydan boya kaplayan, dört metre genişliğindeki bu başyapıt, ilk açıldığı gün müthiş bir heyecan uyandırmıştır. Salonun doğal ışığı yemek masasının tam üzerini aydınlatmakta, perspektifle birlikte, resme sanki salonunun uzantısıymışçasına bir derinlik kazandırmaktadır. Kompozisyonun iç mekanlara taşınmaya başlandığı ilk resimlerden biridir. Santral perspektif kurallarına göre yapılmış olup orta çizgi Hz. İsa'nın sağ gözün-den geçer.

Bu duruş, aynı zamanda Hz. İsa'nın manevi konumunu da betimlemektedir. Ayrıca akşam yemeği olmasına rağmen arka fondan ışık huzmesi alınarak Hz. İsa daha net betimlenmiş ve vurgulanmıştır. Havarilerin altısı, Hz. İsa'nın sağında, altısı solunda; yan yana oturmuşlardır. Hz. İsa'nın başı, hafifçe sol omzuna doğru eğiktir. Gözleri donuktur, belir-sizdir. İki elini masaya birbirinden biraz açık olarak dayamıştır. Derin düşünceler içindedir, çok üzüntülü bir hali vardır.

Yaygın olan Hıristiyan inanışına göre Hz. İsa Pesah Günü olarak bilinen Romalı askerlerce tutuklanmasından önceki gece havarileri ile son akşam yemeğini paylaşmıştır. Havari Yuhanna tarafından yazılan Yuhanna İncili’nde Hz. İsa kendisi ardından gelecek olan Paraklit (övülmüş anlamını taşıması bakımından Hz. Muhammed’i işaret ettiği tefsir edilen Kurtarıcı, Kutsal Ruh) ile avunmalarını ister ve ertesi gün yakalanacağını söyler. Leonardo’nun eseri Hz. İsa’nın son akşam yemeğinde  havarilere ”İçinizden biri bana ihanet edecek” dediği anı anlatır.     

Hz. İsa masanın ortasında sakin bir şekilde yalnız olarak oturmaktadır. Kendisini üçlü gruplar halinde çevreleyen havariler bu sözü nedeni ile şaşkınlık içerisindedirler. Bu bakımdan Hz. İsa’nın, güneş; üçerli olarak bir arada olan dört grubun ise aylar ve mevsimler olarak simgelendiği de kabul edilir. Masanın en solun-daki Bartholomaus, heyecanla ayağa fırlamış, yanındaki Küçük Yakup ve Andreas ise ellerini havaya kaldırmıştır. Peter (Petrus) de ayağa kalkmış, masanın ortasına doğru kızgınlıkla bakmaktadır. Hain Judas (Yahuda) hayretle geriye fırlamıştır, sağ elinde ihaneti karşılığında almış olduğu para kesesini tutmaktadır. Yanındaki Johannes (Yuhanna) ise henüz hainin kimliğini bilmediğinden gayet sakin, ellerini birleştirmiş bir şekilde oturmaktadır. Arka planda Thomas parmağını Leonardo’nun birkaç resminde daha bulunan bilmeceli bir hareketle kaldırır. Büyük Yakup korkuyla büzülür; başı ve elleri Hz. İsa’nın gövdesi ve kollarının oluşturduğu üçgene benzer bir üçgen meydana getirir. Phillip soru sorar gibi kendini göstermek-tedir. Bu detayda Phillip’in giysisinin kırmızısının kalaylı kapta yansıdığı açıkça görülmektedir (Bu kaplar Santa Maria della Grazia Manastırı’nda rahiplerin kullandığı türdendir). Işık, bardağın üstünde parlar. Yemekhanenin kuzey duvarını kaplayan Son Akşam Yemeği sofrası bu ışığı soldan alır.
Son Akşam Yemeği , Rönesans sanatçıları tarafından en sık işlenen dini motiftir. Jacopo Bassano'nun yaklaşık yarım yüzyıl sonra (1542) aynı temayı ele alışı oldukça avam kalmış ve Tintoretto'nun bir yüzyıl (1594) sonra yaptığı girişim ise fazlasıyla dinsel sembolizm tarafından gölgelenmiştir.
 

sanat1


Daha sonralarında Dan Brown, Da Vinci Şifresi adlı kitabında; Hz. İsa’nın hemen sağında oturanın Yuhanna değil, Mecdelli Meryem (Maria Magdalena) olduğunu iddia etmiştir. Bu durumda havari Yuhanna kompozisyonda yer almamaktadır. Ancak Yuhanna; Domenico Ghirlandaio ve Duccio di Buoninsegna’nın Son Yemek adlı tablolarında da feminen bir tip olarak betimlenmiş ve bu betimlemenin Yuhanna’nın en genç havari olmasından kaynaklandığı düşünülmüştür. Yine Yuhanna; Duccio di Buoninsegna’nın ve Domenico Ghirlandaio’nun tablolarınında Hz. İsa’nın sol tarafında ve Hz. İsa’ya doğru bir eğimle resmedilirken; Da Vinci freskinde Yuhanna’yı Hz. İsa’nın sağında ve ondan uzaklaşır bir oturuşla resmetmiştir. Burada dikkati çeken Hz.İsa’nın kıyafetleri ile Yuhanna’nın kıyafetlerindeki renk kontrasıdır. Hz. İsa kırmızı bir elbise ile mavi bir harmani giyerken; Yuhanna’nın ise elbisesi mavi, harmanisi kırmızıdır. Bu birbirini tamamlama dikkate alındığında Dan Brown’un teorisini desteklemekte ve İsa’nın yanında oturan kişinin Mecdelli Meryem olduğu kanısına yaklaşılmaktadır.
Freskte dikkati çeken başka bir detay ise, sahibi olmayan iki eldir. Diğer hiçbir resimde bulunma-yan bu detayda, sahibi olmayan ellerden biri bir hançer tutmakta ve sanki Hz. İsa’ya ihaneti sembolize etmektedir. Orijinal resimden bu hançeri kimin tuttuğu anlaşılamamaktadır. Bazı sanat tarihçileri bu elin Petrus’a ait olduğunu ileri sürmektedir. Bu savı öne sürerken de, Petrus’un, Romalı Başkahin’in hizmetçisine kılıç çekip kulağını kesmesini öne sürüyorlar (Yuhanna 18:10). Hançer tutan el kimin eliyse, aynı kişinin sol eli de, dokunmak istercesine Mecdelli Meryem’in çenesine yönelmiş. Dan Brown’ın teorisi doğru ise; her iki elin sahibinin gizlice sürünüp gelen ve havarilerin arkasında eğilmiş olarak duran Yuhanna olduğu sanısına varılabilir. Büyük bir olasılıkla Da Vinci, Yuhanna’yı Mecdelli Meryem’e kur yapmak suretiyle Hz. İsa’ya ihanet eden bir hain olarak görüyor. Bu savlarla ihanet, Yahuda ve Yuhanna arasında pay ediliyor. Günümüzde hakkında bu kadar konuşulan, teoriler üretilen bu fresk için Leonardo, gene özgünlük sevdasının kurbanı olmuş, yeni bulduğu, kuru sıva üzerine uygulanabilir türden ve dayanıklı olduğunu ileri sürdüğü bir boyayı kullanmıştır. Oysa bulduğu bu yeni boya; uzun süreli olmak bir yana, daha yapıt tamamlan-madan çatlamaya başlamıştır. Yılların etkisiyle pul pul dökülen boyanın ihaneti yetmezmiş gibi, resmin alt tarafına gelen kısımda bir kapı açılmış; bu kapıyı açmak için yapılan yıkım sırasında ise boya iyice dökülmüştür. Yapılan yanlış müdahaleler de eserin bozulmasını hızlandırmıştır.

Yaygın olan Hıristiyan inanışına göre Hz. İsa Pesah Günü olarak bilinen Romalı askerlerce tutuklanmasından önceki gece havarileri ile son akşam yemeğini paylaşmıştır. Havari Yuhanna tarafından yazılan Yuhanna İncili’nde Hz. İsa kendisi ardından gelecek olan Paraklit (övülmüş anlamını taşıması bakımından Hz. Muhammed’i işaret ettiği tefsir edilen Kurtarıcı, Kutsal Ruh) ile avunmalarını ister ve ertesi gün yakalanacağını söyler. Leonardo’nun eseri  Hz. İsa’nın son akşam yemeğinde havarilere ”İçinizden biri bana ihanet edecek” dediği anı anlatır.     

Hz. İsa masanın ortasında sakin bir şekilde yalnız olarak oturmaktadır. Kendisini üçlü grup-lar halinde çevreleyen havariler bu sözü nedeni ile şaşkınlık içerisindedirler. Bu bakımdan Hz. İsa’nın, güneş; üçerli olarak bir arada olan dört grubun ise aylar ve mevsimler olarak simgelendiği de kabul edilir. Masanın en solun-daki Bartholomaus, heyecanla ayağa fırlamış, yanındaki Küçük Yakup ve Andreas ise ellerini havaya kaldırmıştır. Peter (Petrus) de ayağa kalkmış, masanın ortasına doğru kızgınlıkla bakmaktadır. Hain Judas (Yahuda) hayretle geriye fırlamıştır, sağ elinde ihaneti karşılığında almış olduğu para kesesini tutmaktadır. Yanındaki Johannes (Yuhanna) ise henüz hainin kimliğini bilmediğinden gayet sakin, ellerini birleştirmiş bir şekilde oturmaktadır. Arka planda Thomas parmağını Leonardo’nun birkaç resminde daha bulunan bilmeceli bir hareketle kaldırır. Büyük Yakup korkuyla büzülür; başı ve elleri Hz. İsa’nın gövdesi ve kollarının oluşturduğu üçgene benzer bir üçgen meydana getirir. Phillip soru sorar gibi kendini göstermek-tedir. Bu detayda Phillip’in giysisinin kırmızısının kalaylı kapta yansıdığı açıkça görülmektedir (Bu kaplar Santa Maria della Grazia Manastırı’nda rahiplerin kullandığı türdendir). Işık, bardağın üstünde parlar. Yemekhanenin kuzey duvarını kaplayan Son Akşam Yemeği sofrası bu ışığı soldan alır.
Son Akşam Yemeği , Rönesans sanatçıları tarafından en sık işlenen dini motiftir. Jacopo Bassano'nun yaklaşık yarım yüzyıl sonra (1542) aynı temayı ele alışı oldukça avam kalmış ve Tintoretto'nun bir yüzyıl (1594) sonra yaptığı girişim ise fazlasıyla dinsel sembolizm tarafından gölgelenmiştir.
 

Daha sonralarında Dan Brown, Da Vinci Şifresi adlı kitabında; Hz. İsa’nın hemen sağında oturanın Yuhanna değil, Mecdelli Meryem (Maria Magdalena) olduğunu iddia etmiştir. Bu durumda havari Yuhanna kompozisyonda yer almamaktadır. Ancak Yuhanna; Domenico Ghirlandaio ve Duccio di Buoninsegna’nın Son Yemek adlı tablolarında da feminen bir tip olarak betimlenmiş ve bu betimlemenin Yuhanna’nın en genç havari olmasından kaynaklandığı düşünülmüştür. Yine Yuhanna; Duccio di Buoninsegna’nın ve Domenico Ghirlandaio’nun tablolarınında Hz. İsa’nın sol tarafında ve Hz. İsa’ya doğru bir eğimle res- medilirken; Da Vinci freskinde Yuhanna’yı Hz. İsa’nın sağında ve ondan uzaklaşır bir oturuşla resmetmiştir. Burada dikkati çeken Hz.İsa’nın kıyafetleri ile Yuhanna’nın kıyafetlerindeki renk kontrasıdır. Hz. İsa kırmızı bir elbise ile mavi bir harmani giyerken; Yuhanna’nın ise elbisesi mavi, harmanisi kırmızıdır. Bu birbirini tamamlama dikkate alındığında Dan Brown’un teorisini desteklemekte ve İsa’nın yanında oturan kişinin Mecdelli Meryem olduğu kanısına yaklaşılmaktadır.
Freskte dikkati çeken başka bir detay ise, sahibi olmayan iki eldir. Diğer hiçbir resimde bulunma-yan bu detayda, sahibi olmayan ellerden biri bir hançer tutmakta ve sanki Hz. İsa’ya ihaneti sembolize etmektedir. Orijinal resimden bu hançeri kimin tuttuğu anlaşılamamaktadır. Bazı sanat tarihçileri bu elin Petrus’a ait olduğunu ileri sürmektedir. Bu savı öne sürerken de, Petrus’un, Romalı Başkahin’in hizmetçisine kılıç çekip kulağını kesmesini öne sürüyorlar (Yuhanna 18:10). Hançer tutan el kimin eliyse, aynı kişinin sol eli de, dokunmak istercesine Mecdelli Meryem’in çenesine yönelmiş. Dan Brown’ın teorisi doğru ise; her iki elin sahibinin gizlice sürünüp gelen ve havarilerin arkasında eğilmiş olarak duran Yuhanna olduğu sanısına varılabilir. Büyük bir olasılıkla Da Vinci, Yuhanna’yı Mecdelli Meryem’e kur yapmak suretiyle Hz. İsa’ya ihanet eden bir hain olarak görüyor. Bu savlarla ihanet, Yahuda ve Yuhanna arasında pay ediliyor.

Günümüzde hakkında bu kadar konuşulan, teoriler üretilen bu fresk için Leonardo, gene özgünlük sevdasının kurbanı olmuş, yeni bulduğu, kuru sıva üzerine uygulanabilir türden ve dayanıklı olduğunu ileri sürdüğü bir boyayı kullanmıştır. Oysa bulduğu bu yeni boya; uzun süreli olmak bir yana, daha yapıt tamamlan-madan çatlamaya başlamıştır. Yılların etkisiyle pul pul dökülen boyanın ihaneti yetmezmiş gibi, resmin alt tarafına gelen kısımda bir kapı açılmış; bu kapıyı açmak için yapılan yıkım sırasında ise boya iyice dökülmüştür. Yapılan yanlış müdahaleler de eserin bozulmasını hızlandırmıştır.

Ve Hayat Devam Etti…

Bize, son akşam yemeğimizden sonra bile; hayal edebileceğimiz, hayallerimizi gerçekleş- tirebileceğimiz ve gerçekleri ölümsüzleştirebileceğimiz  anları bırakarak…