Yolumuz uzun...

Tayfur Coşkunüzer tarafından yazıldı. Aktif .

Yolumuz uzun koşmak gerek...

Akşamları lambaların aydınlattığı caddelerden ve sokaklardan geçerek evimize giderken elektriğin bolluğuna şükrederiz. Diğer taraftan bu kadar kötü trafiğe sahip bir memlekette yaşadığımız için kent yöneticilerine birçok şey söylemek isteriz ki, neden kenti geleceğe taşıyacak hiç bir adım atamadılar.

Geçmişle bugünü kıyasladığımızda ülkemizde müthiş bir bolluk olduğu halde, kentsel yaşam anlamında bir o kadar da fakirlik söz konusu. Keşke her yönetici, her söz sahibi bürokrat, ülkenin, kentin veya kendi kurumunun önünü açabilecek dünya ölçeğinde çalışmalar yapabilse.

Çeşitli aksaklıkları bir tarafa bırakıp ülkemizin şu anki ekonomik yapısına baktığımız zaman gurur verici bir tablo ile karşılaşıyoruz. Tabii bu tablo kolay oluşmadı. Rahmetli Turgut Özal' ın geniş vizyonu ülkenin önünü açtı. Geçmişle mukayese kabul etmeyen bir sanayi ülkesi konumuna geldi Türkiye. Ama bu geniş vizyona, artık misyon yüklenmiş genç beyinlerin, genç iş adamlarının yanı sıra, heyecan ve bilgiyi birlikte götürecek, ülkesini dünya pazarlarına taşıyacak dış ticaret uzmanları da dahil olmak zorunda.

Eğer dünyada etkili olmak istiyorsanız üretiminizi arttırmak ve daha çok satmak zorundasınız. Bu satışları da ticaret ateşeniz kanalıyla yapabilirsiniz. Eğer misyonunuz ülkeyi geleceğe taşımaksa bu yapıya önem vermelisiniz. Ticaret ateşelerimizin birçoğu maalesef bu misyonun farkında değiller. Ben bu konuda en az beş defa hayal kırıklığı yaşadım. Örnek olarak bir seyahatimizde işadamı arkadaşlarımızla beraber Newyork ticaret ateşemizi ziyarete gittik ve bizi karşılarken söyledikleri karşısında hayrete düştük. Çünkü dünyanın en zengin ülkesinin en büyük kentinde Türkiye'yi temsil eden kişi bütün özverilerilerde bulunarak ülkesine hizmet etmeliydi. Amerikan pazarı ile ilgili rapor istediğimizde bize ödenek eksikliğinden dolayı bir takım bahaneler öne sürdü. Buna benzer bir olay da Ispanya'da başıma geldi. Biz aslında Ispanya' ya mal satmamıza rağmen ticaret ateşemizden Ispanya pazarı hakkında bilgi vermesini rica ettik. Maalesef aldığımız yanıt şuydu: “Bu pazar çok zor bir pazar, burada yapacağımız çalışma boşa gidecektir.” Bunun gibi daha birçok örnek anlatabilirim ve sizler de büyük olasılıkla benzer durumlar yaşamışsınızdır.

Ticaret ateşelerimiz adeta birer pazarlama mühendisi olmak zorundadırlar. Yurt dışında herhangi bir göreve getirildikleri zaman maaşı değil, ülkeye katacağı katma değeri düşünerek heyecanlanmalıdırlar ve her Türkün ürettiğini kendi üretimi gibi görüp azimle, gemileri yakarak çalışmalıdırlar. Gemileri yakmayan ticaret ateşesi bize fayda getirmez.

Aslında bu görevi en iyi uygulayacak olan kurumlar ticaret odalarıdır. Ticaret odaları eğer ticaret ateşelerini finanse edip kendi üyelerinden böyle bir görevlendirme yaparlarsa ve bu konuya gereken önemi verirlerse hiç kuşkusuz ülkenin önü daha fazla açılacaktır. Çünkü ticaret odası üyeleri yaşadıkları tecrübe, bilgi, seyahat avantajı ve benzer bir takım artı değerleriyle bu görevi başarıyla yerine getirme yolunda bir adım öndedirler. Bu görevlendirmenin finansmanı da bağlı bulunduğu ticaret odası tarafından karşılanmalıdır. Görülecektir ki heyecan ve birikim bir arada olunca ülkemize şu anki yapmış olduğumuz ihracatın üzerinde döviz girecektir.

Istemek başarmanın yarısıdır. Gideceği yolu, varacağı hedefi belirlememiş, mücadele için gereken gücü ve riski göğüslememiş hiçbir insan, kurum ya da ülke olduğu noktadan bir adım ileriye gidemez. Şunu kesin anlamalıyız ki; zaman olanla yetinme zamanı değildir. Hayalleriniz için gereken geniş ufkunuzu, mücadeleniz için gereken azmi kaybetmemeniz dileğiyle...

Saygılarımla...

PLG_CONTENT_AUTHORLIST_TITLE_ABOUT_AUTHOR

Tayfur Coşkunüzer

Tayfur Coşkunüzer